Tiyatro oyuncusu Tilbe Saran ve yönetmen Serdar Biliş, Anton Çehov’un klasikleşmiş başyapıtları arasında yer alan ve Pürtelaş Tiyatro’nun yeni oyunu “Martı”yı anlatarak sohbete başladı.

Tilbe Saran, yönetmenliğini Serdar Biliş’in üstlendiği oyunda, kendisinin yanısıra Gonca Vuslateri, Serdar Orçin, Fırat Tanış gibi birbirinden değerli isimlerin yer aldığını belirterek “Bu kadar deneyimli isimi bir araya getirmek Serdar’ın mucizesi. Serdar ve Çehov birleşince bu isimler bir araya geldi” dedi.

“MARTI’ GELECEK HAKKINDA UMUDU OLMAYAN GENÇLERİ ANLATIYOR”

Joseph K., Lunapark, Fantastik Hikayeler Makinesi gibi pek çok tiyatro oyununun yönetmenliğini üstlenen Serdar Biliş, “Martı’, gelecek hakkında umudu olmayan gençleri anlatan bir oyun. Oyunun sonunda, 25 yaşında genç bir erkek geleceği karanlık gördüğü için intihar ediyor. Ben burasıyla çok ilişki kuruyorum. Çünkü geleceğin karanlık ve flu olduğu bir zamandayız. Kadir Has Üniversitesi’nde ders verdiğim için sürekli gençlerle birlikteyim ve onların da umutla baktıklarını göremiyorum. Bir de, ‘Martı’ tiyatroyu anlatan ve tiyatroculara yazılmış bir oyun. O yüzden her zaman yapmak istediğim bir oyundu” sözleriyle anlattı.

“YILDIZ KENTER’LE OYNAMAK BENİM İÇİN TARİHİ BİR ANDI”

Tilbe Saran, “Çehov’un Martı oyunu tiyatroya bulaşmış herkesin düşüdür. Bu oyunu okumamış, oynamamış, çalışmamış bir oyuncu adayına rastlayamazsınız. Çünkü konservatuara giriş sınavıdır” dedi.

“Martı” oyununu 1990’lı yılların sonunda Yıldız Kenter’le karşılıklı oynadıklarını söyleyen oyuncu, “Müşfik Kenter ve Yıldız Kenter’le bu oyunu oynamak benim için tarihi bir andı” sözleriyle mutluluğunu paylaştı. 

“İNSANA DAİR ŞEYLER HİÇBİR ZAMAN GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİYOR ”

Tilbe Saran, yönetmen Serdar Biliş’le çalışmayı “Onunla çalışmak, bir oyuncuyu temiz sularda arındırmak gibi” sözleriyle ifade etti. İlk kez “Savaş” oyununda birlikte çalıştıklarını söyleyen ünlü oyuncu, “O kadar incelikli, yazarın anlattıklarını bizlerin anlayabilmesi için o kadar oyuncu merkezli bir yönetmen ki onunla çalışanın bir daha mutlu olması zor” dedi.

“Martı”nın 120 yıl önce yazılmış bir eser olmasına rağmen hala güncelliğini koruduğunu söyleyen Saran, “İnsana dair şeyler hiçbir zaman güncelliğini yitirmiyor. Umutlu gençler, umutsuz gençler, bir şey yapmak isteyenler ve arada sıkışıp kalmış nesiller her devirde var” dedi.

“TİYATRODA ORTAK BİR HAYAL KURUYORSUNUZ”

Pek çok dizi ve sinema filminde izleme fırsatı bulduğumuz Tilbe Saran, televizyon ve dizi setiyle tiyatro sahnesi arasındaki farkı “Tiyatroda ortak bir hayal kuruyorsunuz ve birlikte bu hayali paylaşıyorsunuz. Dizi ve sinemada ise sınırlı bir katkı sunuyorsunuz, yönetmenin istediği şeyi yapmaya çalışıyorsunuz. Düşündüklerinizin, hayal ettiklerinizin çoğu içinizde kalıyor ve artık hayal etmemeyi baştan kabul ediyorsunuz” sözleriyle anlatttı. 

“YOL AYRIMI’NIN ÇEKİMLERİ TÜRK SİNEMASI İÇİN DERS NİTELİĞİNDEYDİ”

Saran, Yavuz Turgul’un yönettiği ve Şener Şen’in yedi yıl aradan sonra sinemaseverlerle buluştuğu “Yol Ayrımı” filminin çekimleri için, “Çekimler, Türk sineması ve Türk televizyonları için ders niteliğindeydi. Uluslararası standartlarda çalışma koşullarının ve emeğin korunduğu, insana çok değer verilen, herkesin mutlu ve güleryüzlü olduğu, çalışma koşulları arasında örnek teşkil edilecek bir setti” dedi.

Ayrıca, filmde, birbirinden kıymetli insanlarla çalıştığını söyleyen Saran, “Yeşilçam geleneğinden gelen ve o geleneği tutkuyla sürdüren Yavuz Turgul ve Şener Şen’le çalışmak benim için çok değerli. Umarım yakın zamanda bir film daha çekerler” dedi.

Hafta içi her akşam 18.20’de yayınlanan 20 Dakika’nın tekrar bölümleri, ntvradyo.com.tr’de.