Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul şubesi ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültürel ve Sosyal İşler Daire Başkanlığınca, TYB'nin Sultanahmet'teki merkezinde düzenlenen etkinliğin ilk oturumunda, moderatörlüğü Bünyamin Yılmaz üstlendi.

Toplantıda konuşan şair ve senaryo yazarı İsmail Kılıçarslan edebiyat dergilerinin, genç şair ve yazarların yeteneklerini geliştirmesine katkılarının büyük olduğunu aktararak şöyle konuştu:

"Şair olmak ve şiir yazmaktan anlamak başka bir boyuttur. Edebiyat dergilerinin şairlere yaptığı en büyük etki, okur ve yazar çevresi kazandırmaktır. Edebiyat dergileri genç şairlerin yetişmesinde önemli etki alanlarıdır. Benim için ilk okul diyebileceğim tecrübe, 1996 yılında Kaknüs Dergisiyle olmuştur. O dergi bana çok hızla bir edebiyat dergisinin nasıl çıktığıyla ilgili fikir vermiştir mesela. Sonra Hece geldi. Hece kurulduğunda ilk sayısında bir şiirim var. Çok kısa bir süre sonra Yedi İklim'e de şiirler vermeye başladım. Sonra bir gün İbrahim Tenekeci geldi, Kırkayak'ı Kırklar'a çeviriyoruz. Sen de gel dedi. Kırklar'a karıştım."

Etkinlikte Hece Dergisi'ni anlatan şair ve yazar Hayriye Ünal, geçmiş ve gelecek arasında bir köprü olduklarını aktararak şu bilgileri verdi: "Hece dergisinde genel yayın politikası olarak, hem geçmişle sağlam bağlar kurmayı, hem de geleceğe projeksiyon tutmayı önemseyen bir politika benimsedik. Benim ilk şiirim 1997 yılında yayımlandı. O yıldan beri genç şair olarak başladığım dergide şimdi de genç şairlerin şiirlerine bakan editor olarak yer alıyorum."

Biz gelenek sayısı da bilimkurgu veya işte dijital kültürle ilgili olan sayıyı da yaparız diyen Ünal ayrıca, Hece dergisinin etki alanından bahsederek, genç yazar ve şairlere uzaktan erişilebilir atölye imkanı sağladıklarına vurgu yaptı.

Sönmez: "Türkiye'de 10 bin kişiden biri, edebiyat dergisi okuyor"

Bir Nokta Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Mürsel Sönmez ise 1923'le birlikte Anadolu insanının kültürel anlamda eziklik yaşadığını ifade ederek, şunları aktardı: "Bu mahalle, yani yerli kültüre, bu toprağın değerlerine bağlı olan insanlar, taşralılığın getirdiği ezilmişliğin psikolojisi ile; iri giyimli, bol protein almış, çok iyi markalar giyinen ve insanlara üstten bakmanın ya da salon adamlığının ustalığını çok iyi talim etmiş abiler ve amcalar karşısında çok yetkin ve yetenekli insanlar olmalarına karşın eziliverdiler. Eziklikten kurtulmamız lazım. Biz çok daha dinamik bir kültür sanat hayatına sahibiz. Yerliler bu anlamda dergiler çıkarttılar, Bir koroyuz ve bir türküyü seslendirmeye çalışıyoruz. Yerli düşünce salt bu ülke insanının ya da Asya halklarının değil, bütün dünya halklarının çıkış kaynağıdır. Başka bir çözüm yok."

16 yıldır çıkan Bir Nokta dergisinin önemine işaret eden Sönmez, Türkiye’de egemen olmuş yabancılaştırıcı, batıcı ideoloji tarafından bir uyuşturucu ve kültürel anlamda dönüştürücü, egemen emperyalizme biat ettirici anlayışa karşı olduklarını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz dergiyi bir örgüt gibi gördük. Bir Nokta Dergisi'nde, dünya görüşü olarak bir disiplin oluşturmaya çalıştık. Türkiye'de 10 bin kişiden biri, edebiyat dergisi okuyor. Allah'ın bize şiir yazdırmasını bir nimet olarak görüyorum."

Etkinliğin, Yağız Gönüler yönetimindeki ikinci oturumunda, İsmet Özel ve dergiciliği konuşuldu. “İSMET ÖZEL Şiire Damıtılmış Hayat” kitabının yazarı Prof. Dr. İbrahim Tüzer, "Şairin hayatı şiire dahildir. O, her şeyi inanarak yapmaya çalışır" tespitinde bulundu. "Dergilerden Kısa Öyküler" bölümünde ise, Selvigül Kandoğmuş Şahin, Hasibe Çerko, Nuhan Nebi Çam, Naime Erkovan, Ercan Köksal, ve Ali Işık dergilerde yayımlanan öykülerini dinleyicilerle paylaştı. 

Edebiyat Mevsimi 24 Ekim'de sona erecek.