1 Ocak Filmleri

ALTIN PALMİYE’DEN ÇOK DAHA FAZLASI..

“DHEEPAN”

Cannes’da büyük ödül Altın Palmiye’yi kazanan “Dheepan”, sadece bu nedenle bile önemli olsa da başka artıları da mevcut. Avrupa’yı saran mülteci akını ve terör belası okumaları üzerinden son derece anlamlı sözleri olan bir film. Sri Lankalı bir Tamil üyesi, iç savaştan kaçar, Fransa’nın başkenti Paris yakınlarında bir toplu konuta mülteci olarak sığınır. Dheepan’dır adı onun. Yanına bir kadın ve bir kız çocuğunu alınca herkes onları şiddetten kaçmış mülteci ailelerden biri sanır. Dheepan, bela istemez gerçekten de. Ama kültür farklılıkları ve gündelik hayatın getirdiği şiddetle baş etmekte zorlanır. Dalgalara karşı koymak yerine onlara uyum sağlamayı seçer. Sorumlu hissettiği yanındaki iki can’la bir aile olmak ister. Hem, sonradan da aile olunabilir belki.. Önceki işleri “Yeraltı Peygamberi” ve daha yakın tarihli “Pas ve Kemik”le zaten beğenilen bir sinemacı olan Jacques Audiard’ın bu filmde kendini aştığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Öyle festivallerde ödül kazandı diye dudak bükülebilecek, anlamsız bulunabilecek, hele sıkıcı olabilecek bir film asla değil “Dheepan”. Daha önce sinema deneyimi pek olmayan üç oyuncunun başrolde yer aldığı bu çarpıcı filmi son karesine kadar heyecanla izleyeceksiniz. (5 üzerinden 4 buçuk)

BİR EFSANENİN DOĞUŞU..

“DENİZİN ORTASINDA”

Sevimli yüzüyle bir dönemin çocuk oyuncusu, sonrasının giderek ustalaşan yönetmeni Ron Howard, o çok iyi bildiği, Hollywood seyircisini her defasında cezbeden “formül”ü, bu kez açık denizlerde denemiş. Filmin isminden ilk başta anlaşılmıyor ama hikaye, Herman Melville’in ünlü “Moby Dick” romanına ilham veren, 1820’lerde Pasifik Okyanusu’nda geçtiği varsayılan mit’e dayanıyor. Balıkçıların başına bela olan dev ispermeçet balinasının hikayesine. Gemiciler o kadar şiddetli bir saldırıya uğruyor ki “av avcı oluyor”, hatta “azrail”e dönüşüyor. İnsanoğlunun çok iyi bildiğini sanıp şımardığı doğa karşısındaki cezalandırılışını izlediğimiz film, kolayca savrulabilecek hikayesine rağmen dümendeki Oscarlı yönetmeni sayesinde her defasında suyun üzerinde kalmayı başarıyor. Ama sakın ola önceden fragmanı izlemeyiniz, zira neredeyse bütün filmi anlatıyor. Görsel efektlerin biraz bol kepçe kullanıldığı filmin başrollerinde Chris Hemsworth, Cillian Murphy, Brendan Gleeson, Ben Whishaw gibi saymakla bitiremeyeceğimiz kalburüstü oyuncular yer alıyor. Denizde geçen etkileyici bir macera aramıyorsanız o başka. (5 üzerinden 3)

EVLİLİK ÜZERİNE DENEMELER..

“KOCAN KADAR KONUŞ: DİRİLİŞ”

İlki gösterime gireli çok olmadı ama yapımcılar bir “diriliş”ten söz ediyor. Neyse ki Şebnem Burcuoğlu’nun aynı isimde bir kitap yazdığını öğrenip rahatlıyoruz. İlk film gişede beklenenin üzerinde başarı elde etmişti. Devamı da belli bir potansiyel taşıyor elbette. Ezgi Mola ve Murat Yıldırım yine başrollerde. Kızımız Efsun, geleneksel toplum kalıplarına meydan okuyarak sevdiği adama, oğlumuz Sinan’a evlilik teklifi yapar. Ama evlilik, aslında iki kişinin değil, onların ailelerinin evlenmesi demektir. Efsun ve Sinan bunu biraz geç anlar. İlk filme oranla komedi dozunun artırılmaya çalışıldığı devam filminin yönetmeni de bir kez daha Kıvanç Baruönü. Yan rollerde Hümeyra ve Nevra Serezli yer alıyor. (5 üzerinden 2.5)

 “KORKMAZ, SÖNMEZ BU ŞAFAK..”

“BASKIN: KARABASAN”

Gece devriyesine çıkan 5 polis, gelen bir yardım çağrısı üzerine rotayı terk edilmiş eski bir karakola kırar. Ama kabus daha yolda başlar. Vardıklarında ise bölge sakinlerinin hiç de “sakin” olmadıklarını fark ederler. Hikayeyi ilginç kılan, kahramanlarımızın polis olması. Rozet de onlardadır silah da. Ama korku rütbe tanımaz. İnsanızdır sonuçta vs.. Can Evrenol’un ödüllü kısa filmini uzun metraja dönüştürdüğü yapım, Toronto Film Festivali’nde de “Geceyarısı Çılgınlığı” seçkisinde gösterilmişti. Başrollerde Görkem Kasal, Muharrem Bayrak, Mehmet Akif Budak ve Mehmet Fatih Dokgöz oynuyor. (5 üzerinden 2 buçuk)

YERLİ DRAM DENEMESİ..

“SADAKAT”

Vizyon tarihi itibarıyla bu haftaya son anda eklenen drama türündeki “Sadakat”, karakterlerin olaylara bakış açısına göre değişmesi üzerine kurulu. İbrahim, eşi Zeynep ve İbrahim’in yakın arkadaşı Salih, yaşadıkları olayları kendi bakış açılarıyla değerlendiriyor. Elbette bir çatışma noktası kaçınılmaz olarak yaklaşıyor. “Asfalt Çiçekleri” filminden tanıdığımız Kamil Koç’un yeni filminin başrollerinde Ahmet Saraçoğlu, Melih Selçuk, Ayfen Dönmez ve Haldun Boysan var. (5 üzerinden 2 puan)

HIZLI VE TÜYLÜ..

”ALVİN VE SİNCAPLAR: YOL MACERASI”

Gerçek oyuncularla üç boyutlu çizgi karakterleri buluşturan macera tam gaz devam ediyor. Hmm, pekala, tam gaz diyemesek de bir şekilde sürüyor. Tereddütümüz boşa değil, zira filmin bir hikayesi olduğundan emin değiliz. New York’ta geçen filmde; Alvin ve dostları, Dave’in yeni sevgilisine evlilik teklifi edeceğini düşünüp onu bu “yanlış” karardan vazgeçirmek için kolları sıvıyor. Walt Becker’in çektiği filmin başrollerinde Jason Lee ve Jesica Ahlberg var. Seslendirme kadrosunda ise Justin Long’un adı öne çıkıyor. Evde elektrikler gittiyse, yani tv’de seyredecek herhangi bir animasyonunuz yoksa, şans verilebilir (5 üzerinden 1 buçuk)