İstanbul Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü Zeynep Kızıltan ile İstanbul'da yapımı süren Kabataş-Beşiktaş-Mecidiyeköy-Mahmutbey metro hattının Beşiktaş istasyondaki kazısında bulunan tarihi kalıntılara ilişkin çalışmaları yerinde inceleyerek, yetkililerden bilgi aldı.

Yılmaz, yaptığı açıklamada, ortaya çıkan yapı tipleri, mezar çeşitleri ve iskeletlerin Erken Demir Çağı'na ait olduğunu belirtti.

ŞEHİT TARİHİ HAKKINDA İPUÇLARI

Bulguların, günümüzden 3000-3500 yıl öncesine ait olduğunu ifade eden Yılmaz, kazıda elde edilen tarihi kalıntıların İstanbul'un şehir tarihinin açıklığa kavuşturulması ve tarihindeki sürekliliğin tespiti açısından son derece önemli olduğunu dile getirdi.

HASSAS ÇALIŞMA

Kazı çalışmalarının, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü'nün nezaretinde yürütüldüğünü aktaran Yılmaz, "Kazı Başkanlığını da Arkeoloji Müzeleri Müdürü Zeynep Kızıltan gerçekleştiriyor. Dolayısıyla baştan sona kadar Bakanlığımızın nezaretinde son derece hassas bir çalışma yürütülüyor" diye konuştu.

"YERLEŞİM ALANI VE DEFİN BÖLGESİ"

Coşkun Yılmaz, yaklaşık bir yıldır süren kazı çalışmaları neticesinde, şehir tarihine zenginlik kazandıracak çok önemli bulgular elde edildiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Bu bulgular, incelendiğinde de karşımıza çıkan sonuç, bu tür yapılar, yapılaşmadan daha çok bir mezarlık alanıdır. Belli ki, bir yerleşim alanının ortası ve defin bölgesidir. Bu mezarlık yapısına, defin şekline ve ortaya çıkan yapı tarzına baktığımızda da Trakya bölgesi ve kuzeylerdeki steplerle bir akrabalık bağı olduğu ortaya çıkıyor."

"İSKELETLER İNCELEMEYE ALINDI"

Kazı sırasında çıkan iskeletlerin incelemeye alındığını anlatan Yılmaz, şunları kaydetti:
"Çeşitli testler uygulanacak. Bunların ömürleri, yaşam standartları, sağlık durumlarına ilişkin çeşitli veriler elde edilecek. Önümüzdeki dönemlerde bunlar açıklanacak. Kısacası ifade etmek gerekirse; Beşiktaş Metro alanında, ortaya çıkan arkeolojik bulgular, bize şehrin bu bölgedeki yerleşim alanının Erken Demir Çağı'na günümüzden 3000-3500 yıl daha geriye götüren veriler sunuyor. Bu da şehrin tarihi sürekliliği, yerleşim alanındaki yataylığı, genişliği, şehir tarihinin zenginliğini ortaya koyan son derece önemli verilerdir. Sadece İstanbul tarihi açısından değil, Türkiye, dünya ve insanlık tarihi açısından da önemlidir."