Ankara'da yaşayan evli ve bir çocuk babası 45 yaşındaki Koray Gürbüz, 1995 yılında Jandarma Astsubay olarak görev yaptığı Şırnak'ın Gabar Dağı bölgesinde PKK ile çıkan çatışmada yaralandı. Tedavisinin ardından bir süre sonra yeniden görevine dönen Koray Gürbüz, bu kez 1998 yılında Siirt/Karadağlar mevkiinde teröristlerle girdiği çatışmada vurularak yaralandı. Bu çatışma sonucu, böbreği, dalağı, safrakesesi ve karaciğerinin yarısı alınan Koray Gürbüz, iki yıl hastanede yattı.

2000 yılında malulen emekli olan ve "Gazi" unvanı alan, TSK Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası ile Devlet Üstün Hizmet Madalyası sahibi Koray Gürbüz, daha sonra hem eğitimini geliştirdi, hem de şehit ve gazilerin yaşadığı hayat hikâyelerini kaleme aldı. 

 İLK KİTABINI 2003 YILINDA ÇIKARDI 

1998 yılında girdiği çatışmada yaralanması sonucu sol kolunu kullanamayan bu yüzden sağ elle yazı yazmayı sonradan öğrenen Koray Gürbüz, ilk kitabını 2003 yılında çıkardığını söyledi.

"Şehit Mektupları" adlı kitabından bahseden Gürbüz, "Geçmişten günümüze kadar baktığınızda şehitlerin duygu dünyasıyla ilgili bir bilgi yoktu. Yani 'şehitler neler yaşadılar, hangi duygular içerisinde şehit oldular' soruları havada kalıyordu. Bu yüzden şehitlerin yaşama veda etmeden önce yazdıkları mektuplar çok ilginç gelmişti bana. Ben de şehitlerin ailelerine yazdıkları son mektupları toparlamıştım.. Tek tek şehit ailelerine mektup şehit ailelerinin bana gönderdikleri mektupları derleyerek 'Şehit Mektupları' adlı kitabı yazmıştım. Gelirini de gazilerle ilgili bir vakfa bağışlamıştım. Baya bir ilgi gördü" dedi. 

GAZİLER GÜNÜNDE İKİNCİ KİTABINI YAYINLADI 

Halen Bilkent Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak görev yapan Koray Gürbüz, ikinci kitabında ise Güneydoğu'da terörle mücadele sırasında kendisi gibi "Gazi" olan askerlerin hikâyelerine yer verdi. 47 gazinin hikâyesinin yer aldığı ve 4 yılda hazırlanan "Unutmayın" adlı kitabı 19 Eylül "Gaziler Günü"nde yayınlanan Koray Gürbüz, "Bu 47 gazinin ortak özelliği şu: Hepsi, bizim gariban Anadolu çocuğu dediğimiz fakir ailelerin çocukları. Hayat şartlarından dolayı okuyamamışlar. Çünkü ekonomik şartlardan dolayı çok zorluk çekmişler. Genç yaşta çalışmışlar ve askere gitmişler. Askerde gazi olmuşlar. İlginçtir ki hepsi çok savaşmışlar, kurşunların üstüne koşa koşa gitmişler. Ölümü göze alarak gazi olmuşlar. Ben onların gazi olduktan sonraki yaşantılarını ele aldım. Çünkü gazi olduktan sonra büyük sorunlar yaşamışlar. Özellikle yaşadıkları sağlık sorunlarından dolayı bir an da olsan kırılmışlar devlete" diye konuştu. 

 "AYRIM YAPILIYOR" 

Güneydoğu gazilerinin verdikleri mücadelenin unutulduğunu düşündükleri için kitabın isminin 'Unutmayın' olduğunu açıklayan Koray Gürbüz, gaziler arasında ayrımcılık yapıldığını öne sürdü. Gürbüz, şöyle konuştu: "Güneydoğu'da yaralanan gazilere, 'vazife malulü' deniliyor. Şehitlere ise 'vazife ölümü' deniliyor. 15 Temmuz gazilerindeyse durum farklı. mesela, 15 Temmuz gazilerine 'gazi', şehitlerine 'şehit' deniliyor. O yüzden ben ayrım yapıldığını düşünüyorum. Haklar bakımından bakıldığı zaman da, baya bir ayrımcılık var. 15 Temmuz Gazilerinin hakları tabi ki verilsin, sonuna kadar verilsin ama ona 'gazi' deniliyorsa Güneydoğu gazilerine de 'gazi' denilsin. Biliyorsunuz Güneydoğu'da yaralanıp sakat kalmayıp 'gazi'lik unvanı almayan birçok arkadaşımız var. Halen vücutlarında kurşunlarla yaşıyorlar. Onlara da hakları verilsin." 

 "GEREKLİ SAYGININ GÖSTERİLMESİNİ İSTİYORUM" 

Kitabında yer alan gazilerin ortak özelliklerini anlatan Koray Gürbüz, "Verdikleri mücadelenin boşa gittiğini düşünüyorlar. Çünkü iki bacağını veren bir gazi, protezini, ortezini tam olarak alamıyor. Veya tekerlekli sandalyeye mahkûm olan bir gazi ihtiyacını görecek, istediği tekerlekli sandalyeyi alamıyor. Bu konularda biraz kırgınlık var. Ben her şeyden önce gazilerin vermiş oldukları mücadelenin unutulmaması gerektiğini düşünüyorum. Onurlu ve saygın bir şekilde yaşayabilmesi için onlara gerekli saygının gösterilmesini istiyorum" diye konuştu. Gazi Koray Gürbüz, "Unutmayın" adlı kitabına yoğun ilgi olduğunu söyleyerek, ilgiden dolayı teşekkür etti.