Adana'da çocukluğunu antik kent Anavarza yakınlarındaki mahallede geçiren Oğuz Özkan, gördüğü tarihi eserlerden, kabartma, süsleme ve heykellerden ilham alarak başladığı minyatür taş oymacılığını, 20 yıldır 2 metrekarelik atölyesinde devam ettiriyor.

Kente yaklaşık 70 kilometre mesafede tarihi milattan önce 1. yüzyıla kadar uzanan antik kent Anavarza yakınlarındaki Dilekkaya Mahallesi'nde çocukluğu geçen 40 yaşındaki Özkan, tarihi eserlerle iç içe yaşadı.

Antik kentte yaklaşık 2 bin 100 yıllık heykelleri, kabartmaları, süsleme örneklerini gören Özkan, çakıl taşlarına bu figürleri kazıyarak başladığı taş oymacılığında kendini geliştirdi.

Ürünlerin talep görmesi üzerine evinin bahçesindeki 2 metrekarelik odunluğu atölyeye dönüştüren Özkan, minik taşlara minyatür oyma ve kabartma figürler resmederek takılar hazırlamasının yanı sıra biblo gibi süs eşyaları da yaparak geçimini sağlamaya başladı.

Küçük taşlardan ceviz kabuklarına kadar farklı malzemeler kullanan Özkan'ın ürünleri, hediyelik eşya satan iş yerlerinden talep görüyor.

Oğuz Özkan, yaptığı açıklamada, çocukluğunun geçtiği mahallenin antik kentle iç içe olması dolayısıyla o zamanlar tarihi harabelerin arasında gezdiğini, gördüğü eserlerden etkilendiğini söyledi.

Tarihi yapıların üzerindeki resimler, desenler ve kabartmaları hiç unutmadığını anlatan Özkan, "Dere yatağında bulduğum yumuşak çakıl taşlarını, küçük aletler, bıçak, testere, eğeyle şekillendirerek üzerine gördüğüm figürleri çalışmaya başladım. Antik kentte yapılan eserler bana ilham verdi." dedi.

Özkan, yaptığı ürünleri yöreye gelen turistlere satıp para kazanınca artık bu iş üzerine yoğunlaştığını ve kendisini geliştirdiğini anlattı.