Ömer Faruk Aksoy: Hollywood'a gitmek için 20 yaşında evden kaçtım

Belgesel yapımcısı, yönetmen, kameraman ve sunucu Ömer Faruk Aksoy, Hollywood'a gitmek için 20 yaşında evden kaçtığını belirterek, "Tek yön biletiyle Paris'e gittim. Hollywood nasip olmadı ama belgeselci oldum" dedi.

Anadolu Ajansı 22.04.2020 - 13:53

Ömer Faruk Aksoy: Hollywood'a gitmek için 20 yaşında evden kaçtım

Belgesel yapımcısı, yönetmen, kameraman ve sunucu Ömer Faruk Aksoy, Hollywood'a gitmek için 20 yaşında evden kaçtığını belirterek, "Önce tek yön biletiyle Paris'e gittim. 1972 sonbaharında Paris'ten İsviçre'ye 500 km yolu bisikletle gittim. İsviçre'de 2 sene kadar kaldım. Hollywood nasip olmadı ama belgeselci oldum" diye konuştu. 

İstanbul'da 1952 yılında dünyaya gelen Aksoy, babasının talebelerine verdiği söz üzerine gittiği imam hatip okulundan 1972'de mezun oldu.

Aksoy, İsviçre'de fotoğraf ve sinema eğitimi aldıktan sonra 1974'te Yeşilçam'da pek çok filmde görüntü alanında görevlerde bulundu.

TRT 2'nin sevilen belgesel programı "Evliya Çelebi"nin sunucusu Ömer Faruk Aksoy, 35 yılın ardından 2018'de Türkiye'ye dönüş hikayesini, Suudi Arabistan'da geçen yılları, Granada'da çektiği belgeseli, televizyon programını ve yeni projelerini, telekonferans yöntemiyle anlattı.

"HOLLYWOOD NASİP OLMADI AMA BELGESELCİ OLDUM"

Uzun yıllar yaşadığı Suudi Arabistan'da, fotoğrafçılık ve görüntü yönetmenliği yapan, National Geographic'in "Inside Mecca" ve BBC'nin "The Hajj: The Journey of a Life Time" adlı belgesellerinde imzası olan Aksoy, 1960'lı yılların sonunda Türkiye'yi otostopla gezmeye başladığını belirterek, "Seyahate çok meraklı olduğum için güzel yurdumuzu otostopla gezmeye başladım. O bakımdan annem bana 'Evliya Çelebi oğlum' derdi. Onun da mutlaka bir tesiri olsa gerek ki aradan 40 yıl falan geçti ve böylece bir Evliya Çelebi serüvenine, belgeseline başlamış olduk." diye konuştu.

Ömer Faruk Aksoy, Hollywood'a giderek sinemacı olmak istediğini fakat babası izin vermediği için evden kaçtığının altını çizerek, "20 yaşında Hollywood'a gitmek için evden kaçtım. Tek yön biletiyle Paris'e gittim. 1972 sonbaharında Paris'ten İsviçre'ye 500 km yolu bisikletle gittim. İsviçre'de 2 sene kadar kaldım. Hollywood nasip olmadı ama belgeselci oldum." dedi.

Fatma Girik imam hatipli olduğum için bana "İmam oğlum" derdi
Avrupa'da fotoğrafçılık ve sinema öğrendikten sonra 1974'te tekrar İstanbul'a döndüğünü aktaran Aksoy, şu bilgileri verdi:

"Dönünce Yeşilçam'a girdim. Aklınıza kim geliyorsa, o tarihlerde Cüneyt Arkın, Necla Nazır, Fatma Girik'le çalışma imkanım oldu. Fatma Girik "İmam oğlum" derdi bana, çünkü benim imam hatipli olduğumu biliyordu. Ondan sonra da tekrar Avrupa'ya çıktım. 1980'deki bu çıkış artık bir daha 35 sene Türkiye'ye dönmememe vesile oldu. Neden? Çünkü belgeselciliğe başladım. Müslüman olmuş İngiliz filmcilerle Afrika, Uzak Doğu, Amerika ve Avrupa'da bazı yerlere gittik, çekimler yaptık. 1981 yılında Londra'dan iki haftalık bir çekim için Suudi Arabistan'a gitmiştik fakat o iki hafta da 34 yıl oldu. Çünkü orada kaldım, evlendim ve BBC, National Geographic, Discovery gibi kanallara hac ile ilgili belgeseller yapma imkanım oldu çok şükür ve 2 sene kadar evvel de tekrar Türkiye'ye döndüm. Hamdolsun bu güzel vatanda, İstanbul'umuzda çalışmalarımızı başka bir yönde devam ettiriyoruz."

Corona virüsten korunmak amacıyla, Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan "Evde kal" çağrısına destek verdiğini söyleyen Aksoy, "Her şeyde bir hayır vardır. Ben buraya, evime kapandım. Bana büyük faydası oldu gerçekten. Çok kitap okumaya, uzun zamandan beri düşündüğüm projeler üzerinde ciddi olarak çalışmaya başladım. Herkese buradan istirhamım, büyüklerimizin, mütehassısların uyarılarına dikkat edelim ve evden çıkmamaya gayret edelim" ifadelerini kullandı.

Sayfa Yükleniyor...