NTV

Hande Birsay: Büyük konuştuğum her şey başıma geldi

Sanat

Öykü Özdoğan’ın hazırlayıp sunduğu “20 DAKİKA”, sosyal medyada “hihieved” ismiyle “annelik” klişesini yıkan Hande Birsay’ı konuk etti. Birsay, NTV Radyo dinleyicilerine annelik deneyimlerini ve “Emiyor mu?” isimli yeni kitabını anlattı.

HANDE BİRSAY KİMDİR?

Mükemmel annelik klişesini bozan ve son dönemlerde sosyal medyada fenomen haline gelen Hande Birsay, “Her şey anne olmamla başladı. Hamileyken bir sürü kitap okudum, fosforlu kalemlerle altını çizdim. Ancak annelik tecrübe etmeden bilinmiyormuş ve her gün yeni şeyler öğreten bir deneyimmiş. Hiçbir şey hayal ettiğim gibi pembe olmadı. Başta hayal kırıklığı yaşadım, ama daha sonra bundan zevk almaya ve gülmeye başladım” dedi.

"100 BİNLERE HİTAP ETTİĞİM BİR PLATFORM OLDU”

Mizahın sorunlarla baş etmenin en güzel yolu olduğunu belirten Birsay, “Tecrübelerimi tersten yazarak bir sosyal medya hesabı açtım. Ağzıma helva tıktığım bir fotoğrafın altına ‘Hamilelikte sadece iki kilo aldım ve sadece Akdeniz tipi beslendim. Her zaman da bakımlıydım’ yazdım. Bu paylaşımla başlayan “hihieved” hesabım bugün 100 binlere hitap ettiğim bir platform haline geldi. Sonra da bu kitap ortaya çıktı” dedi.

“BÜYÜK KONUŞTUĞUM HER ŞEY BAŞIMA GELDİ”

“Hihieved” hesabının sadece annelikle ilgili değil, büyük konuşup başına gelen şeyleri de anlattığını söyleyen Birsay, “Bebekle birlikte ev ararken ‘İşe yakın olsun, anneme asla yakın oturmam’ diyordum ve annemin üst katında oturmaya başladım. İçinden çikolata taşan bir sufle paylaşıp ‘Şekersiz beslenmede 21. gün’ yazmam da büyük konuşup başıma gelen şeylerden biri. Ama annelikte malzeme bitmiyor. Bu yüzden ağırlıklı olarak annelik üzerine paylaşımlar yapıyorum. Sosyal medyada annelik üzerine çok fazla tek tip ses çıktığını düşünüyorum. O yüzden bu aykırı seslere ihtiyaç vardı. Onlardan biri olduğum için de çok mutluyum” dedi.

“MÜKEMMEL ANNELİK BENİ TEĞET GEÇTİ”

“Emiyor mu?” kitabının arka kapağında “Mükemmel annelik beni teğet geçti. İyi ki de geçti” diyen Birsay, Time Dergisi’nin de geçtiğimiz aylarda “Mükemmel annelik miti üzerine” başlık attığını söyledi.

Birsay, “Bu baskılar bizde ağırlıklı olmak suretiyle dünyanın geneline yayılmış, anneler üzerinde kurulan bir baskı çeşidi. Çıkış noktası da anne sütüyle başlıyor. ‘Emiyor mu?’ bir ilişki kurma şekli olarak tasavvur ediliyor. İnsanlar ‘Merhaba’ der gibi bu soruyu soruyor. Bunun mahrem olduğunu düşünüyorum. Çünkü hemen her anne, bebeğine anne sütü vermek ister. Ama olmayınca da dünyanın sonu değil. Bunu tersten anlatmaya çalışıyorum” dedi.

“SEN DAHA DUR, BUNLAR İYİ GÜNLERİN”

“Nasıl doğdu?’, ‘Normal doğurdun değil mi?’, ‘Niye ağlıyor?’, ‘Bu çocuk aç’, ‘Kucağa alıştırmışsın’, ‘Ben hamileyken iki kilo almıştım’, ‘Emzirirken 32 kilo verdim’, ‘Sen daha dur bunlar iyi günlerin” gibi cümlelerle kitabında anneliği ironik ve samini bir dille anlatan Birsay, “Sürekli insanlar bizden kötü günler bekliyor. Konuştuğum, dertleştiğim annelere her geçen gün daha kolaylaştığını söylüyorum. Tabii ki her dönemin farklı zorlukları var. Ama kötüye değil, pozitif hikayelere odaklanırsak her şeyin üstesinden gelineceğine inanıyorum” dedi.

Annelikte ilk üç ayın kendisi için en zor dönem olduğunu belirten Birsay, oğlu Kerem’in konuşmaya başladıktan sonra rahatladığını söyledi. Birsay, “O kendini ifade etmeye başladı. Ben anneliği öğrendim, çocuğum da karakterini... Kendi yolumu bir şekilde buldum. Ama ilk başta her söylenene açık olduğun ve sürekli yetersizlik hissinin beslendiği bir dönem olduğu için zorlanıyorsun. Sonra ‘Bir dakika ben hallediyorum’ diyorsun ve o zaman daha kolaylaşıyor” dedi.

“ANNELİK, ‘KUTSAL ANNELİK’ BAŞLIĞI ALTINDA MİTE DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞ BİR KAVRAM”

“Emiyor mu?”yla anneliğin kitaplarda yazıldığı gibi “Mükemmel annelik” olmadığını samimiyetle aktarmaya çalıştığını belirten Birsay, çok güzel tepkiler aldığını söyledi.

Birsay, “Annelik, ‘Kutsal annelik’ başlığı altında mite dönüştürülmüş bir kavram ve tartışmaya çok kapalı. Bu konuda yaşadığımız beceriksizliklerimiz, hayal kırıklıklarımızdan ziyade hep pembe kurdeleli, anneli-kızlı, anneli-oğullu takımlar, sürekli yemeklerinin hepsini bitiren, ‘Uyu’ deyince uyuyan çocuklar, hiç anne babalarını zorlamayan çok erken okumayı söken ve hep kitabına göre giden tecrübeler ne yazık ki daha görünür. Ben, ‘Hayır, annelik bu değil’ demiyorum. O da olabilir. Ama işin bu tarafı da var. Gelen tepkiler de yalnız olmadığımı gösteriyor. O yüzden çok mutluyum” dedi.

“ANNELİK, KAPI ARKASINDA ÇEKİNEREK KONUŞTUĞUMUZ BİR MESELE”

Birsay, “Avrupa’da anneler öyle değil, Türkiye’de anneler böyle” yaklaşımı içinse “Tabii ki, alışkanlıklardan gelen pek çok farklılıklar var, çok daha özerkler. Ama onlar da pek çok sorun yaşıyor. Yabancı kaynakları, forumları okuduğunuzda da bunu anlıyorsunuz. Onlar sorunlarını daha rahat konuşuyor. Biz geleneklerimize çok bağlı olduğumuz için sıkıntıları pek fazla konuşmuyoruz. Annelik, kapı arkasında çekinerek konuştuğumuz bir mesele” dedi.

“ANNE OLMADAN ÖNCE UÇAKTA ÇOCUK GÖRÜNCE ‘BU YOLCULUK NE ZAMAN BİTECEK’ DİYEN BİRİYDİM”

Birsay, anne olmadan önce uçakta ağlayan bir çocuk görünce “Bu yolculuk ne zaman bitecek” diyen biriyken ağlayan bir çocuk gördüğünde çantasında oyuncak arayan bir kadına dönüştüğünü anlattı. Birsay, “Çünkü artık o kadının orada ne yaşadığını biliyorum. Defalarca onun yerinde oldum. Artık dinleyen, destek olmaya çalışan tarafım. Büyük konuştuğum her şey başıma geldi, iyi ki de geldi. Bana böyle güzel bir yol ve yeni hikaye imkanı verdi” dedi.

Hafta içi her akşam 18.20’de yayınlanan 20 Dakika’nın tekrar bölümleri, ntvradyo.com.tr’de.

ETİKETLER