Hadi sevişelim, sevelim, birlik olalım çağırısıyla bizi hayatın en basit sorunların derinlerinde yüzleştiren, düşündüren, sorgulatan bir oyun: Hadi sevişelim

Neon ışıklarla beyaz bir zeminle sınırlandırılmış, zamansız, mekansız bir dünyanın içine sokuyor.

2002 yılında Rus ve İsrail asıllı yazar Valentin Krasnogorov’un yazdığı “Let’s Have Sex” (Hadi Sevişelim) Rus tiyatrosunda komik ve bir o kadar da felsefik bir yapıt olarak kabul ediliyor.

Defne Kar ve Erdi Kökerer
Defne Kar ve Erdi Kökerer

Tiyatro Teras’ın Shyqyri Caushaj (Şükrü Çavuşay) yönetmenliğinde bu sezon sahneye koyduğu Hadi Sevişelim'de tüm oyuncular ilk kez sahneye çıkıyor.

Oyunun ilk 5 temsili kapalı gişe oynadı ve sezon boyunca her haftasonu oynayacak.

Nişantaşı’nda bundan yaklaşık bir buçuk sene önce çeşitli dizi ve filmlerde rol alan Arnavut oyuncu Shyqyri Caushaj (Şükrü Çavuşay) Türkiye’de oyunculuk anlamında yeni bir şeyler denemek ve estetik algısı oluşturmak için sıfırdan bir eğitim süreci ile başlayan laboratuvar tiyatrosu* Tiyatro Teras’ı kurdu.

*Oyunculuk ve rejisörlük sanatında özgün çağdaş estetik yaklaşımları elde etmek için arayışta olan bir sanatsal ve bilimsel araştırma merkezi.

Yusuf Özhan Tali
Yusuf Özhan Tali

Aslında tiyatroya geçişini tiyatroya olan özleminin yanı sıra kendi sorularına cevap aramak için bir yol olarak görüyor.

Sorularına cevap aradığı bu yolda yalnızca tiyatroya bağlı kalmadığını kimi zaman resim, kimi zaman müzik, sinema ya da fotoğraf gibi çeşitli yollar denediğini söyleyen Caushaj, “Amacım tiyatro değil benim. Tiyatro kendi sorunlarımla yüzleşmek için bir araç. Tiyatroyla bir şey göstermek yerine soruyorum aynı zamanda da. Seyirci sorular soruyor ya da cevaplar veriyor. Ben de kendi içimde sorularıma cevap arıyorum. Bir arayış, bir çırpınış... ‘Hadi Sevişelim’ oyununda kurduğumuz dünya soyut. Deliler Tımarhane’de mi bilmiyorum. Karakterler deli ve akıllıca göndermeler mi yapıyorlar ya da biz kendimizi akıllı zannedip de şarlatanlık mı yapıyoruz? Ben bunun cevabını seyirciye soruyorum. Cevap yerine soru da sorabilirler. Çünkü biz soru sordukça gelişen bir varlığız” diyor.