Geçen yıl 212 milyon kişinin sıtmaya yakalandığını, bunlardan 429 bininin hayatını kaybettiğini belirten Tıbbi Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Fadile Yıldız Zeyrek, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Afrika’da her 2 dakikada bir çocuğun sıtmadan öldüğünü söyledi.

2016 yılında 91 ülkede sıtma görüldüğünü aktaran Zeyrek, şunları söyledi:

“Türkiye’de sıtmanın hafif seyreden vivax sıtması denilen türü sadece Güneydoğu Anadolu Bölgesinde görülür. Son yıllarda sıtma ile savaşın başarılı bir şekilde uygulanmasıyla ülkemizde artık yerli sıtma vakası görülmemektedir. Ülkemizde görülen vakalar tatil, ticaret, iş, eğitim gibi çeşitli nedenlerle sıtmanın yaygın olduğu ülkelere seyahat eden ve orada hastalığa yakalanarak ülkeye dönen kişilerdir. Bunun dışında, ticaret, göç, mülteci gibi çeşitli nedenlerle ülkemize gelen yabancı uyruklu kişilerde görülür. Bu kişilerde görülen sıtma türü genellikle falsiparum sıtması denilen, zamanında tedavi edilmediğinde öldüren türdür. Tropikal ve subtropikal bölgelerde yaygın görülür.”

Sıtmaya herkesin yakalanabileceğini vurgulayan Zeyrek, "Özellikle sıtmanın sık görüldüğü ülkelere seyahat eden kişiler, mevsimlik işçiler, tarlada çalışanlar, çiftçiler, askerler, bebek, çocuk ve gebeler risk grupları içindedir" ifadelerini kullandı.

SITMA İNSANDAN İNSANA DOĞRUDAN BULAŞMAZ

Sıtmanın insandan insana doğrudan bulaşmadığını belirten Zeyrek, "Bir insandan diğerine sivrisineğin sokmasıyla bulaşır. Daha önceden sıtmalı bir kişiden kan emmiş sivrisinek sağlam bir insanı soktuğunda hastalık bulaşır. Bunun dışında sıtma parazitlerinin kırmızı kan hücrelerinde bulunması nedeniyle kan transfüzyonu, organ transplantasyonu ve kirli enjektörlerle bulaşabilir. Sıtma aynı zamanda anneden bebeğe anne karnında veya doğum sırasında geçebilmektedir. Sıtmayı bulaştıran sivrisinek özellikle gece kan emdiğinden, insanlara genellikle gün batımından gün doğumuna kadar olan sürede hastalığı bulaştırırlar. Yaz aylarında sivrisinekler arttığından, özellikle insanların daha ince ve vücudun bazı yerlerini açık bırakan giysiler giymesi, kapı, pencerelerin açık olması ve dışarıda yatma nedeniyle sivrisinekle temas etme riski fazladır" şeklinde konuştu.

Sıtmanın belirtileri hakkında bilgi veren Zeyrek, "Başlangıçta baş ağrısı, halsizlik, yorgunluk, iştahsızlık, karın ağrısı, kas ve eklem ağrılarıyla başlayan hastalık, ateş, titreme, terleme nöbetleriyle devam eder. Bu dönemde tanı konulup uygun tedavi verildiğinde genellikle iyileşmeyle sonuçlanır. Ancak tedavi edilmezse Falciparum sıtması çok hızlı ilerler, birkaç saat içinde hastalık ağır forma dönüşerek, ölümle sonuçlanabilir. Sıtma şüphesi acil bir durumdur ve kişi en kısa sürede bir sağlık merkezine başvurmalı ve hızlı bir şekilde tanısı konulmalıdır. Eğer sıtma pozitif ise hızlı bir şekilde tedaviye başlanmalıdır. Sıtma tanı ve tedavisi mümkün olan bir hastalıktır. Önemli olan hızlı tanı ve etkili tedavidir. Sıtma laboratuvarlarında tanı ücretsiz olup, tedavi edici ilaçlarda Sağlık Bakanlığı tarafından ücretsiz olarak verilmektedir" dedi.

SEYAHAT EDENLER DAHA DİKKATLİ OLMALI

Sıtmadan korunma konusunda tavsiyelerde bulunan Zeyrek, "Sivrisinekten korunmak için, uyurken özellikle cibinlik kullanılması, akşam saatlerinde yaşam ve uyku alanlarında etkili insektisit spreylerin kullanımı ve vücudun çoğunu kapatacak giysilerin giyilmesi gibi önlemler alınabilir. Seyahat edenler mutlaka etkili sinek kovucular kullanmalıdır. Sinek kovucular vücudun sivrisineğe maruz kalacak muhtemel yerlerine uygulanmalı, pencerelerinde sinek teli olan klimalı yerlerde kalmalıdırlar. Riskli bölgelere seyahat edecek kişiler mutlaka önceden sıtma birimleri ile Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğünün Seyahat Sağlığı Merkezlerinden ve ya Alo 184’ü arayarak gideceği ülkenin sıtma riskiyle ilgili bilgi almalı, eğer gerekiyorsa sivrisinekten korunma tedbirleri ile birlikte koruyucu ilaç kullanmalıdır. Tüm korunma önlemlerine rağmen, tek bir sivrisineğin sokması ile sıtma bulaşabileceği her zaman akılda tutulmalıdır" ifadelerini kullandı.