Serhat Hacıpaşalıoğlu'nun öncülüğünde bu yıl 20. kez düzenlenen Fizy Liselerarası Müzik Yarışması'nda harika gençleri izleme şansım oldu.
Yıllardır jürisinde yer aldığım bu yarışma geleceğin yetenekli gençleriyle tanışmak için harika bir platform oluyor.

Bu yıl da finale kalan okullar arasında çok yetenekli liseliler vardı.
Sahnede karşımda kendinden çok emin, kimliği ve tarzı büyük ölçüde oturmuş, hedefine, hayallerine doğru emin adımlarla ilerleyen gençleri görünce gelecek adına heyecanlandım.
Her biri kendi dünyasından şarkılarla finaldeydi.
Bazı gruplar kendi yörelerinden türküleri modern bir yorumla icra etti, bazı gruplar Türkçe ve Batı pop/rock klasiklerini yorumladı.
Ağırlıklı olarak yabancı şarkılar söylediler.
Uzun zamandır gençleri gözlemliyorum. Türkçe müzik neredeyse dinlemiyorlar. Ağırlıklı olarak dünya starlarını takip ediyorlar.
Bu yarışma, bu konuda yeni bir veri oldu benim için.

EN DİKKAT ÇEKEN LİSELİ MÜZİSYENLER

Yarışmada iki solist beni çok etkiledi.
Zaten jüride büyük çoğunluğun favorisi olarak büyük ödülü de onlar kazandı.
En iyi erkek solist seçilen Barış Alp Dönmez (İstanbul Galatasaray Lisesi)
En iyi kız solist seçilen Beste İrem Pehlivan ( Bursa Çelebi Mehmet A.L.)

 Barış Alp Dönmez
 Barış Alp Dönmez

DÜNYA MÜZİKALLERİNDE OYNAYABİLİR

Barış Alp Dönmez, Nina Simone'dan öyle bir "Feeling Good" yorumladı ki müzikallerden fırlamış gibiydi.
Çok rahatlıkla Zorlu PSM'e gelen dünya müzikallerinden birinde oynayabilir Barış. Çok yetenekli ve karizmatik. Sahneye de çok yakışıyor.

  Beste İrem Pehlivan
  Beste İrem Pehlivan

YENİ BİR DALIDA MI DOĞUYOR?

Bursa'dan Beste İrem Pehlivan, Dalida'dan Lara Fabian'a büyük yorumcuların hayat verdiği "Je Suis Malade"yı seçmişti final için.
Şarkı seçimi bile yeteri kadar iddialıyken; o yetmezmiş gibi öyle bir yorumladı ki şarkıyı, bizden dünyaya bir yıldız mı doğuyor dedim.
Şimdiki çağın sabun köpüğü şarkılarına, uçucu trendlerine uzak bu iki genç arkadaşımın "bu dönem"de biraz işi zor gözüküyor. Ama müzik serüvenlerinde umutlarını kaybetmemelerini, inandıkları müziği yapmaya devam etmelerini tavsiye ediyorum. Zor da olsa bir gün onlar için ters dönecek anahtarlar, inanıyorum.

BASIN ÖZEL ÖDÜLLERİMİZ OY BİRLİĞİYLE YAVUZ ÇETİN VE RAMMSTEIN'E

Basın özel ödüllerimizi iç huzuruyla, oy birliğiyle Yaşar Kurt’un “Köle”sini söyleyen Adnan Menderes ve Karesi Temel liseleriyle; Rammstein’ın “Ramm4” şarkısını yorumlayan Nihat Haktan Mumcu’ya takdim ettik. Her ikisi de son derece samimi ve tutku dolu performanslardı. Bu arada jüri olarak 13 yaşındaki baterist Sarp Evren’in etkileyici performansı da gözümüzden kaçmadı. Onlarla birlikte katılan bütün genç müzisyen arkadaşlarıma müzikte güzel bir gelecek diliyorum. Bu yarışmaya en başından beri gönül veren, sahip çıkan Serhat Hacıpaşalıoğlu ve ekibine de selamlar, sevgiler yolluyorum.

EDİS'TEN ÖNCE SINGLE, SONRA ALBÜM GELİYOR

Yarışmanın jürisinde yer alan Edis'le aralarda sohbet etme şansımız oldu.
Fazla bekletmeden müjdeyi verelim...
DMC ile anlaşan Edis'ten yaz başında önce yeni bir single, sonra da dolu dolu bir albüm geliyor.
Yaz başı bizlerle buluşacak "Çok Çok" adlı şarkıyı Edis, son yılların hit fabrikatörleri Alper Narman ve Onur Özdemir'le birlikte yazmış.
Albümde de bu üretken ikiliyle birlikte çalışıyormuş Edis. 3 şarkı yazmışlar beraber. 7 şarkı da Edis imzalı.
Alper'le Onur'dan ve yeni şarkılarından bahsederken gözlerinin içi parlıyordu.
Edis'e geri sayım başlasın...

HER DAİM GENÇ KALANLAR: TEOMAN VE KENAN DOĞULU

Hafta içi önce Kenan Doğulu sonra da Teoman cephesinden yeni hamleler geldi.
Her ikisi de her daim genç, her daim deli kanlı kalanlardan...
Her zaman kendilerini yenilediklerini, müzikte hep yeni olmanın, farklı olmanın peşinde olduklarına şahidim.
Sosyal medyayı kullanma biçimlerinden konser performanslarına her bakımdan hala "ilk günkü" enerjilerini koruyorlar.
Bu yüzden de yeni kuşağı yakalamış durumdalar.

İLK ADIMI KENAN DOĞULU ATTI, TEOMAN DEVAMINI "PARAMPARÇA" İLE GETİRDİ

Kenan Doğulu'nun "İlk Adımı Sen At" şarkısı yine gençliği tam kalbinden vuracak.
Çağın ruhuna uygun, son derece modern ve enerjik bir düzenlemeyle bu yazın sloganı Doğulu'dan: "İlk adımı sen at / Benim ayaklarım yere basmıyor"
Teoman'dan karşı hamle "Paramparça 2017" ile geliyor.
Bir süredir haberdardım.
Teoman, kariyerinin 20. yılında, geçmişten bugüne hit olmuş şarkılarını yepyeni düzenlemelerle yeni bir heyecanla kaydediyor.
Sonbahara doğru çıkması planlanan bu "arşiv"lik albümden ilk single cuma günü geldi. "Paramparça 2017"
Zaten orjinal hali yeterince iyiydi, üzerine daha ne yapılabilir diyenlerdenseniz, uyarayım, fena halde yanılıyorsunuz.
Teoman'ın Mehmet Cem Ünal, Safa Hendem'le yaptığı bu yeni versiyon serseri mayın gibi. Tekinsiz ve kışkırtıcı...
İster bir parmak bal deyin, ister zehir, ama "Paramparça 2017" buysa, devamına iyi hazırlanmamız gerekiyor, o kesin...

HATIRALARIMIZDA HEP GENÇ, HEP GÜZEL DALIDA

"Hayat artık çekilmez hale geldi... Beni affedin."
Bu kısa notu bırakmıştı komodininin üzerine.
Uzun ve yorucu bir hayatı sonlandırmak için ölüme yattığında Dalida...
Tarihler 3 Mayıs 1987'yi gösteriyordu.
Yıllarca liste başı olmuş unutulmaz şarkılar, milyonlar satmış albümler, üzerine düşen spot ışıkları, altın plaklar, ödüller, hayranlar, alkışlar...
Hepsi geride kalmıştı.
Dalida, ölmeyi seçmişti.
İşte bu dramatik intihar sahnesiyle açılıyor bu hafta vizyona giren "Dalida" filmi.
1950'lerden 80'lere önce duygusal şarkılarıyla, sonrasında disko hitleriyle damga vuran hatıralarımızda hep genç, hep güzel kalan İtalyan şarkıcı Dalida'dan söz ediyoruz.
Fransızca'dan İtalyanca'ya birçok dilde şarkılar söylemiş, Fransa'dan tüm dünyaya müzikle seslenmiş, bizim topraklarda da çok sevilmiş, Ajda Pekkan'ın "Palavra Palavra" gibi şarkılarını söylediği, örnek aldığı bir efsanenin hüzün ve trajedi dolu hikayesi beyazperdede.
Aşk şarkıları söylerken hayatı boyunca aşkı arayan, hayatına giren erkeklerin peş peşe intiharlarıyla sarsılan, mutluluğu bir türlü bulamayan Dalida'nın hayatı, bir sanatçının yalnızlığını hüzünle resmediyor.
Keşke bizde de böyle müziğin başrolde olduğu filmler yapılabilse. Mesela Sezen Aksu ve Ajda Pekkan'ın filmleri çok etkileyici olurdu.

Lisa Azuelos'un yönettiği filmin senaryosunu Azuelos ile birlikte Dalida'nın kardeşi ve yapımcısı olan Orlando yazdı. Filmde Dalida'yı İtalyan oyuncu Sveva Alviti canlandırıyor.