Genç Osman: Rock tansiyonlu bir müzik (Bizim Rock’çılar)

İrem Gökbudak’ın hazırlayıp sunduğu NTV Radyo’daki Bizim Rock’çılar programında bu hafta Mavisakal grubunun solisti Genç Osman Yavaş vardı. Genç Osman Yavaş İsviçre’de başlayan müzik yolculuğunu Bizim Rock’çılar programında anlattı.

15.12.2018 - 10:07

mavisakal1.jpeg

Benim müzik hikayem babama arkadaşlarının bir gitar hediye etmesiyle başladı. Babam o gitarla hiç ilgilenmedi. Ben onunla melodiler çıkarmaya başladım. Annem, “fazla takılmaya başladı gitarla” deyince onu çatı arasına kaldırdılar. Bir gün okuldan döndüğüme gitarı bulamadım. Her yerde aradım. En sonunda çatı arasına baktım, buldum ve indirdim. Çalmaya devam ettim.

“YETERKİ MÜZİSYEN OLMASIN”

İsviçre’de yaşıyorduk. Annem üç ay boyunca ben okula gider gitmez gitarı çatı katına kaldırdı, “yeter ki müzisyen olmasın” diyerek. Ben ise okuldan gelir gelmez gitarı elime alırdım. Bir süre sonra annem ve babam derslerimin normal seyrinde ilerlediğini görünce beni okulda ucuz bir gitar kursuna bile yazdırdılar

“TRENİ KAÇIRIYORMUŞUM GİBİ...”

Kursa başladığımda gitar boyumdan büyüktü. 17 yaşıma kadar İsviçre’de gitar çalmayı hiç bırakmadım. İsviçre’de hayat çok monotondu ve Makine Mühendisliği bölümüne başlamak üzereydim. Ama bir şeyler hep eksik gibiydi. Kafamda hep başka şeyler vardı. Sanki treni kaçırıyormuşum gibi... Yanlış bir peronda yanlış bir treni bekliyor gibi... Türkiye ise hayalimde her şeyi yapabileceğim bir yerdi. 17 yaşımda Türkiye’ye yaz tatiline geldik. Anneme ve babama ben burada kalmak istiyorum dedim. Onlar da bu isteğimi kabul etti. Lise son sınıfı burada okudum.

“HAVALİMANINDA BİR ZEBRA”

Türkiye’deki hayalim konservatuvar okumaktı ama olmadı. Resim Bölümü okudum. Yeğenlerime hikaye anlatmayı seviyordum. Her defasında daha çok istediler. Masalların sonunu çok merak ediyorlardı. Bu kadar heyecanlı olmaları beni etkiledi. Diğer çocuklar da bu hikayelere ulaşmalı diyerek çocuk kitapları yazmaya başladım. “Hava Limanında Bir Zebra” onlardan bir tanesi. Aynı zamanda çocuk kitapları çevirmenliği yapıyorum.

“ARABA TAKASIYLA BAŞLAYAN ‘MAVİSAKAL’”

Mavisakal grubu ile ilginç bir şekilde tanıştım. Bir arkadaşımın sevgilisiyle araba takası yaptık. Onun arabası pek güvenilir değildi ve tatile gideceklerdi. O zamanki grubumun kayıtları arabada kalmıştı. Herkes arabaları bir süre geri vermedi. Arabayı takas eden Kaan Altan’ın kız kardeşiydi. Kasedimi dinlerken “bu adam iyi söylüyor” diyip benimle tanıştılar. “Bizimle olur musun?” diye sordular. “Siz profesyonelsiniz, albümleriniz var. Ben sadece şarkı söylemeyi, gitar çalmayı seviyorum” dedim. Kaan Finlandiya’ya gidiyordu, dönene kadar düşünmemi istedi. Tabii düşünmedim. Döndüğünde gruba dahil oluyor musun diye sordu. “Başlayalım bakalım!” dedim. İşte her şey bir araba takasıyla böyle başladı.

“SAKIN ŞARKI SÖYLEME!”

İsviçre’de orta okulda bana müziği sevdiren bir öğretmenim vardı. Bana plaklar getirirdi. Zaten gitar çalıyordum. Dinlediğim her şarkıyı söylemeye de başladım. Bir gün bir arkadaşım “abi, hayatın boyunca hiç kimsenin karşısında şarkı söyleme! Sesin çok kötü... Samimi söylüyorum” dedi. Ben yanıt bile vermedim. Zaten öyle bir niyetim yoktu. Bu bir tutkuydu. Sadece tutkuyla gitar çalıp şarkı söylüyordum. Bunlar benim sözlerim, benim ifadelerim, benim fikirlerimdi. Kendi sesimi çok da önemsemedim. Sonra kendiliğinden gelişti her şey...

“ROCK HAYAT GİBİ BİR ŞEY!”

Rock’taki duygu yoğunluğu beni kendine çeken en önemli özellik. Bu müziğe yabancı olan biri için gürültülü bir müzik gibi gelebilir. Ama sadece tansiyonludur. Bazen çok sakinleşebilen, bazen çok fazla yükselebilen... Aslında hayat gibi bir şey! Rock tansiyonlu bir müzik, gelgitli bir müzik. Ama her zaman kafam kaldırıyor mu, hayır!

“SENSİZLİK ANLATILMAZ”

Yeni bir albüm var. “Sensizlik Anlatılmaz” adıyla...  Önümüzdeki günlerde şehir şehir gezeceğiz, konserler vereceğiz. Bu arada kitap etkinliklerim de devam ediyor. Farklı şehirlerde çocuklarla buluşuyorum. Benim hayallerimden biri de bir köy okulunda öğretmenlik yapmaktı. Öyle olmadı ama çocuklarla buluşmak, onlara bir şeyler öğretmek beni çok mutlu ediyor.

“MÜZİK ŞİFADIR”

Mavisakal grubuyla yıllar önce Adana’da bir konser vermiştik. Gece kaldığımız otelin lobisinde buluşalım dedik. Herkes bi geldi; vücutlar harika! Dövlemeler var. Ben ise çizgili pijamamla indim aşağıya. Bir an, “ben bu grupta mıyım?” diye sormuştum. Hepsi rockçıya benziyordu, evet. Bir rockçı duruşu vardır. Benim de içimde! Ntv Radyo dinleyicileri! Müzik dinlemekten asla vazgeçmesinler! Çünkü her durumda müzik şifadır!

Sayfa Yükleniyor...