’Thui-Özgürlüğü Kırmızıya Çalan’ yayına hazır! Bu kez yedi yaşında bir çocuğun gözünden çerçeveye aldım yıllar yılı dayatılan anlamsız kuralları, klişe cezaları. Eğitim sisteminin en popüler pozuydu, tüm sınıfın gözü önünde tek ayakta durmaya çalışan küçük bir çocuk. Flaşı iyi ki de açık unutmuşlar. Görülecek ne varsa görüldü. Bir gün duyulacaktı da… Çünkü tahtanın önünde tek ayak üzerinde durmaya çalışan her çocuğun içinden söylediği bir şarkı vardı. Bu kitabı yazarken, işittiğim tüm şarkılara eşlik ettim. Siz de duyun istedim. Şarkının sözlerini bilin ya da bilmeyin, mühim değil. Bu defa denklanşöre basan benim, kocaman gülümseyin! HA HA HA!” diye başlıyor ikinci kitabına İdİl Pişgin ve Thui’nin hikâyesini şu ithafla buluşturuyor okurla: “Çocuklarını fikren ve fiilen özgür yetiştiren öğretmenlere”…

İlk kitap Thui-Başka Renkte Büyümek’te doğan güneşle evden çıkıp hava kararana dek oyunlar oynadığı bir dolu mahalle arkadaşı vardı Thui’nin; bir de eve geldiğinde bu mecaralarını anlata anlata bitiremediği harika bir dinleyicisi: çok sevdiği büyükbabası... Thui serinin ikinci kitabında artık 7 yaşında ve okula başlıyor. Okulda yeni tanıştığı arkadaşları ve öğretmeniyle kurduğu ilişkiler ilk kez hayatın bir başka yüzüyle tanıştırıyor onu. İçinden çıkamadığı durumlarda ailesinin desteğiyle bunlarla baş etmeyi öğreniyor. 

İdil Pişgin’in kaleminden, Mert Tugen’in resimleriyle Thui – Özgürlüğü Kırmızıya Çalan 7 yaş ve üstü tüm çocuklar için Can Çocuk Yayınları’ndan çıkıyor. 

“Beş yaşındayken daha mutlu bir çocuktum. Çimenlerin üzerinde yalınayak koştururdum; etrafta duvara çarpacak bir kapı bulunmazdı. Evlerimize dönmemiz gerektiğini duyuran

zil sesi yerine, annelerin balkonda belirdiği bir mahalleydi bizimki. Okuldaysa her şey olması gerektiği gibiydi. Sol baştan yazılırdı tüm cümleler. Panoda asılı duran resim kâğıtlarında sağ köşeye çizilen güneş, büyük ve sarıydı. Dağlar sıralı, evlerin çatılarıysa hep kırmızıydı.”

Yazarın kaleminden İdil Pişgin:

1989 yılıydı, dünyaya geldim. 2014 yılının son ayında Thui’yi sizlerle tanıştırdım. Şimdiyse Thui’nin ilkokula başladığı zamana tanık olacağız! Yeni kitabımın ilk cümlesini Koç Üniversitesi’nin Kimya Laboratuvarı’nda yazdım; önümde etil asetat ile dolu küçük bir kavanoz vardı. Son noktayı koyduğumda Onk Ajans’taydım; bu kez önümde duran Irvin Yalom’un sözleşmesiydi. Yeni yeni farkına varıyorum: Büyümüşüm. Öğrenmişim. Biriktirmişim. Değişmişim. Kendi yolumu kendim seçmişim. Bu kitapta da kendime baka baka, ilkokula başlayan bir çocuğun adım adım büyümesini, nasıl öğrenebileceğini, ceplerinde neler neler biriktidiğini, ne şekilde değişebileceğini yazdım. Sayfaları çevirme sırası sizde!