Müzik hayatım... Hayır! Müzik hayatım değil, hayatım müzikle başladı. Müzikle uğraşan çoğu insanın söylediği gibi müziğin içine doğdum. Zaten böyle olmadığı takdirde müzisyen olmak gerçekten zor. Benim bu alanda çok fazla avantajım vardı. Radyo Eksen’e girmemde de aynı avantajın etkisi oldu. 

Babam o dönemde ve benim çocukluğumda Türkiye’nin en önemli plakçılarından biriydi. Evde, arabada, dükkanda sürekli müziğe maruz kalıyordum. Çocukken beni müzikle doldurdular. Bütün müzik tarzlarını farkında olmadan öğrendim. Babam müziğe çok geniş bir perspektiften bakardı ve çok fazla müzisyen arkadaşı da vardı. Bülent Ortaçgil başta olmak üzere. Bu kadar müziğin içinde olunca dolayısıyla ben de müzisyen oldum. Benim için müzisyen olmak bakkal olmakla eşdeğerdi. Çok sıradandı. Bulunduğum ortam dolayısıyla da kolayca müzisyen oldum ama müzisyen olmak bir iş onu sürdürebilmek başka bir iş tabii...

 “PİNHANİ: DEDEMİN ŞİİRLERİNDE KULLANDIĞI MAHLAS”

Pinhani dedemin şiirlerinde kullandığı mahlas. Bu meşhur bir hikayedir. Ben müzikte ekiplere inanırım. Mesela Şebnem Ferah bir ekiptir. Ekipten güç alınır ama sanatçının ismi ile ilerlenir. Bana şarkıları yazan sensin neden kendi adınla çıkmadın diye çok söylediler. Ben hep bir ekip olsun istedim...

“BESTE YAPMA AMACIM...”

Türkiye’de geçmişten gelen bir halk müziği kültürü var. İlk bestelerimi yaptığımda sadece ritmik olarak bundan besleniyordum. Radyo Eksen’de çalıştığım dönemde İngiliz gruplarının parçalarını çalıyorduk ve onların bazılarında 7 - 8 ölçüde parçalar vardı. Türkülerin de 7 - 8 olanları Trakya ve Karadeniz’de bolca var. Bu kadar iç içe olduğumuz bir ritmin pop ve rock müzikte kullanılmıyor olması ilgimi çekti ve beste yapma işine buradaki yaygın ritimlerin rocka yedirilmesi gerektiğini düşünerek başladım. Bir başka nedenim de Türkçe’nin daha iyi kullanılmasıydı.

“ROCKÇIYSAN KRAL OLAMAZSIN”

Rock sadece bir müzik türü değil, bir tavırdır. Müzikal olarak ne kadar dolduruyoruz bilmiyorum ama diğer anlamda çok ilerideyiz. Nasıl solcu sağcı profili var, rockçı da öyle bir şey. Popçudan beklentiler başka, rockçıdan beklentiler başkadır. Rockçı olduğunu iddia ediyorsan orada krallık biter. Sen rockçısın kendine gel! Kral olamazsın. Rockçıysan saygı duyulan biri olabilirsin. Bir rockçı olarak kral süitinde kalamamalısın. Sıradan bir odada kalmalısın. Sıradan bir arabaya binmelisin. Bana göre tabii...

“HER SERT MÜZİK YAPAN ROCKÇI DEĞİLDİR”

Rockçının birtakım misyonları vardır. Mesajı vardır; topluma anlatmak istediği şeyler vardır. Kırmak istediği önyargılar, klişeler vardır. Bunları yapmadığı sürece rokçı rockçı değildir. Eline her elekro gitar alan rockçı değildir. Her sert müzik yapan rockçı değildir. Rock’ın Roll hayatın olmazsa olmazları vardır. Tabii benim de bu konuda çok eksiklerim var. Popçu olacağına rockçı ol daha havalı.

Bir arkadaşım vardı. Ben ona türkücü gözüyle bakıyordum. Meğer sektörde ona arabeskçi gözüyle bakıyorlarmış. Türkü barların kaliteli olanlarına almıyorlarmış. Benzer muamele bize yapılsa üzülürdüm. Mesela bir rock bar, “siz popçusunuz burada çalamazsınız” dese çok üzülürdüm. Popçu olmak istemezdim.

“TÜRKÇE SÖZLÜ İNGİLİZ MÜZİĞİ YAPMIYORUZ”

Rock müzik gruplarından en beğendiğim ekip Bulutsuzluk Özlemi’ydi. Bulutsuzluk Özlemi müzikal duruş, yazdığı sözler, müziğe bakış açısı bakımından bugünkü ortalamanın çok çok çok üstünde. O kadar üstündeki kıyaslanacak bir ekip bile yok. Kıyaslanacak bir ekibin olamaması rock müziğin geriye gittiğini gösteriyor. Biz de Türkçe sözlü İngiliz müziği yapmaya uğraşmıyoruz.

“KENDİNE KARŞI ACIMASIZ OLACAKSIN”

Genelde başarıyı engelleyen temel şeylerden biri kendini eleştirmek konusunda yetersiz olmak, kendine karşı yeteri kadar acımasız olmamak. Kendine karşı çok acımasız olmak da iyi bir şey değil. İnsanın kendisine dışarıdan bakan gözlere değer vermesi gerekiyor. Ben Nejat abiye bir şey söylediğim zaman beni dinliyor. Koskoca Nejat Yavaşoğlları’ndan bahsediyorum. Benden daha deneyimsiz birine bir şey söylediğim zaman beni dinlemeyebiliyor. Beni kötü niyetli görüyor da olabilir. Aslında ben orada ona yaptığı hatayı söyleyip kurtulmasını istiyorum.

İnsan ne işle uğraşırsa uğraşın basit şeylerle yetinmemeli. Mesleki olarak hep daha fazlasını istemeli, kendiyle yarışmalı ve bir yerlere çıkmak için bunu birilerini ezmeden yapması gerekir. Ve insan yaptığı her şeyin bir gün karşısına çıkacağını unutmamalı...

PROGRAMIN TAMAMINI DİNLEMEK İÇİN TIKLAYIN