Tiyatroculardan imza kampanyası

Salgın döneminde perde kapatan tiyatrolar zor günler yaşıyor. 2 bin tiyatro emekçisi, "Tiyatromuz Yaşasın" diye imza kampanyası başlattı. Tiyatroculara göre coronadan sonra sanat faaliyetlerinin devamı için destek şart.

DW Türkçe 05.05.2020 - 09:41

C1jqGhdXAAAzFnM.jpg

Corona virüs salgını hayatın akışını baştan aşağı değiştirirken sanatsal faaliyetleri de sekteye uğrattı. İçişleri Bakanlığı’nın corona virüs Tedbirleri” konulu ek genelgesiyle 17 Mart’ta perde kapatan tiyatroların ne zaman açılacağı belirsiz. 

Küresel salgın nedeniyle işsiz kalan tiyatro emekçileri, bu nedenle sosyal medya üzerinden taleplerini dile getiren bir imza kampanyası başlattı. Tiyatromuz Yaşasın Kolektifi tarafından başlatılan kampanya için 81 ilden 2 bin tiyatro emekçisi bir araya geldi. 1 Mayıs’ta kamuoyu desteğine açılan kampanyayı imzalayanların sayısı pazartesi günü itibarıyla 21 bini aştı.

"RUHUNUZ ANCAK SANATLA İYİLEŞİR”

DW Türkçe’ye konuşan tiyatro sanatçısı Levent Üzümcü, “Tiyatromuz Yaşasın” dediklerini çünkü tiyatrolar yaşamazsa bilim insanlarının koronanın aşısını bulmasının ve hayatın normale dönmesinin ardından hayatı iyileştirmek için varolan bu sanatın ölmüş olabileceğini söylüyor.

Bunun çok büyük bir tehlike olduğunu vurgulayan Üzümcü, “Bu tehlikeyi bir parça fark ettirmeye çalışıyoruz. Çünkü hayatta kalabilirsiniz ama ruhunuz ancak sanatla iyileşir. Lütfen bunu unutmayın. Lütfen tiyatroların yaşaması için destek vermeye devam edin” diyor.

DW Türkçe’ye konuşan tiyatro sanatçısı Ayşenil Şamlıoğlu da “Ülkemiz ve dünya büyük bir felaketin içinden geçiyor. Elbette herkes ve her kurum buradan payına düşeni alıyor. Ama inanın tiyatroların payına düşen çok ağır” değerlendirmesini yapıyor.

"GELİRSİZ VE AÇIKTA KALDILAR”

Türkiye’de tiyatronun zaten çok zor şartlarda yapıldığını belirten Şamlıoğlu, coronavirüs salgını ile birlikte şartların daha da zorlaştığını şu sözlerle vurguluyor: “Tiyatrolar güçlükle perdelerini açık tutar durumda çalışırlarken corona sürecinde perdeler kapanıverince gelirsiz, aç ve açıkta kaldılar. Karşılığı bu. Aç ve açıkta kalmak.”

TALEPLERİ NELER?

Tiyatromuz Yaşasın kampanyasında tiyatronun kamusal niteliğine dikkat çekilerek bu alana devlet ödeneği ayrılması gerektiği vurgulanıyor. Vergi muafiyeti, ocak ayına kadar fatura ödemelerinin dondurulması, salon kiralarının ve prim borçlarının devlet tarafından karşılanması, tüm tiyatro emekçilerine asgari yaşamsal koşullarını karşılayabilmeleri için bireysel maddi destek sağlanması gibi düzenlemeler talep ediliyor.

2013’ten bu yana tiyatro hayatına aktif bir şekilde devam eden Moda Sahnesi’nin Genel Sanat Yönetmeni Kemal Aydoğan, özel tiyatroların faaliyetlerinin iki aya yakın süredir tümüyle durmuş halde olduğunu vurguluyor.

DW Türkçe’ye konuşan Aydoğan, “Hiçbir gelirimiz kalmadı. Tiyatrolar yaşamlarını sürdürebilmeleri gerekli olan kazancı elde edecek gelirden mahrum kaldılar. Dolayısıyla bu kazançla geçimini sağlayan oyunculardan fuaye çalışanlarına kadar tüm tiyatro mensupları aniden işsiz ve gelirsiz kaldılar. Tiyatrolar kirasını ödeyemez hale geldi” diyor.

Kampanya kapsamında “Kültür Bakanlığı tarafından ‘Özel Tiyatrolara Devlet Desteği’ olarak tanımlanan yönetmeliğin hüküm ve şartlarının günün ihtiyaçlarına uygun olarak acilen yeniden düzenlenmeli” çağrısı da yapılıyor.

2019-2020 sanat sezonu için GüzelSanatlar Genel Müdürlüğü'ne başvuran 385 özel tiyatrodan 256'sına 6 milyon 102 bin liralık destek sağlanacağı açıklanmıştı. Ancak tiyatro başı yıllık 24 bin TL civarına denk gelen bu destek, devlet tiyatrolarına verilen desteğin yanında düşük bulunuyor.

Sayfa Yükleniyor...