ALTERNATİF SESLER

Üniversite’de reklamcılık okuyan genç şarkıcı Can Ozan'ın hikayesi tam olarak müziğe başlamak değil, müziğe gönül vermekle ilgili. Çünkü Can Ozan 12 yaşından bu yana müzikle iç içe; gitar çalıyor, şarkı söylüyor, beste yapıyor.

Birbiri arkasına çıkardığı romantik şarkılarla birlikte Damla Eker, Umut Döven, Deniz Tekin, Sedef Sebüktekin ve Nova Norda gibi isimlerle de ortak projelerde gördüğümüz Can Ozan aynı zamanda ses mühendisi.

Can Ozan ilk büyük çıkışını Deniz Tekin ile yaptıkları Transatlantik şarkısı ile yakaladı.

Art arda çıkardığı albümlerle birlikte farklı şarkıcıların projelerinde gördüğümüz Ozan, oldukça üretken bir şarkıcı. Yaklaşık dört senelik müzik hayatına 3 tane albüm, 19 single, bir tane de EP (Dört şarkıdan oluşan mini albüm) sığdırdı.

ZEYNEP BASTIK'LA ORTAK PROJE

Arkadaşlarının arasında sürekli gitar çalıp şarkı söyleyen şarkıcı biriken bestelerini 2015’te Delirmiyorsan Tebrikler albümünde yayınladı.

Müziğini herhangi bir türe ait görmeyen ve kalıba sokmayan Can Ozan sırasıyla Bi Şey Var, Derlemeler, Dolunay albümlerini piyasaya sürdü.

Klibiyle birlikte yayınlanan Ön Koltuk şarkısı geçtiğimiz günlerde piyasaya sürülen Can Ozan’ın önümüzdeki günlerde Zeynep Bastık ile de düeti çıkacak.

Alternatif Sesler'in bu haftaki konuğu Can Ozan'ı daha yakından tanıyalım. 

90'larda post-modernizme tepki olarak doğduğunu ifade eden Can Ozan kendini nasıl tanımlar, seni sen yapan şeyler nelerdir?

Ben kendimi müzik deneyleri yapan biri olarak görüyorum. Devamlı yeni şeyler deniyorum. Aslında MP3 maker'ım, beni özetleyen şey bu. MP3 üretirim ben. Beni ben yapan şey arkadaşlarım, müziğim, ailem, fikirlerim. Dünya görüşüm beni ben yapar. Herhangi bir eylem veya aksiyon yapacaksam belli bir dünya görüşü üzerinden yaparım.

Müzik yolculuğunda kendine dair keşfettiğin şeyler oldu mu?

Zaman geçtikçe insan çok değişime uğruyor, kendine dair birçok şey değişiyor. Müzik sayesinde değil müzikle değişiyorsun. Müzik bu yolda çok iyi bir arkadaş oluyor.

Şarkı yazarken, beste yaparken nelerden etkileniyorsun?

Gece inlemeleri gibi bir şey. Gece olunca yavaş yavaş şarkı yapardım. Melodi bulurum genelde ilk önce. Belli belirsiz söz öbekleri bulurum. Bir anda oturup şarkı yaptığım da oldu. Dünyaya şarkısı böyle oldu mesela. Sar Bu Şehri iki sene içinde oluştu ve bir olayı anlatmak istediğimde oldu. Daha sonra müziği kaydetme sürecim başlıyor. Sözleri yazıp şarkıyı gitarla bulduktan sonra bilgisayarın başına oturup logic'i açıyorum. 

Orada gitarı kaydediyorum mikrofonla, sonra üzerine vokalleri kaydediyorum. Bir sürü Synthesizer'larım var oradan elektronik tınılar ekliyorum.  

Bazen Macbook’u alıp Sedef Sebüktekin'in Nova Norda'nın ve diğer müzisyen arkadaşlarımın yanına gidiyorum, onların fikirlerini alıyorum. Birlikte mix'ine bakıyoruz, sözlerine bakıyoruz, bir şeyler ekleyip çıkarıyoruz. Sedef bazen beğenmediğini söylüyor. Aslında Sedef genelde beğenmediğini söylüyor. Üzerine çalışıyorum. En son haline gelene kadar bayağı uğraşıyoruz. Sonra paylaşmaya hazır hale geldiğinde aşırı mutlu bir şekilde paylaşıyorum.

Bir şarkının hikayesini anlatmak ister misin?

Sar Bu Şehri’nin hikayesini anlatayım. 2017’de bir şeyler yaşadığım biri vardı. Bir süreliğine birlikteydik, eski sevgilisi sürekli aklına geldiği için yürütemedik ve yollarımızı ayırdık. Bir süre sonra o başka bir müzisyenle beraber olmaya başladı. Ama bir süre sonra onlar da yürütemedi. Kendini kullanılmış hissettiği için büyük bir depresyona girerek iç dünyasına kapandı. Bu süreç içerisinde ara ara görüştük.
Onun depresyona girmesiyle aynı dönemde ben de nedenini tam anlamadığım derin bir ruh haline düştüm. Hatta en dip noktasındayken saçlarım döküldü. Bu dönem boyunca yavaş yavaş, kelime kelime oluşan bir şarkıydı Sar Bu Şehri.

Bir gününe eşlik edersek neler görürüz, ritüellerin neler?

Belli bir ritüelim yok. Kesinlikle gitar çalarım, counter oynarım. Arkadaşlarımla boş yaparım, kitap okurum, yeni müzikler keşfederim.

Bu sektörde var olmanın zorlukları neler? 

Müzik yapan çok insan var ama bu işten para kazanan az insan var. Müzikten para kazanmak özellikle Türkiye’de çok zor. Ama bu anlamda yeni dijital mecraların çok yardımı oldu. Konser mekanlarının teknik yetersizlikleri tüm profesyonel ve amatör müzisyenlerin sıkıntı çektiği bir konu.

Son dönemde rap dünyası atışmalarla gündemde. Popüler isimlerin de ara ara çekişmelerine şahit oluyoruz. Fakat siz alternatif şarkıcıların birbirinize desteğini bariz bir şekilde görüyoruz. Birbirlerinizin klibinde oynuyorsunuz, düetler yapıyorsunuz ya da şarkılarını düzenliyorsunuz. Nasıl değerlendiriyorsun bu durumu?

Ben çocukluğumu iyi iletişim kurabileceğim insanları bulmaya çalışarak geçirdim. Ve 20’li yaşlarımın ortalarına kadar da gerçekten derin bir bağlantı kurabileceğim çok fazla insan bulamadım. Genelde az ama öz bir arkadaş grubum vardı. Ve hepsi müzikle ilgilenen insanlardı. 2017 ve sonrasında arkadaş çevremiz gelişti ve bunun en büyük sebebi müziğe aşık dostlarımızın artması oldu. Biz birbirimize değer kattıkça büyüyüp gelişeceğimize inanan insanlarız. Ana amacımız en ünlü olmak değil en iyi şarkıları yapmak ve en tatmin olduğumuz eserleri ortaya çıkartmak.

Evde dinlenirken sana eşlik eden şarkı ne oluyor?

Beni teknik ve duygusal anlamda besleyecek şarkıları dinliyorum. Tam cevabı yok. Ders çalışacaksam piyano tarzı klasik şeyler dinliyorum. Depresif olduğum zaman Tamino dinliyorum. Amerikan pop dinlediğim zaman da oluyor. Rap de dinlerim. Türkçe çok dinlemem ama evde bol bol Adamlar ve Duman şarkıları çalıp söylerim.

Önümüzdeki süreç için projelerin neler?

Konser için çok güzel dekor dizaynları ve video içerikleri üzerinde çalışıyoruz. Her şarkı için ayrı konseptler belirledim şu an onlar üzerinde çalışıyorum. Ayrıca yeni bir şarkı üzerine çalışıyoruz. Sonbahara doğru kulaklarınızda olacağını düşünüyorum. 

Seni en çok heyecanlandıran şey ne?

Aşırı iyi bir güfte bulduğumda, çok iyi sözler bulduğumda veya çok etkileyici ve yenilikçi elektronik bir alt yapı yaptığımda çok heyecanlanıyorum ve tatmin olmuş hisssediyorum. Çünkü çok nadir oluyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: RAP MÜZİK NEDEN YÜKSELİŞTE