“Belki” 2008 yılında çıkan “Kirli” adlı albümümün çıkış parçasıydı. O dönem bir sağlık sorunu nedeniyle bir şeyler yarım kaldı. Belki’yi o dönem hakkıyla hissedememiş olmak içimde kalmıştı. 2019 müziğe başlayışımın 20. yılı oluyor. 20. yılı konuşmak biraz sert olabilir ama en azından albüm sahibi bir icracı sıfatıyla 10 yılı taçlandırmakta fayda var diye düşündüm.

“ESKİ DOSTLAR BELKİ10 SAYESİNDE BULUŞTU”

2000’lerin başında ben “Artı 4” grubumla müziğe başlamıştım. Manga da öyle. Birbirimizin müzikal sürecine çok yakından tanık olduk. İkimiz de aynı yarışma programına katıldık ve dostluk başlamış oldu. Ferman bütün bu sürecin en yakın tanıklarından olduğu için onunla görüştüm. Sağ olsun kalktı geldi, yazdı söyledi. Çok güzel oldu.

“AHLAKLI SOKAK ÇOCUKLARININ MÜZİĞİ: ROCK VE RAP!”

Rock da rap de derdi olan ahlaklı sokak çocuklarının müzikleri! Dolayısıyla bu şarkıdaki buluşma sürpriz değil. Zaten doğru duygular! Ve genel olarak ülkemizde bu ara rap ve alternatif janra bir ilgi var.

“ÇIPLAK OLANA DOKUNMAK CESARET İSTER!”

Doğduğum gibi yaşamayı seçiyorum. Giyinik olanı herkes soymak ister ama çıplak olana dokunmak cesaret ister. Çıplak albümünde, benim için bir süreci anlatan şarkılar toplamış oldum. Çıplak şarkılarını yazarken daha düz ve direkt bir iletişim yaklaşımını benimsedim. En büyük gücün olabildiğince yalın olmaktan geçtiğine kanaat getirdim kendimce. Bu da beni doğada basit bir hayvan yapar tüm çıplaklığıyla.Kendimi koruma çabam zaman içerisinde beni yalnızlaştırır. Bunu fark ettim. Dolayısıyla kendimi korumak için ördüğüm duvarlar insanlardan uzaklaştırıyorsa, o zaman benim de insanlığımın bir anlamı kalmıyor. Ben de kalbimi çıkarıp ortaya koyuyorum; isteyen öpüp kenara koyar, isteyen de top oynar. Ben doğduğum gibi yaşamayı seçersem daha güçlü olacağım. O yüzden inanıyorum ki; giyinik olanı herkes soymak ister ama çıplak olana dokunmak cesaret ister!

“BÜTÜN DÜNYA İNSANLIKLA İLGİLİ BİR HASRETE SAHİP”

Belki10’nun klibinde normalde izlemekten hiç birimizin memnun olmayacağı birtakım gerçekler var. Bunları tekrar paylaşmak istedim. Bütün bu sürece bakacak olursak hala en büyük çabam –etrafımda da aynı şeyi görüyorum- “iyi bir insan olabilmek...” Hepimizin tek derdi iyi bir insan olabilmek. İyi bir insan olmak belki çıtayı yükseltecek de temel de en azından “insan olabilmek.” Bütün dünyanın hala insanlıkla ilgili bir hasrete sahip olması çok enteresan bir ironi! Ben de bunun üzerine gideyim dedim.

“MÜZİK, YAPMADAN YAŞAYAMAYACAĞIM BİR ŞEY!”

“Müzik benim yapmayı çok sevdiğim” şeklinde tanımlayabileceğim bir şey değil. Müzik benim yapmadan yaşayamayacağım bir şey! Geri kalan her şeyi çok şevdiğim için yapıyorum. Ama bunu başka opsiyonum olmadığı için yapıyorum, içsel olarak. Tabii bu özellikle alternatif bir müzik türü icracısının bir anda oyunculuk gibi bir meslekle ana akımın bir parçası olmasını köşeli bir şekilde ayırıyor. Çünkü herkes gülmeyi seviyor ama herkes rock müzik dinlemiyor!

“PİCASSO MÜZİK YAPSA NASIL OLURDU?”

İnsanlar benim yaptığım herhangi bir şeyi beğeniyorlarsa, ben o alanda o işi en iyi şekilde yaptığımdan değil; benim o konudaki üslubumu ya da o husustaki vizyonumu seviyorlardır. Bu da bir vizyon paylaşımıdır. Vizyonuna önem verdiğim birinin bir başka sanat alanındaki çalışmasını ben olsam merak ederdim. Pablo Picasso müzik yapsa nasıl olurdu, açıkçası ben merak ederdim. Ben de enerjim, yeteneklerim ve gücüm el verdikçe, kıymetli olan vizyon paylaşmaksa onu her alanda yapmayı tercih ediyorum. Ama bunların arasında en vazgeçilmez üslubum, müzik!