Ümit Ünal’ın hep karanlık ama bir yerinden mutlaka aydınlığa çıkaran filmlerini izlemekten büyük keyif alıyorum. İçimizdeki gücü bir türlü açığa çıkaramayan biz kadınların, gereken acının kat be katını çektikten sonra, dünyanın bir fıkradan ibaretmiş gibi geldiği o kadına dönüşmemizin hikayesini birbirinin içinde eriyen şeylerle verir. 

Naifliğin içinde hiddet, büyük şehrin içinde küçük oda, öfkenin içinde saf aşk... “Sofra Sırları” için “10 yıldır üzerinde çalıştığım bir işti” dediğinde, Ünal’a duyduğum sempati 10 yıl daha arttı. Özendiği, sahiplendiği, çok sevdiği o hikayesini, çok sevmemin bir sebebi de bu belki. Adana Film Festivali’nde ödüller açıklanırken, “Ha şimdi, ha şimdi” diye diye o anın gelmesini bekledim. Film, hiçbir ödüle layık(!) görülmedi. Festivallerin dürüstlüğünü sorgularken, insanların ikiyüzlülüğüne çığlıklar savururken, bugün, sadece saatler önce, bir kadının muaazam deliliğine ve gücüne, sinema perdesinde şahit oldum.

Önceleri İngiltere’de geçmesi planlanan filmin senaryosunu 7 defa değiştiren ve son halini Türkiye’de çekmeye karar veren Ümit Ünal, ödüle uzanamasa da festival seyircisinden tam not aldı.

CİNAYET İŞLEMEK YEMEK YAPMAK GİBİDİR, İKİSİ DE TİTİZLİK GEREKTİRİR!

Kar... Hava öyle soğuk... Yine de ısınmak mümkün. Isınmayan tek şey Neslihan’ın içindeki boşluk. Muhasebeci kocası Ethem’le kaçarak evlenmiş, sevmiş yani. Bir kocasını bir de yemek yapmasını. Kadın olmak ne demekse Ethem için, o olmuş Neslihan. Ethem Japonlardan çok önce icat etmiş robotu. Gel, rakımı koy, masajımı yap, sus, sus, bir kere öksürürsem altıma, iki kere öksürürsem üstüme yat... Kendini eve, dünyaya, mutfağa kapayan bir kadının “yeter” demesi değildi içimi acıtan. O hale alışması ve güvenli hücresini terketmek istememesiydi. Neslihan, bir dağ kadar kuvvetliydi. Olması gereken her şey, oldu!

Ümit Ünal, “Sofra Sırları'nın Neslihan'ını, İngiltere'de yaşamaya çalışırken düştüğü yalnızlık, hayattan kopukluk halinden çıkarmış. O dönemde kendisini Neslihan gibi yemek yapmaya ve televizyon seyretmeye vermiş.
Ümit Ünal, “Sofra Sırları'nın Neslihan'ını, İngiltere'de yaşamaya çalışırken düştüğü yalnızlık, hayattan kopukluk halinden çıkarmış. O dönemde kendisini Neslihan gibi yemek yapmaya ve televizyon seyretmeye vermiş.

KADRO SAPASAĞLAM!

Demet Evgar’ın gözlerinin birer uçuruma dönüştüğü sahnelerin yanında Fatih Al’ın bir an önce yokolmasını istediğim Ethem rolündeki başarısını es geçmiyorum. Komiser rolündeki Alican Yücesoy’un “adalet” konuşmasını ve çiçekçi Ramo’nun erotik kasaba hikayelerinden çıkmış halini aklımdan çıkaramıyorum. Sanırım salonda en çok ben güldüm. Bir kadının egemen dünyayla ip atlayışını, yakalamacılık oynayışını, yüzümde hep bir gülücükle izledim. Hikayede yer alan her karakter, kendi bakışından haklı ve biricik hikayelere sahip. Tek talihsizlikleri Neslihan’ın yoluna çıkmaları. Önümüze gelene bir tekme Neslihan, hadi!

Ferit Aktuğ, Emrah Kolukısa, Fırat Altunmeşe, Elit Andaç Çam, Burcu Yasemin Şeyben, Burcu Halaçoğlu filmin diğer oyuncuları. Filmin çekildiği Trilye, ruhuyla hikayeye hüzmet ediyor.
Ferit Aktuğ, Emrah Kolukısa, Fırat Altunmeşe, Elit Andaç Çam, Burcu Yasemin Şeyben, Burcu Halaçoğlu filmin diğer oyuncuları. Filmin çekildiği Trilye, ruhuyla hikayeye hüzmet ediyor.

Filme dair daha birçok detay var, merak etmeyin. Ya da merak edin ve gidin. Bari bu sefer sinema salonları festival yeri olsun!

SOFRA SIRLARI FRAGMANI - İZLE