Bu yıl ilk kez bir tıp fakültesi tarafından Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin ev sahipliğinde, Boğaziçi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Enstitüsü desteği ile düzenlenen Biyomut 2015 - 19. Biyomedikal Mühendisliği Toplantısı İstanbul’da yapıldı.

“BU YÜZYIL BİYOMEDİKAL ÇAĞIDIR’’

Toplantının başkanlığını üstlenen BAU Tıp Anatomi AD Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Usta, geçtiğimiz yüzyılda uzay, silah ve elektronik alanlarında geliştirilen teknolojilerin günümüzde insan sağlığına uyarlanıp, uygulandığını belirterek, şunları söyledi:
Biyomedikal mühendisliği sayesinde dokular taklit edilip kişiye özel implantlar hazırlanabiliyor, tamamen yapay fonksiyonel doku/organ parçaları üretiliyor, kas-iskelet sistemimizi destekleyen robotik uygulamalar geliştiriliyor. Sinir sistemimizle bilgisayarlar arasında iletişim sağlanıyor, beynin işlevini çözmeye yönelik çalışmalarda fonksiyonel MR kullanılıyor. Bunların tamamı ülkemizde yapılıyor. Ayrıca yurtdışında bu alanda çalışmalarını başarıyla sürdüren birçok bilim insanımız var. Sağlık alanında kullanılan sayısız teşhis ve tedavi cihazı da biyomedikalin alanına girmektedir. Önümüzdeki yılların yükselen meslekleri biyomedikal alanında olacaktır.”

“BEYİN İŞLEVLERİNDE ÖNEMLİ AŞAMALAR KAYDEDİLDİ”

İ.Ü.Tıp Fakültesi Fizyoloji AD Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tamer Demiralp de nörobilim alanında yapılan çalışmalar ve bu alandaki gelişmelere değindi. Geliştirilen yeni görüntüleme yöntemleri sayesinde beynin yapısal bağlantılarının ortaya konulmasında önemli aşamalar kaydedildiğini anlatan Prof. Dr. Demiralp, şöyle dedi:

“İnsan konnektom projesi gibi büyük araştırma ağlarının elde ettiği sonuçlar, beyinde yapısal ve fonksiyonel bağlantısallık araştırmalarının temel ve klinik nörobilimin en önemli gündem maddelerinden biri haline gelmesini sağlamıştır. Beynin fonksiyonel ve yapısal bağlantısallıklarının çözümlenmesi, sağlıklı kişilerde merkezi sinir sistemi işlevlerinin nöral organizasyonu hakkında bilgi edinmenin yanı sıra nöropsikiyatrik hastalıkların mekanizmalarının anlaşılması ve erken tanısına yönelik biyobelirteçlerin geliştirilmesi için kapsamlı olanaklar sunmaktadır.”

“TIBBİ CİHAZ VE MALZEMELERE 20 MİLYAR $ HARCIYORUZ”

Boğaziçi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Enstitüsü’nden Prof. Dr. Mehmed Özkan ise Türkiye’de her yıl tıbbi sarf malzemesi ve cihazlara harcanan miktarlara dikkati çekti. Prof. Dr. Özkan, pek çok tıbbi malzemenin yurtdışından satın alındığını hatırlatarak, şunları aktardı:

“Tıbbi cihaz ve sarf malzemelerine harcadığımız para 15 – 20 milyar dolarla ifade ediliyor. Tıp uygulamaları ülkemizde çok gelişmiş olmakla birlikte, modern, ileri teknoloji tanı ve tedavi cihazlarından hiçbiri ülkemizde henüz üretilmemektedir. Örneğin milyon dolar maliyetle kurulan bir MR görüntü cihazı üretebilecek akademik kadrolarımız ve gerekli sanayii altyapımız olduğu halde henüz bunları biraraya getiremedik. Geleceğin ameliyathanelerinin önemli cihazı cerrahi robotlar, ülkemiz için biyomedikal alanında iyi bir fırsat olabilir. Medikal sektöründe bir cihazın kullanılabilecek hale gelmesi ortalama 8 yılı buluyor. Artık sadece kullanıcı olarak değil üretici olarak da sahneye çıkmamız gerektiğine inanıyorum. Bu sorunun çözümü, katma değeri yüksek ileri teknoloji gerektiren bu alanlara odaklanıp üretim yapmak ve dışa bağımlılığı azaltabilmektir.”

Biyomut 2015 basın toplantısı
Biyomut 2015 basın toplantısı

“KEMİK, KIKIRDAK, KALP KASI, KORNEA TAKLİT EDİLİYOR”

Aynı enstitüden Yrd. Doç. Dr. Bora Garipcan da 2013’te faaliyete geçen Biyomalzeme Araştırma Laboratuvarı’nda yaptıkları çalışmalar hakkında şu bilgileri verdi:
“Biyomalzeme Araştırma Grubu olarak, doğadaki biyolojik yapılarından esinlenerek veya taklit ederek yapışma, canlılık, yayılma, farklılaşma gibi hücre davranışlarının incelendiği yeni yüzeyler tasarlamaktayız. Tasarladığımız bu yüzeylerde metal, polimer, seramik ve kompozit malzemeler kullanılmakta ve çalışılan hücre tipinin kendilerini mutlu hissettikleri mikroçevrelerine uygun şekilde hazırlanmaları ile ilgili çalışmalar yapılmaktadır. Bu kapsamda; araştırma grubumuzda kemik, kıkırdak, kalp kası, kornea dokularının mikro çevreleri taklit edilerek kök hücrelerin bu yüzeylerdeki davranışları incelenmektedir.”