TTB Genel Merkezinden Genel Sekreter Feride Aksu Tanık, Ankara Tabip Odası Başkanı Bayazıt İlhan, Onur Kurulu Üyesi Doç. Dr. Orhan Odabaşı ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuray Kiper tarafından düzenlenen basın toplantısında, mezuniyet öncesi tıp eğitiminin değerlendirildiği rapora ilişkin bilgi verildi.

Ankara Tabip Odası Başkanı İlhan, nitelikli tıp eğitiminin sağlık sisteminin olmazsa olmazı olduğuna dikkati çekerek, ''Nitelikli tıp eğitimi ihtiyacı ülkemizde bir kenara bırakılmış durumda. 'İthal hekim' tartışmalarıyla yurtdışından niteliksiz hekim getirilmesi söz konusu olacak'' görüşünü dile getirdi. Kısa bir süre önce yapılan düzenlemeyle tıp eğitiminde denklik alımının da kolaylaştırıldığını ifade eden İlhan, tıp alanındaki mesleki hatalardan bu düzenlemeleri yapanların da sorumluğu olacağını savundu. TTB Genel Sekreteri Feride Aksu Tanık da Türkiye'de tıp fakültelerinin hiç bir alt yapı gözetilmeden açıldığını ileri sürdü.

Muayenehanelere standart getirilirken, tıp fakülteleri için böyle bir durumun söz konusu olmadığını söyleyen Tanık, ''Tıp fakülteleri yaşamsal öneme sahip kurumlardır. Tıp fakültelerinde nitelikli sağlık eğitimi için araştırmalar yapılmalıdır. Tıp fakülteleri üzerinde ülkenin geleceği ile ilgili tehlikeli bir kumar oynanıyor'' dedi.

TIP FAKÜLTELERİNDE ANATOMİ LABORAUARI BİLE YOK
Tanık, raporla ilgili değerlendirmesinde de Türkiye'deki 20 tıp fakültesinde anatomi laboratuvarı, 37'sinde multidisipliner laboratuvar, 29'unda temel tıp bilimleri laboratuvarı, 30'unda pataloji laboratuvarı, 27'sinde ise mesleki becerileri geliştirecek laboratuvar bulunmadığına işaret etti.

TTB Onur Kurulu Üyesi Odabaşı, raporun içeriğinin hazırlanmasıyla ilgili bilgiler aktardı. Raporun Türkiye'deki mevcut tıp fakülteleri dekanlarına gönderilen anket formları aracılığıyla hazırlandığını bildiren Odabaşı, şu noktalara dikkati çekti:

'Türkiye'de 1980'li yıllardan başlayarak her on yılda bir tıp fakültesi sayısı yaklaşık iki kat arttırılmıştır. Yeni açılacak tıp fakülteleri ile birlikte sayı 2010 yılında 74'e yükselmektedir. Öğrenci alan tıp fakültelerinden 9'unun öğrencileri başka bir tıp fakültesinde eğitim almaktadır. Devlet üniversiteleri tıp fakültesi sayısında artış ile birlikte vakıf üniversitelerinin tıp fakülteleri üzerindeki artış üzerinde durulması gereken durumdur.''

"PERFORMANS KRİTERLERİ EĞİTİMİ OLUMSUZ ETKİLİYOR"
Odabaşı, tıp fakültesi hastanelerinde tam zamanlı çalışmada artış olduğunu ancak uygulanan performans kriterlerinin eğitimi geriye iterken hizmet işini ön plana çıkardığını söyledi. Odabaşı, bunun da öğretim üyelerini daha fazla hastaya bakma ve ameliyat yapma gibi bir tercihe zorladığını savundu. Rapora göre, Türkiye'de 2009-2010 ders yılında tıp fakültelerinde toplam 38 bin 536 öğrenci eğitim görüyor. 2010 ÖSYM verilerine göre, 54 devlet üniversitesi ile 10 vakıf üniversitesi tıp fakültesine öğrenci alıyor. Tıp fakültelerinde 4 bin 976 profesör, 2 bin 781 doçent ve 2 bin 656 yardımcı doçent olmak üzere toplam 10 bin 413 öğretim üyesi bulunuyor.

Raporda, tıp fakültelerindeki yardımcı doçent sayısının yetersizliğine de vurgu yapılarak, ''Öğretim üyesi, öğrenci sayılarında bu orantısız artış dikkat çekici olup özellikle yardımcı doçent sayısında görülen artışın kısa ve orta erimde öğretim üyesi sayılarında önemli eksikliklere yol açacağı ortadadır'' değerlendirmesinde bulunuldu.

KADAVRA BİLE BULUNAMIYOR
Tıp fakültelerinde temel bilimler eğitiminde de sorunlar yaşandığına işaret edilen raporda, birçok fakültede kadavra bile bulunamadığına dikkat çekildi. Raporda, tıp fakültelerinde fiziksel ve teknik altyapı sorunları da yaşandığı, fakültelerin büyük bölümünde kütüphane gibi birimlerin yer almadığı kaydedildi.