Yapı Kredi kültür sanat etkinlikleri kapsamında düzenlenen konferansta Beşiktaş metro istasyonu arkeoloji kazıları ele alındı. Taksim'deki Yapı Kredi Kültür Sanat binasının locasında gerçekleştirilen Beşiktaş Arkeoloji Kazıları – Kurganların Anlattığı Bir Göç Hikayesi konferansında İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü Rahmi Asal konuşmacı olarak yer aldı.

'TAMAMINDA ÇALIŞMA YAPILAMADI'

Asal, Beşiktaş'ta şu anda kazı çalışması yapılan yerin 1950'li yıllarda tramvay deposu olarak kullanıldığını belirterek, "2 farklı alanda kazı yapıldı. Birisi şaft, diğeri istasyon alanı. Yaklaşık 6 bin metrekarelik bir yer ama tamamında henüz bir kazı çalışması yapılamadı" dedi.

Kazılar sırasında ilk etapta Osmanlı dönemine ait kalıntılara rastladıklarını aktaran Asal, şöyle devam etti: "Kalıntıların hepsinin belgeleme çalışmaları yapıldı ve daha sonra Bölge Koruma Kurulu kararıyla yerlerinden kaldırıldı. Daha sonra şaft alanının yakınında Bizans dönemine ait bir duvar kalıntısı bulduk. Dönem dönem 17. yüzyıla yıla ait Osmanlı'dan kalma buluntular elde edildi. Ayrıca alanda bir kuyu ortaya çıktı. Kuyu aslında Tunç Çağı tabakası ile neredeyse aynı kodda ve iyi bir oranda korunmuş durumdaydı. Kuyunun içini boşalttığımız sırada kurşun madalyon, tek boyun taşı, pişmiş toprak ve milattan sonra 8. yüzyıla ait amforalar elde edildi. Bu kazılarda aslında Beşiktaş'ın çok güzel bir arkeolojik stratigrafisi ortaya çıkarıldı."

"78 ADET KURGAN MEZARLIĞI"

Rahmi Asal, kazıların son tabakasında bugünden yaklaşık 5 bin 500 yıl öncesine tarihlenen kurgan tipi mezarların ortaya çıktığını ve mezarlıkların milattan önce 4 bin yılın ortası ile 2 bin yılın sonundaki erken göç yollarına ilişkin önemli bilgiler verdiğini söyledi.

Şu anda üzerinde çalışılan son tabakadaki mezarlıkların Tunç Çağı'na ait olduğunu belirten Asal, "Kazılarda şu ana kadar toplam 78 adet kurgan mezarlığı ortaya çıkarıldı. Bunların 72'sini ilk Tunç, diğerlerinin de son Tunç'tan kalma olacağını düşünüyoruz. Fakat çalışmalar devam ediyor, henüz netleştiremediğimiz mezarlar da ortaya çıktı." diye konuştu.

11 ANA SEMBOL 14 ALT GRUP SEMBOL BELİRLENDİ

Kazılarda mezarların birbirine bağlı olduğunu tespit ettiklerini anlatan Asal, şunları kaydetti: "Mezarlarda yapı malzemesi olarak doğal taşlar kullanılmış ve birbirini kesen halkalar şeklinde yapılmış. Mezarların içindeki toprağın da çok homojen ve temiz bir toprak dolgusu olduğunu tespit ettik. 2. evre dediğimiz mezarlarda da inşa şeklinde gördüğümüz tek fark kullanılan taşlardan kaynaklıydı. 1. evrede kurganların içinde birçok gömü şekliyle karşı karşıya kaldık. Bunlardan birisinin dışarıda yakılarak, kurganların içine bırakmasıydı. Bazen yakma işlemi yapıldıktan sonra urnelere konularak, getirilen gömü şekilleri var veya dörtgen sandukalar şeklinde mezarlar var. Ayrıca bazı mezarlıklara hediyeler bırakılmış."

Asal, kazılarda ayrıca mezarlıkların yanı sıra 11 farklı ana sembol ve 14 alt grup sembolün belirlendiğini sözlerine ekledi.