Proje ile aşı alanında büyük ülkelerin firmalarının sakladıkları teknolojinin, zaman içinde Türkiye’ye kazandırılması hedefleniyor. Milliyet'ten Aydın Hasan'a konuşan Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bülent Gümüşel projenin önemini anlatırken, “Yakında ayağımızdan vurulursak bu nedenle olacaktır” diyerek bir endişesini de dile getirdi.

AŞI ÜRETİMİ 1996’DA DURDURULDU
Aşı üretimi Osmanlı döneminde başladı. Cumhuriyet döneminde ise 1928’de kurulan Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü’nde aşı üretimi yapıldı. İlk çiçek aşısını üreten Hıfzıssıha, kuduz aşısını ilk üreten kuruluşların başında geldi. Çin’de ortaya çıkan kolera salgını nedeniyle bu ülkeye bile aşı gönderdi. Hıfzıssıhha’da; yıllarca tifo, dizanteri, kolera, veba, boğmaca, brucella, nezle, kuduz, verem gibi birçok aşının üretimi yapıldı. Ancak ekonomik verimliliği olmadığı gerekçesiyle 1996 yılında siyasi orotitenin kararıyla aşı üretimi durduruldu. Böylece Türkiye, stratejik boyutu olan aşıda dışa bağımlı bir ülke haline geldi. Uzmanlara göre bu durum, bir savaş hali ile büyük çaplı salgın hastalıklar sırasında ciddi bir sorun yaratabilir.

HANGİ AŞILAR ÜRETİLECEK?
Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, aşıda dışa bağımlı olan Türkiye’nin bu sıkıntısının aşılması için aşı ve biyoteknolojik ilaç üretimi çalışmaları başlatttı. 6 aya kadar işlerlik kazanacak proje sayesinde, başta tetanoz, difteri ve hepatit B olmak üzere pek çok aşı ve biyoteknolojik ilaç Türkiye’de üretilecek.