Tuna Kiremitçi, yeni bir müzik projesiyle gündemde..."Tuna Kiremitçi ve Arkadaşları" adı verilen projenin ilk sesleri yaz başında duyulmaya başladı. Kiremitçi'nin arkadaşı ve hayranı olduğu kadın sanatçılarla düetler yaptığı proje haziran ayında Pamela düetiyle görücüye çıktı. Her ay yeni bir isimle yeni bir şarkı Youtube'da yayına verildi. Geçtiğimiz günlerde de bu düetler bir albümde bir araya geldi. Albümü dinlerken Tuna Kiremitçi ve arkadaşlarıyla; bir gece yarısı aniden verilen kararla nereye gittiğimiz belli olmayan bir yolculuğa çıkmış gibi oldum. 

HER ŞEY "UÇMAK İSTİYORSAN" ŞARKISIYLA BAŞLADI

Kiremitçi'nin Pamela ile birlikte söylediği "Uçmak İstiyorsan" şarkısı daha ilk satırından bize müzikte yeni bir dili, farklı bir anlatımı müjdeliyordu zaten. "Fikrimdeki ince gül sensin / Koparıp saklasam anlamazsın" diye başlayan şarkı "Belki Fatih Belki de Taksim / Yorgun gönlüme son duraksın" satırlarıyla bir çıkış yolu arayanlara yeni bir gökyüzü gösteriyordu: "Uçmak istiyorsan / At kendini gözlerimden / Anlamak istiyorsan beni / Tut yine ellerimden" Pamela'nın hem soğuk hem sıcak, hem yakın hem uzak hissettiren yorumuyla şarkı kısa sürede beni etkisi altına aldı.

BANA SEBEPSİN"DEN "İYİ ŞEYLER"E DOĞRU

 "Uçmak İstiyorsun" şarkısının peşine Özge Fışkın'ın kırılgan ve yaralı yorumuyla "Bana Sebepsin" şarkısı geldi. Birdenbire eski bir Türk filminde buluverdim kendimi. O yılların naifliğiyle "Bilmem hatırlar mısın / Bir masaldık olmayan / Gerçeğin çöllerinde / İki cahil fidan" diyordu Tuna ile Özge. Sonrasında Gonca Vuslateri ile "Sana Dair" düştü gecenin koynuna. Git git bitmiyordu yollar. Her yer zifiri karanlıktı. Dağlar ardımızda, yollar önümüzde "Bu ne senden ilk kaçışım / Ne de ilk düşüşün yüreğime / Ne bu serden son geçişim / Ne de son küsüşüm kaderime" diyen Gonca Vuslateri'nin sesi umut olmuştu karanlık geceye. O umudu Öykü Gürman'la "İyi Şeyler" devam ettirdi. Sanki gece bir an aydınlanır gibi oldu. Olmamış olsa da, iyi şeyler olabileceğine bir an olsun inandırdı bu şarkı. "Aramızda iyi şeyler olabilirdi / Yormasaydık gönlümüzü karanlıkta / İçimizde çiçekler açabilirdi / Bile bile uymasaydık gurur denen o şeytana"

 "HAYATININ HATASI"YLA GELEN RAHATLAMA

 Bir mola yerinde durduk sonra. Tuna Kiremitçi bizi Gülçin Ergül'le karşıladı bu kez. Her yerimizden efkar aktığını görmüş olacaklar ki "Hadi gelin bir oyun oynayalım, sizi biraz eğlendirelim, biraz kafa dağıtalım" dediler. Hep birlikte eski bir müzikalin içine düşüverdik. 70'ler miydi 80'ler miydi hatırlayamıyorum. Önce Tuna söylüyor "Kalmaya yüzüm mü var / Gitmeye gücüm mü var / Sanki bir çıkmazdayım bırakmıyor beni" Sonra Gülçin cevap veriyor "Ne kendini kalmaya zorla / Ne de gidip kumar oyna / Bırak zaman halletsin bazı şeyleri" Oh be dedik, biraz gevşedik, yüzümüz gülmeye başladı: "Bu ne hüzün bu ne tasa, Hayatımızın hatasını yapmadık ya..." Sonra Tuna geçmişten söz açtı. Müziğe ilk başladığı yıllara götürdü bizi. 18 yaşında Ataol Behramoğlu'nun "Bu Aşk Burada Biter" şiirini nasıl bestelediğini anlattı. Ne büyük bir cesaret gösterdiğini, ustanın da ne büyük bir olgunlukla onu kucakladığını. Gülçin dans ederek karanlığa karışmıştı çoktan. Masanın köşesinde artık Jehan Barbur oturuyor, tatlı tatlı dinliyordu anlatılanları. Coşkuyla şarkıya eşlik ediyorduk biz de... "Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim / Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver / Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim / Ve ben çekip giderim, bir nehir akıp gider" sözlerinden cesaret alıp biz de kalkalım artık "Yola koyulma zamanı" dedik.

 

YOLDA YILDIZ TİLBE "YİNE SEVEBİLİRİM" DİYE KESTİ ÖNÜMÜZÜ

 Rastgele çıkılan yollar hep bilinmezlerle ve sürprizlerle doludur. Siz nereye gideceğinizi bilmeden yola koyulursanız, yolların da size yol boyu tatlı sürprizler yapmasını baştan kabul etmiş olursunuz. Gece farlarımızla ağır ağır ilerlerken birden Yıldız Tilbe kesti önümüzü. Üstü açık yazlık bir araba. Direksiyonda elbette yine Tuna Kiremitçi. Gece gece yollarda yalnız olmamıza gönülleri razı olmamış. Atlayıp peşimizden gelmişler. Yıldız Tilbe arabanın camına çıkıp oturmuş, yan taraftan aşağıya doğru sarkmış, bağıra çağıra o şarkıyı söylüyordu "Ah yine sevebilirim hayatı / Ah yine bulabilirim aşkı / Ah yine duyabilirim sanki / İçimde çalan o şarkıları..." Rengarenk çiçekler açtı bütün ruhumuzda onu görünce. Yüzümüz, gülüşümüz aydınlandı. Bazı kadınlar işte böyle lunapark gibidir. En katran karası geceyi anında gökkuşağına boyayabilir.

HÜZÜNLÜ SON VİRAJ

Yıldız Tilbe'den aldığımız moral ve vitamin bizi bir süre daha idare eder, dedik ve yeniden yola koyulduk. Arabaya yakıt takviyesi gibi ruhumuza hayat yedekleyip giderken Tilbe, coşa taşa bir süre sonra nasıl olduğunu anlamadan kendimizi bir gece kahvesinde bulduk. Gökçe Bahadır, ince belli çay bardağıyla gizlemeye çalışıyordu yalnızlığını. Tek başına oturmuş, sayısını çoktan unuttuğu sonbaharlarını düşünüyordu. "Nereden bileceksin nasıl öldüğümü / Yapraklarımı nereye döktüğümü" diye başladı söze, sitem ve gözyaşlarıyla devam etti "Yanlış bir ağacım, yorgunu aşkın / Ne söylesin sana kurumuş dallarım / Kalbin silmiyorsa elin ne yapsın / Dört kitapta bu yazarken" Geceden bile ağır gelmişti şarkısı. Hele de şu son sözü de söyleyince "Deseler ki hayat kısa / Yalnız bir nefes ömrün / Ben yine harcarım onu, döndüğün gün..." Allah'tan Sena Şener yetişti hepimize. "Birden Geldin Aklıma" şarkısıyla mevsimin birdenbire kıştan yaza dönebileceğine inandık yeniden. 

"KALBİN DEĞİLSE SON GÜLEN..."

 Her yolun bir sonu vardı. Her yol bir yerde bitiyor, sonra oradan yeni bir yol başlıyordu. Bu yolun sonunda Tuna Kiremitçi, son sözü Gülay'la söylemek için bizi bekliyordu. Lafı uzatmadan dalıverdi ciğerden "Bir gün kederle, bir gün neşeyle / Bir seslenişle varsın bu dünyada / Gördüklerinle, görmezden geldiklerinle, baktıklarınla hayata" Ve bize -şimdilik- şöyle veda etti "Sen çöllere yağmur olsan ne fayda / Bir damla yoksa aşktan kendi dünyanda / Kalbin değilse son gülen..." Haklıydı, hem de çok haklıydı...

GENÇ MÜZİSYENLERE YENİ BİR PLATFORM

Birçok önemli festivale imza atan İstanbul Blue Night ile Sony Müzik Türkiye'den müzik sektörünü heyecanlandıran bir proje geldi. 

İki şirket, alternatif müzikle uğraşan gençleri desteklemek için "İstanbul Blue Night Records"u hayata geçirdi. Bu sayede birçok genç grup kendilerini ifade etme, hayal ettikleri müziği hayata geçirebilme ve kitlelerle buluşabilme fırsatı bulacak. Bu alt plak markasıyla yayınlanan ilk single benim de çok sevdiğim, her albümlerini heyecanla takip ettiğim Gece grubundan geldi. Grubun yeni şarkısı "Tik Tak"a bayıldım. Gece'den hemen sonra, hız kesmeden Ankara'lı yeni bir grubun, Nadas'ın ilk single'ı "Kaçamak" yayınlandı. Yakın zamanda YÖKŞ'den de bir sürpriz geliyor. Açılımı "Yok Öyle Kararlı Şeyler" olan bu grupla henüz tanışmadıysanız çok şey kaybettiğinizi söyleyebilirim. Grubun birkaç ay önce Sony'den çıkan "Beklenen" albümü baştan sona heyecan vericiydi. Hem sözel hem müzikal olarak yılın en iyi albümlerinden birine imza attılar. Yeni müzik platformumuz hayırlı olsun diyor, hem yeni grupların hem sevdiğimiz müzisyenlerin yeni projelerini de aynı heyecanla bekliyoruz.

MANİFESTOMUZ "YAŞASIN HAYAT"SA HADİ BUYRUN GZONE İLE DANS PİSTİNE...

Şehrazat ve Sezen Aksu'nun "Manifesto" şarkısından aldığımız yaşam enerjisiyle gelin bu haftayı “Gzone Rainbow Anthems Vol: 2” albümüyle dans ederek kapatalım. “Yaşasın hayat” diyerek hayatı kutlayalım. İlki yaz başında yayınlanan, Türkiye’nin LGBT yaşam dergisi Gzone'un Sony Music Türkiye ile hazırladığı bu özel derlemenin ikincisinde yine birbirinden eğlenceli ve coşkulu şarkılar birarada. Yeni kuşağın yıldızları Sia, Kesha ve Britney Spears'tan bizim kuşağın efsane isimleri Whitney Houston, Jennifer Lopez ve Cake'e uzanan 17 şarkılık enerjisi bol bir albüm bu. Albümün sürpriziyse Atiye yorumuyla yeniden hayat bulan Bülent Ersoy klasiği "Maazallah"... Sözlerini Türk pop müziğin en kıymetlilerinden Şehrazat'ın yazdığı bu efsane şarkı, yıllar sonra Catwork'un düzenlemesi ve Atiye'nin yorumuyla yeni kuşağı da dans pistlerine davet ediyor. Bülent Ersoy'un baskın imzasından sonra "Maazallah"ı böyle yeni ve enerjik bir halde görebileceğim hiç aklıma gelmezdi. Ama olmuş, olabilmiş. Atiye ve Catwork "Maazallah"tan adeta yeni bir dans şarkısı yaratmayı başarmış. Bu şarkıda bir sürpriz daha var. O da çok yakında bizlerle buluşacak genç müzisyen Can Kızıltuğ. "Maazallah"taki tutkulu vokalinden sonra herkesin kim olduğunu merak ettiği o genç adam, çok yakında Türk pop müzik dünyasına iddialı bir merhaba diyecek. Albümde Burçak'ın "Home Alone" şarkısına da özel ilgi gösteriniz. Burçak, bir süre önce yine Sony Music'in lanse ettiği genç müzisyenlerden. Çok farklı bir dünyası var. Lunapark gibi rengarenk şarkılar yazıyor. Birkaç ay önce "Abrakadabra" single'ı çıktı Sony'den. "Home Alone" ile birlikte Burçak'ın diğer şarkılarını da dinleyiniz.