Ünlü neyzen Mercan Dede, "Çoğu zaman eserlerimde bir imza, isim yok. Çünkü zaten eserin sanatçının imzası olduğunu düşünüyorum. Benim sanatım yaşadıklarımın elden geldiğince samimi bir iz düşümü olarak algılanmasıdır" dedi.

Sanata yeni bir bakış açısı getirmeyi amaçlayan Ramart Platform tarafından organize edilen Deneyim Aktarım Platformları'na Mercan Dede konuk oldu.

Ramart Platform 2019 küratörü Beste Gürsu'nun yönetiminde gerçekleşen söyleşi, Türk ve İslam Eserleri Müzesi Hipodrom'da yapıldı.

Dede, söyleşinin başlığının "Yaşam Sanatı" olduğunu hatırlatarak, "Bu başlığı seçmemizin bir sebebi, ben kendimi hiçbir zaman sanatçı olarak görmedim, görmüyorum da... Ne müzik ne de güzel sanatlarda... Çünkü sanatın başka bir kategori olduğunu düşünüyorum. İnsanlar bunun çoğu zaman tevazudan kaynaklanan bir şey olduğunu düşünüyor, tevazuyla da ilgili değil. Gerçekten sanat kavramıyla ilgili olduğunu düşünüyorum. Birine 'Neden nefes alıyorsun?' diye sormuyorsunuz. Nefes almak yaşamın bir parçası. Sanat da benim için öyle. Kendinizi gördüğünüz keşfettiğiniz bir ayna işlevi olduğunu düşünüyorum sanatın" ifadelerini kullandı.

Sanat eseriyle sanatseverin arasına girilmemesi gerektiğini dile getiren Mercan Dede, "Çoğu zaman eserlerimde bir imza, isim yok. Çünkü zaten eserin sanatçının imzası olduğunu düşünüyorum. İnsanları sanat eserleriyle baş başa bırakmayı seven birisiyim. Benim sanatım yaşadıklarımın elden geldiğince samimi bir iz düşümü olarak algılanmasıdır" diye konuştu.

"ESAS SANAT YAŞAM"

Sanatçı, "Dünya" albümünün kapağında, gittiği ülkelerde çektikleri fotoğraflardan oluşan bir resim olduğunu kaydederek, "Bu da yaşamın o anlamda iz düşümü. O yüzden 'yaşama sanatı' diyorum. Çünkü bence esas sanat yaşamın, hayatın kendisi" açıklamasını yaptı.

Dünyanın zor bir dönemden geçtiğini söyleyen Mercan Dede, bu süreçte "sanatın, insanları birleştiren son ortak dil olduğu" değerlendirmesinde bulundu.

Mercan Dede, Suriye ve Afrika gibi ülkelerde görülen sıkıntılara ve insan yaşamındaki dertlerin varlığına işaret ederek, "Bazen zor, daha fırtınalı ama kalp çarptığı sürece umut var. Umut olduğu sürece aslında sorumluluk da var. Ben bu sorumluluğun, hayata her şeye rağmen bize verdikleri için teşekkür etmek olduğunu düşünüyorum. Teşekkür, sözle değil eylemle yapılabilecek bir şey. Sanatçı, bunu sanatıyla ifade edebilmeli" şeklinde konuştu.

Ramart Platform, geçmişin bilinciyle sanatta günceli yakalamak adına 22 ülkeden, farklı disiplin ve jenerasyondan 99 sanatçıyı "Fecr" sergisiyle İstanbul, Türk ve İslam Eserleri Müzesinde bir araya getirdi.

Söyleşiler, Deneyim Aktarım Platformu ve Performans Platformu kapsamında ziyaretçileri sanatçılarla buluşturan sergi, 12 Mayıs'a kadar ziyarete açık kalacak.