Her ne kadar günümüzde çizgi roman kahramanları, sinema perdesinde farklı versiyonlarla karşımıza da çıksalar milyonlarca kişi tarafından biliniyor olmaları hep çizgi romanlar sayesinde olmuştur. Örümcek Adam, Hulk, Teksas, Tommiks, Zagor, Kaptan America, X-Men, Karaoğlan, Tarkan, Abdülcanbaz gibi…Bir de bu çizgi romanları tutkuyla toplamaya devam edenler var. Ankara’da çizgi roman talebini adeta tek başına karşılayan ve bunu çocukluktan gelen bir tutkuyla yapan bir sahaf, Devr-i Alem'in sahibi Ayhan Ataman da bunlardan biri. Çocukluğundan itibaren sevdiği çizgi romanı, şimdi 100 bini aşkın sayısıyla oğlu Devrim Ataman’la birlikte yeni okurlara ulaştırmaya çalışıyor. Ayhan Ataman, artık eve sığmayacak duruma gelen çizgi roman koleksiyonunu, Tunalı Hilmi caddesinde Tunalı Pasajı’ndaki sahaf dükkanında Ankaralılarla buluşturuyor. İnsanlara, sahaflık nasıl yapılır bıkmadan, usanmadan öğretmeye çalışıyor çizgi roman tutkunu Ayhan Ataman...

Çizgi romanla çocukluğunda babası vasıtasıyla tanıştığını belirten Ayhan Ataman, okuma yazma öğrenmeden babasının kendisine okuduğu çizgi romanları dinlediğini ve çizgi roman merakının çocukluk yıllarına dayandığını anlatıyor. Ayhan Ataman çizgi roman merakına ilişkin şunları dile getiriyor: “Okuma yazma daha öğrenmemiştim o zamanlar. Babam alır ve bana okurdu. Öyle öyle çocukluğumdan beri en çok sevdiğim şeylerden biri o dur. Onun yanında polisiye romanları da hiç kaçırmamak lazım. Babam daha çok İngilizce ve Fransızca çizgi romanları okurdu bana. Öyle öyle başladı merakım. Koleksiyon yapmaya genellikle 70’li yıllarda 80’li yıllarda başladım. Ondan önce amatör olarak takip ediyordum zaten. Oldukça geniş bir kitaplığım var. Kitaplarım o kadar çoğaldı ki yapacak hiçbir çözüm yoktu. Evde yer kalmayınca dükkan açmaya karar verdim. Hala evde 15-20 bin civarında kitap var. Elimde tam olarak çeşit olarak söyleyemeyebilirim ama miktar olarak herhalde 100 bine yakın kitap var.”

ÇİZGİ ROMANIN SİNEMADA İZLENME ORANI ÇİZGİ ROMAN SATIŞLARINA YANSIYOR

Çizgi roman satışlarındaki artıştan memnun olduğunu dile getiren Ataman, şu bilgileri paylaşıyor: “Genellikle çizgi roman konusunda 1960’lı 70’li yıllar altın dönemi derler. Ancak o dönemler çizgi roman sayısı az satış grafiği çok yüksekti. Şimdilerde ise çeşit olarak çok fazla. Ancak basım miktarı olarak oldukça düşük. O dönemlerde büyük yayınevleri vardı. O zaman Alfa yayınları, Tay yayınları, Ceylan yayınları unutulmaması gereken yayınlar. O zamanlar çok çeşit vardı. Ama belli bir yere kadar dı ve kalite düşüktü. Çizgi romanlar genelde haftalık çıkıyordu ve inceydi. Az sayfalıydı. Bir de Amerikan ciltli olarak çıkarlardı. Fasikül olarak basılmadıkları için de birazcık okumaya kalksanız elinizde kalır sayfalar. Şimdikiler genellikle 2005-2006’dan sonrakiler gayet iyi ve kaliteleri de çok yüksek. Çizgi romana ilgi bence iyi. Tabi yaşları itibari ile herkesin ilgisi farklı. Genellikle Amerikan çizgi romanlarını ve Manga dediğimiz Japon çizgi romanlarını genç nüfus okuyor. Yaşları 35-40’tan itibaren olanları genellikle İtalyan, Belçika, Fransız çizgi romanlarına meraklı. Fena değil gördüğüm kadarıyla gayette iyi. Tabi Amerikan çizgi romanları, son filmleri de dahil ederek düşünürsek baya bir canlanma gösterdi. Her filmin çıkışı çizgi romanı biraz daha artırıyor. Çizgi romanların sinemada izlenme oranında artış göstermesi çizgi roman satışlarına da yansıyor."

TOPLUMDA ÇİZGİ ROMANI KÜÇÜMSEME EĞİLİMİ VAR

Her yaştan çizgi roman okur kitlesine sahip olduğunu ifade eden Ataman, toplumdaki çizgi romanı küçümseme algısı konusunda da, “Türk toplumunda çizgi romanı küçümseme gibi bir eğilim var. Ama yanlış bir eğilim bence. Çünkü dünyada çizgi roman sanayisini dokuzuncu sanat olarak yorumluyorlar. Sırf bu nedenle de üniversitelerde bölümler açılıyor, dersler veriliyor. Dolayısıyla da çok çok gelişmiş bir sanayi dalı. Ama Türkiye’de biraz da o zaman ki eğitimden kaynaklanıyor olsa gerek anneler babaların da büyük çoğunluğu konuya uzak olduğu için böyle bir eğilim oldu. Ama tabi bu çok yanlış bir olay.” ifadelerini kullanıyor.

ESKİDEN BAKANLAR DA DÜKKANIMA UĞRUYORDU

'Siyasilerden dükkanınıza gelen oluyor mu?' sorusuna Ataman, şu cevabı veriyor: “Eski bakanlardan oluyor da yenilerden olamıyor. Ya da ilgilenecek zaman bulamıyorlar diyelim."

SARI YAPRAKLI KİTAPLAR ARASINDA KAYBOLMAK..

Dükkan içindeki kitaplar ve çizgi romanların çokluğu, raflar arasında yürümeyi bile zorlaştırıyor. Hatta bazı kitaplar raflarda yer olmaması nedeniyle yerlerde. Öyle ki dükkan sahibi Ayhan Ataman kitaplar arasında kayboluyor bazen. Kitap kokulu dükkanda çizgi romancıların, bu duruma alışması çok da zor değil.