Ahmet Mümtaz Taylan: Ödülü veren festivaller değil jüri olarak seçilenler

Oyuncu Ahmet Mümtaz Taylan "Antalya Film Festivali ödül vermiyor, o jüriyi seçiyor ve jüri ödül veriyor. O jüriyi oluşturan dinamiklerin seçkisi ve beğenisi ile ilgili bir şey bu yani" dedi.

29.05.2020 - 15:09

Ahmet Mümtaz Taylan: Ödülü veren festivaller değil jüri olarak seçilenler

Ölümlü Dünya, Bir Zamanlar Anadolu'da, Alef ve Leyla ile Mecnun gibi yapımlarda rol alan oyuncu ve yönetmen Ahmet Mümtaz Taylan, Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı'nın canlı yayınında sinemaseverlerle buluştu. Audiovisuel Kültür Vakfı'nın (TÜRSAK) Instagram hesabından yayınlanan İçinden Sinema Geçen Sohbetler programında TÜRSAK Vakfı Başkanı Elif Dağdeviren'in sorularını cevaplayan Taylan, son zamanlarda izlemekten keyif aldığı yapımların genelde daha öğretici programlar ve belgeseller olduğunu söyledi.

"EN SON LAST DANCE'İ İZLEDİM"

Taylan, kendisini meraklı biri olarak tanımladığını belirterek, "Son olarak efsane basketbolcu Michael Jordan'ın hayatını anlatan 8 bölümlük belgesel Last Dance'i izledim. Birinin kariyerini veya hayatını anlatıyor gibi görünen bu işler o kadar çok şey anlatıyor o kadar çok şey hakkında derinlemesine bilgi sahibi oluyorsun ki. Çok severek izledim. Gerçekten bütün detaylarıyla öğrenebiliyorsun" dedi. 

"TÜRKİYE'DE HENÜZ USUL GELİŞMEDİ"

Sinema ve film yapımlarının ekip işi olduğuna dikkati çeken Taylan, "Bu bir takım oyunu. Türkiye'de bu işler olmuyor. Bir örnek vereceğim, Bir Zamanlar Anadolu'da filmiyle Cannes Film Festivali'ne gittik. Ödül töreni 25 dakika sürdü. Sinemanın mabedi yani. Oscar başka bir şey, usul farklı. Antik Yunan'da oyunlar güneş batarken başlar sabah güneş doğarken biterdi. Bu bir ritüel. Oscar, Amerikan film sektörünün vitrini ve en büyük pazarlama çalışması. O başka bir şey, Cannes başka bir şey. 25 dakika sürmesi ciddiyetsiz oldukları veya az hazırlandıkları için değil. Bunca senelik deneyimde bu süre derli toplu, sıkıcı olmayan makul bir şey olarak saptanmış. Türkiye'de henüz bir usul gelişmedi" diye konuştu.

"DAHA ÇOK KATEGORİZE EDİLMESİ LAZIM"

Taylan, sanatın iyileştirici gücünün her türlü sergilendiği ve yüceltildiği bir ritüel haline gelmesi için yıllar gerektiğinin altını çizerek, "Burada sorulan sorular, bu konuşmalar hep o sürece birer katkı. Her bir ters giden tören o işe katkı. Tiyatroda da geçerli bu söylediğimiz şeyler. 2,5 saat oturacaksın en iyi oyuncu ödülünü almak için. Biraz bunların sıkılaşması, daha çok kategorize edilmesi lazım" değerlendirmesinde bulundu.

"JÜRİYE SORACAKSINIZ"

Film festivallerindeki jüri kararlarının tartışılabileceğine değinen Taylan, şunları kaydetti: "Şunu anlamamız lazım, Antalya Film Festivali ödül vermiyor, o jüriyi seçiyor ve jüri ödül veriyor. O jüriyi oluşturan dinamiklerin seçkisi ve beğenisi ile ilgili bir şey bu yani. Dolayısıyla 'Buna nasıl ödül verilir, böyle şey mi olur' denmemesi lazım. Böyle şey olur. Onu jüriye soracaksınız çünkü gerekçeli olarak açıklıyorlar. Ödülü veren festivaller değil festivalin jürisi olarak seçilenlerdir. "

"DÜĞÜN ORGANİZATÖRLERİ YAPMAYACAK"

Taylan, festivallerin Türkiye'de de son derece muazzam bir şekilde yapılmaması için bir sebep olmadığına işaret ederek, "Bu işleri düğün organizatörleri yapmayacak. Düğün organizasyonunu onlar yapacak, sanat etkinliklerini ve bu tür pazarlama çalışmalarını işinde uzmanlaşmış ehliyetli kişiler yapacak. Herkes de onların anlattığı şeyi en iyi nasıl yapacağını düşünecek. Herkes bilirkişi olmayacak. Bunları değiştirmek lazım" dedi.

Sayfa Yükleniyor...