İlişkili Haberler

Tüp bebek tedavisinde gebelik şansı yüksek olsa da tedaviye başlarken başarısızlık olasılığının da göz önünde bulundurulması gerektiğini söyleyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, tüp bebek başarısızlığının bilinen ve bilinmeyen pek çok nedenden kaynaklanabileceğine vurgu yaptı.

Tüp bebek tedavisindeki başarısızlıklarda çiftlerin tiroid hastalıkları ve şeker açısından araştırılmasının uygun olacağını aktaran Buyru, “Çevresel faktörler de göz ardı edilmemelidir. Kadının veya eşinin sigara kullanımı yumurta ve sperm kalitesini, rahim iç tabakasını olumsuz etkileyerek başarısızlık olasılığını arttırır. Tedaviye karar verildiğinde sigarayı bırakmakta yarar vardır. Kilo problemi olanlarda % 5-10 kilo verme dahi olumlu etki yapabilir. İnsülin direnci olanlarda ilaç desteği yapılabilir” dedi.

GEÇİRİLMİŞ ENFEKSİYONLAR, KÜRTAJ GEBE KALMA ŞANSINI AZALTIYOR

Gebe kalma şansını etkileyen en önemli iki faktörün embriyo kalitesi ve rahim içi durum olduğunu vurgulayan Prof. Buyru şunları söyledi:

Embriyo kalitesi kadının yaşı, yumurtalık rezervi, spermlerin durumu ve tedavi süreci ile yakından ilgilidir. Gebeliğin yerleşeceği rahim iç tabakası veya endometrium da embriyo kalitesi kadar önemlidir. Geçirilmiş enfeksiyon ve kürtaj gibi müdahaleler rahim iç tabakasını bozmuş olabilir. Doğuştan rahim şekil bozuklukları, rahim içi bölme gibi problemler gebe kalma şansını azaltır ve ultrasonografi, rahim filmi bunların teşhisinde yardımcı olur. Yine sonradan ortaya çıkan polip, miyom, rahim içi yapışıklıklar da tüp bebek tedavisinden önce düzeltilmesi gereken problemlerdendir. Histeroskopi rahim içi ile ilgili problemlerin hem teşhis, hem de tedavisinde en önemli araçtır.”

“AVRUPA’DA GEBELİK ORANLARI TÜRKİYE’YE GÖRE DÜŞÜK”

Embriyo kalitesi ve rahim iç tabakası iyi olduğu halde embriyo transferinde yapılan hataların da işlemin olumsuz sonuçlanmasına yol açabileceğini dile getiren Uzman, şöyle devam etti:

“Bu nedenle embriyoların rahim içine yerleştirilmesi esnasında çok dikkatli olunmalı, işlem ultrasonografi eşliğinde ve dolu mesane ile yapılmalıdır. Başarı oranları ülkemizde diğer ülkelerle karşılaştırılabilir durumdadır. Amerika Birleşik Devletleri’nde daha yüksek doz ilaç kullanılarak daha çok embriyo elde edilmeye çalışılmaktadır. Avrupa’da genel olarak ülkemize ve ABD’ye göre gebelik oranları daha düşüktür. Bu hem uygulanan tedavi protokollerinden hem de laboratuvar koşullarındaki farklardan kaynaklanabilir. Bu faktörlerden dolayı merkezler arasında da başarı oranlarında farklılıklar olabilmektedir.”

YAŞ FAKTÖRÜ ÖNEMLİ

Tüp bebek tedavisinde anne adayının yaşına vurgu yapan ve 40 yaş üzeri kadınlarda başarı oranının azaldığını söyleyen Prof. Buyru, “Genel olarak tedaviye başlamak için bir yıl beklemek önerilse de adet düzensizliği olan, yumurtalıkla ilgili ameliyat geçiren veya 35 yaşın üzerindeki kadınların 1 yıl beklemek zaman kaybına neden olabilir. 40 yaş üzeri kadınlarda başarı oranı azalmakta, gebelik olsa dahi düşük riski artmaktadır. Bazı merkezler 45 yaş üzerindeki kadınlarda gebelik şansı çok düşük olduğundan tedavi için bu hastaları kabul etmemektedir” değerlendirmesinde bulundu.

Prof. Dr. Faruk Buyru
Prof. Dr. Faruk Buyru

“AÇIKLANAMAYAN TÜP BEBEK BAŞARISIZLIĞI OLABİLİYOR”

Her şey çok iyi gittiği halde bazen işlemin hayal kırıklığı ile sonuçlanabildiğini söyleyen Dr. Buyru, bu duruma neden olabilecek etkenler hakkında şunları söyledi:

“Embriyolar ve rahim içi çok iyi olduğu halde hasta gebe kalamıyor. Açıklanması en zor durum da aslında budur. Çok sık rastlanmasa da nasıl ki açıklanamayan kısırlık diye bir kavram varsa açıklanamayan tüp bebek başarısızlığı da vardır. Yani her şey çok iyi olduğu halde gebelik elde edilememiştir. Bu çiftlerin çoğu sonraki tedavide gebe kalacaktır. Eğer önceki tedaviden kalan dondurulmuş embriyolar varsa öncelikle bunlar transfer edilerek gebelik sağlanmaya çalışılır. Rahim içinde problem olup olmadığı ultrasonografi ile araştırılır, şüpheli bir şey varsa histeroskopi yapılır. Tiroid fonksiyonları daha önce araştırılmamışsa araştırılabilir. Embriyo transferinde hata yapılmış olabilir, transfer yöntemi gözden geçirilir.”

Dr. Buyru, tüp bebek tedavisi başarısında veya başarısızlığında hastaya çok fazla sorumluluk düşmediğini belirterek, “Aslında istirahat dahil, hastanın transfer sonrası başarıdaki payı verilen ilaçları doğru kullanması ile sınırlı. Araştırmalarda embriyo transferi sonrası kalkıp yürüyenlerle, 10 gün boyunca istirahat edenler arasında gebelik olasılığı açısından bir fark olmadığı gösterilmiş. Yani ben istirahat etmedim veya çalıştım gibi şeylerle hastanın kendini suçlamaması gerekiyor, bunların başarıda hiç etkisi yok. Aslında transfer sonrası verilen pek çok ilaca da gerek yok. Embriyo transferinden sonra kullanılan antibiyotik, kortizon, Aspirin ve kan sulandırıcı ilaçların etkinliği kanıtlanmış değil, yani bunlar kullanılmasa da olur. Transfer sonrası mutlaka kullanılması gereken ilaç ise progesterondur” diye konuştu.

Embriyo kalitesi çok iyi olmayanlarda ise bunu düzeltebilmek için bazı şeyler yapılabileceğine dikkat çeken Buyru’nun bu konuyla ilgili görüşü ise şöyle: 

“Bazı hastalarda farklı aylarda yapılan tedavilerde embriyo kalitesi farklı olurken, bazılarında ne yazık ki iyi kalitede embriyo elde etmek mümkün olmuyor. Burada tedavi protokolü başta olmak üzere bazı şeyleri gözden geçirmek gerekir. Kullanılan ilaçların dozu da dikkatle değerlendirilmelidir. Yeterli yanıt oluşturacak dozun altında kalınması yeterli sayıda yumurta oluşmasını engelleyebilir. Tedavinin beşinci gününde ilaç dozu tekrar gözden geçirilebilir. Sonraki ayda daha iyi sonuç alınacağına inanılıyorsa tedavi iptal edilip daha iyi yanıt alınacak ay beklenebilir. Tedavi başlangıcında yumurtalıklar değerlendirilerek en uygun ay beklenir. Başlangıçta kullanılacak ilaç dozu yüksek ise veya kadının yumurtalıkları aşırı yanıt veriyorsa bu da bazı olumsuz sonuçlara yol açabilir. Bu durumda en uygunu yumurta toplandıktan sonra elde edilen embriyoların tümünün dondurularak sonraki aylarda rahim içine yerleştirilmesidir.” 

GEBELİK ŞANSINI ARTIRABİLİR!

Embriyo kalitesi ve sayısının iyi olduğu durumlarda yumurta toplandıktan 5 gün sonra blastosist transferi yapılmasının gebelik şansını arttırabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Faruk Buyru sözlerini, “Ancak bazı hastalarda embriyoların beşinci güne kadar büyümesinde sorun olabilmektedir. Yine embriyo sayısı az olanlarda da transfer için beşinci güne kadar embriyo büyümesini beklemek gereksizdir. Embriyo sayısı az olanlarda yumurta toplandıktan sonra ikinci günden itibaren transfer yapılabilir” şeklinde tamamladı

VİDEO: 24 YIL ÖNCE DONDURULAN EMBRİYODAN BEBEK SAHİBİ OLDU