İlişkili Haberler

Mubariz Jafarov, 3 ay önce şiddetli kaşıntı şikayeti nedeniyle hastaneye başvurdu. Kaşıntı şikayetleri gittikçe artan ve sarılık olan Jafarov'a ülkesinde gittiği her doktor farklı tanılar koydu. Detaylı tetkikler sonunda Jafarov'da 'safra yolu tümörü' bulunduğu, ameliyatın ise çok riskli olduğu belirtildi.

Doktorların Bakü'de yapılabilecek bir şey olmadığını söylemesi üzerine Mubariz Jafarov, daha önce Antalya'da tedavi gören bir yakınının önerisiyle Türkiye’ye geldi. Memorial Hastanesi Onkoloji Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan ve Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alihan Gürkan ile görüşen Jafarov, yaşaması için gerekli ancak riskli olduğu belirtilen ameliyatı olmaya karar verdi. Prof. Dr. Alihan Gürkan tarafından gerçekleştirilen ameliyat ile vücudundaki tümör temizlenen Jafarov, sağlığına kavuştu.

VASİYETİNİ BİLE HAZIRLADI

Ülkesine, geleceğe dair yeni umutlarla döneceğini belirten ve ameliyata girerken hiçbir yaşama ümidi olmadığını, vasiyetini hazırlayıp ailesine ilettiğini kaydeden Jafarov, şunları söyledi:

"Her şey buraya kadarmış dedim. Ameliyattan sonra narkozun etkisinden tam ayılamamış yatıyordum. Gözlerim kapalıydı ama sesleri duyabiliyordum. Alihan Hoca bacaklarımdan sıkıca tuttu ve 'Sende tümör yok artık, hepsini aldım. Evine kalkıp gidebilirsin' dedi. Sesi hala kulaklarımda. İyileşme şansımın çok az olduğunu biliyordum. Ülkeme, ailemin ve sevdiklerimin yanına sapasağlam döneceğim. Çok mutluyum."

FARKLI ANATOMİK YAPI AMELİYAT OLMA ŞANSI GETİRDİ

Mubariz Jafarov'un 'Klatskin tümörü' denilen ve karaciğerin her iki tarafından gelen safra yollarının birleştiği yerde tümörü bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Alihan Gürkan da zor bir ameliyatı başarıyla yaptıklarını belirterek "Bu tümörler genellikle safra yolunun karaciğere giden damarlarına sıçradığından, tanı konulduğu evrede ameliyat edilemez durumdaydı. Tanı konulduğu evrede ameliyat edilemez durumdaydı. Bizim hastamızda sol tarafa giden damarların hepsine ve sağ taraftaki iki damardan birine sıçramıştı. Bir damara dokunmamıştı çünkü hastamızın anatomik bir farklılığı vardı. Yüzde 10-15 kişide görülen, karaciğerin sağına denk gelen damar başka bir damardan kaynaklanıyordu. Bu durum hastanın şansı oldu. Bu sayede biz o damarı koruyabildik. Diğer damarın duvarından tümörü kesip çıkardık ve orayı onardık. Böylece ameliyat edilemez olan bu tümörü ameliyat edilebilir hale getirdik. Sınırları tamamen temizlediğimiz için hastamızın sağlıklı yaşam süresini uzattığımıza inanıyorum" dedi.

VİDEO: ERKEN YATIP ERKEN KALKMAK MEME KANSERİ RİSKİNİ AZALTIYOR