Uluslararası Nefroloji Birliği ISN ve Uluslararası Böbrek Vakıfları Federasyonu IFKF’in ortaklaşa düzenlediği ve böbrek sağlığına dair dünyanın en geniş kapsamlı organizasyonu olan Dünya Böbrek Günü, bu yıl 11. kez kutlanıyor. Bu sene seçilen “Böbrek Hastalıkları ve Çocuklar” teması, böbreklerin erken yaşlardan itibaren önemsenmesi gerektiğini ve yetişkinlikde ortaya çıkan birçok böbrek hastalığının çocukluk çağından kaynaklandığını hatırlatıyor.

Türk Böbrek Vakfı da Dünya Böbrek Günü nedeniyle çocukların böbrek sağlığını masaya yatırdı. İlkokul öğrencilerinin katılımı ile bir alışveriş merkezinde gerçekleştirilen etkinlikte, böbrek sağlığının önemi ve bu konuda alınması gereken önlemler anlatıldı.

Etkinlikte söz alan Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, Dünya Sağlık Örgütü ve diğer kuruluşlar tarafından küresel bir sağlık sorunu olarak kabul edilen kronik böbrek hastalığının, dünya nüfusunun %10’unu etkilediğini ve bu durumun önümüzdeki 10 yıl içinde %17 oranında artacağının öngörüldüğünü söyledi.

Dernek olarak her zaman bol su içmenin önemini ve idrar tutmanın zararını vurguladıklarını ifade eden Erk, “5 sene önce çok önemli gördüğümüz çocuk eğitimi projesini başlattık. Biz eğitim projemize başlarken toplumsal ölçekte kronik böbrek hastalığı konusundaki bilinç düzeyi son derece azdı. Bugün, çocuk merkezli olarak sürdürdüğümüz genele yönelik eğitimlerde, ülke genelinde 67 okulda 15.000’den fazla öğrenciye ulaşmış, onların ve ailelerinin beslenme ve egzersiz alanında alışkanlıklarını olumlu yönde değiştirmiş bulunuyoruz” dedi.

Son çalışmalara göre, kişi başı günde 6 gram olması gerekirken, ülkemizde 18 grama ulaşan tuz tüketim alışkanlığının 3 gram düşüşle 15 grama gerilediğini belirten Erk, “Bu sonucun da yaygın saha eğitimleri sayesinde elde edilen toplumsal bilinçlenmenin sonucu olduğunu memnuniyetle gözlemliyoruz” ifadesini kullandı.

ÇOCUKLARA “TUT ÇİŞİNİ, EVDE YAPARSIN” DENMEMELİ!

Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Prof. Dr. Lale Sever de anne – babalar ve öğretmenler için uyarılarda bulundu: “Çocuklarda böbreklere zarar verebilen hastalıkların başında idrar yolu enfeksiyonu geliyor. Bu hastalıktan korunmak için bol su içmek ve idrarı tutmamak önemlidir. Çocuğunuzun yeterli su içip içmediğinin en iyi ölçüsü idrar rengi ve miktarıdır. İdrar renginin açık sarı ve günlük idrar miktarının da “30 X çocuğunuzun tartısı” kadar olması gerekir” diye konuştu.

İdrarın uzun süre boşaltılmamasının mikropların üremesi için uygun ortam yarattığını, ayrıca böbreklerde basıncı artırabildiğini vurgulayan Prof. Sever, idrar kesesinin sık olarak boşaltılması (günde 5-7 defa) gerektiğinin de altını çizdi.

"CİŞİNİ TUTMA, BÖBREKLERİNİ YORMA"

Okul çocuklarının her iki ders arasından birinde “çiş yapma alışkanlığı” kazanmasının uygun olduğunu aktaran Sever, “Tuvaletlerin kirli olduğu düşüncesi ile çocuklara, ev dışında tuvalete gitmemelerinin tembihlenmesi yanlıştır. Kirli tuvaletten idrar yollarına mikrop bulaşmaz. İdrar yoluna bulaşan mikroplar çoğunlukla dışkı içinde ürerler. Kabızlık, barsaklarda dışkının uzun süre beklemesine yol açarak çok sayıda mikrop birikimine neden olur ve idrar yolu enfeksiyonunu kolaylaştırır. Bu nedenle kabızlığın önlenmesi de böbrek sağlının korunması için önemlidir” dedi.

Vakfın mütevelli heyet üyesi İpek Tanrıyar ve vakıf destekçisi Hasan Yalnızoğlu da etkinlikte yer alan isimler arasındaydı.