Bazıları uçak yolcuğunu konfor ve zamanlama açısından avantaj olarak görürken, bazıları da uçak yolculuğunda büyük korkular yaşıyor. Uygun bir tedaviyle uçuş korkusunu yenmenin mümkün olduğunu ancak bunu başarmak için cesaret ve çaba göstermek gerektiğini belirten Neolife Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Bora Telaferli, kişinin, kaygılarını tetikleyen nedenleri tespit etmesiyle ilk adımı atmış olacağını söylüyor.

Uçuş korkusunun tek başına bir fobi olmadığını vurgulayan Telaferli, “Uçmaktan korkan çoğu insanda, kapalı yer veya uçağın ne zaman ineceğini kestirememek gibi korkular bulunuyor. Uçuş korkusu olan bazı insanlar, uçmanın güvenli olduğunu kabul ediyor ancak yine de korkutucu buluyor ve korkularını güvenlilik istatistikleri ile yatıştırmakta güçlük çekiyor. Bu bağlamda fobilerin mantıklı olmadığı bilinse de bu korkuya tek başına çözüm bulunamıyor” diyor.

Yaşanmış olumsuz deneyimler, uçuş esnasındaki panik duygusunu tetikleyebiliyor. Belli bedensel hislere karşı duyarlılaşmış kişiler türbülans, kalkış veya inişten ya da yerden binlerce metre yüksekte olmaktan dolayı dehşete kapılabiliyor, bu kaygının bir felakete yol açabilecek olmasından endişe duyabiliyor.

Uçuş korkusu bulunanların %90’ından fazlasındaki ortak paydanın; uçuş sırasında kaygılarının dayanılmaz düzeye varacağı korkusunu yaşamaları olduğunu söyleyen Telaferli, şöyle konuşuyor: “Genellikle insanlar uçuş sırasında beklenmedik bir panik duygusu yaşıyor ve ardından bir sonraki uçuşta bu dehşete düşmelerine neden olan belirtilerin tekrar ortaya çıkacağından korkuyor. Paniklerin tipik olarak 17 ile 34 yaş arasında, doğum, ölüm, evlenme, boşanma, mezun olma gibi önemli yaşam değişiklikleri sırasında ortaya çıktığı görülüyor. Uçuş korkuları çok nadiren gerçekten travmatik bir uçuş ile ilişkili olabiliyor.”

'KORKUDAN KAÇMAK, ONU BESLER VE PEKİŞTİRİR'
Uçuş korkusu oldukça sık görülmekle beraber, bunu yaşayanların %20’sinin iş ve sosyal yaşamları olumsuz etkileniyor. Fobilerin üstesinden gelmenin önemli noktalarından birinin korkulan tetikleyicilerle yüz yüze gelmek olduğuna dikkat çeken Telaferli “Korkulardan kaçınmanın korkuyu beslediğini ve pekiştirdiğini unutmamak gerekiyor. Uçuş korkusunda veya bir uçuşu düşünürken yaşanan korkuda önemli boyutlarda bir beklentili kaygı bulunuyor. Uçuş korkusu üzerine özel olarak odaklanan bilişsel-davranışçı terapiler korkunun üstesinden gelinmesinde yardımcı oluyor. Terapide nefes alma teknikleri, kalkış, iniş veya türbülans sırasında bedensel duyumlara karşı duyarlılaşmış kişilerde duyarsızlaştırma teknikleri kullanılıyor. Ayrıca, uçaklar ve uçuş hakkında bilgilendirmenin de kaygının giderilmesinde oldukça önemli bir rolü bulunuyor. Bu nedenle terapilerde uçuş simülasyon programlarından da yararlanıyoruz” ifadesini kullanıyor.

Uçuş korkusu yaşayan kişilerde, korkunun ağırlığı ile doğru orantılı olarak ilaç ve terapi uygulandığını aktaran Telaferli, “Uçak seyahatlerinden kaçınmak ve yaşamı kısıtlamak yerine, profesyonel bir destek ile uçuş korkusunu yenmek ve yaşama sınır getiren, yaşam kalitesini düşüren bu korkudan kurtulmak gerekiyor” önerisinde bulunuyor.