Antalya'da gerçekleştirilen ameliyatların organ bağışı açısından da önemli olduğunu dile getiren Prof. Dr. Hikmet Koçak, ''Bu, sadece Antalya'ya has bir olay değil. Antalya'daki ameliyatın Türkiye içerisinde ses getirmesi, donörlerin artmasını sağladı, ameliyat bekleyen hastaların müracaatlarını hızlandırdı'' diye konuştu.

Atatürk Üniversitesi olarak son yıllarda organ nakliyle ilgili çalışmaları hızlandırdıklarına işaret eden Koçak, yurt dışından gelen hastaların üniversitelerini tercih etmesinde ekibin ve mekânın etkili olduğunu belirtti.

Bölgedeki sağlık hizmetlerini yürüten ve sorumluluğunu üstlenen bir üniversite olduklarının altını çizen Koçak, şöyle konuştu:

''Biz altyapı olarak, ekip olarak, sorumluluk içinde çalıştık ve arkadaşlarımız kendilerini yetiştirdi. Türkiye'nin sayılı nakil merkezlerinden birisi olduk. İnşallah komşu ülkelere de hizmet ederek, Azerbaycan'dan gelen hastalara iki karaciğer dokusu nakli yapıldı. Biz hem bölgemize hem de komşu ülkelere hizmet ediyoruz. Yakın zamanda, genetik çalışmalarla da daha iyi bir yerde olacağız.''

KOMPOZİT DOKU NAKİLLERİNE BAŞLAMAK İSTİYORUZ
Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Doç. Dr. Tan da son günlerde tıpta olağanüstü gelişmelerin olduğunu belirterek, yüz ve uzuv nakillerinin kendisini mutlu ettiğini söyledi.

Kompozit doku naklinin dünyanın da gündeminde olduğunu vurgulayan Tan, ''Antalya ekibini kutlamak istiyorum, gerçekten çok büyük bir başarıya imza attılar. Türkiye, bu işle çok rahat dünyada 4-5 ülke arasına girmiş durumdadır. Hakikaten büyük bir olay. Tabii Türkiye'de bu işe umut bağlayan çok hasta var'' dedi.

Türkiye'de yanık vakalarının yaygın olduğunu dile getiren Tan, şunları kaydetti: ''Özellikle ülkemiz bir yanık ülkesi. Yüz yanıkları, tanınmayacak kadar kötü durumda olan, işte toplumdan izole olan birçok hasta var. Bu nakiller, onlara umut oluyor. Yanık dışında, travmaya, tümörlere bağlı, trafik kazalarına, silahlı yaralanmalara da bağlı yüzleri tanınmayacak çok sayıda insan var. Bu ameliyat çığır açacak duruma geldi. İnşallah Türkiye'de birçok üniversiteyle birlikte girişimlerimizi devam ettirip, bir an önce kompozit doku nakillerine başlamak istiyoruz. Zaten Türkiye'de ruhsatı olan 4 üniversite var.''

Kompozit nakiller için birtakım ön koşulların olduğuna değinen Tan, ''Kolay bir şey değil. Hakikaten bir ekip işi, çok iyi bir organ altyapısı, laboratuvar altyapısı, iyi bir koordinasyon gerekiyor. Bunları tamamlar tamamlamaz Türkiye çok yakın bir gelecekte dünyada en çok kompozit doku nakli yapan bir ülke konumuna gelecektir. Buna yürekten inanıyorum'' diye konuştu.

Atatürk Üniversitesinin teknik altyapısının iyi durumda olduğunu dile getiren Tan, ''Birtakım prosedürler var, ruhsat almak için bunları en kısa zamanda yapıp, kompozit naklini organ nakli bünyesine ilave etmek istiyoruz'' dedi.

NAKİL İÇİN YURT DIŞINDAN BÜYÜK BİR İLGİ VAR
Atatürk Üniversitesi Aziziye Araştırma Hastanesi Organ Nakli Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Doç. Dr. Bülent Aydınlı ise Antalya'da yapılan yüz naklinin çok ses getirdiğini anımsatarak, şöyle konuştu: ''Güzel haberler yapıldığı zaman organ nakline bakış daha iyi oluyor ve bağış sayısı artıyor. Biz güçlü bir ekibiz. Karaciğer, böbrek naklini aktif olarak yapıyoruz. İnşallah bu yıl içinde pankreas nakline de başlamak istiyoruz. Aynı Antalya'da yapıldığı gibi yüz, bacak, kol nakli gibi kompozit doku nakillerin yapılması için altyapımız buna müsait. İnşallah bakanlıktan ruhsat alabilirsek, yakında bu nakillere başlayabileceğiz.''