ABD'nin son dönemde tüm dünyayı baskı altına alan, "Ben yaptım oldu" anlayışı içinde olduğu ifade eden Piyanist ve besteci Tuluyhan Uğurlu, ABD'nin kendisinden olmayan herkesi değersiz ve gereksiz gördüğünü aktararak, şu değerlendirmeyi yaptı:

"MARTIN LUTHER KING'İN KAZANIMLARI UNUTULUP GİDİYOR"

"Bize çocukluğumuzdan beri sunulan özgürlükler ülkesi ne yazık ki gün güne unutuluyor ve bir zamanların, ilk inanan Hristiyanları baskı altına alan zorba Roma İmparatorluğu misali baskıcı bir devlet kimliği çiziyor. Ülkede herkesin elinde silah, okullarda çocuklar öldürülüyor, marketlerde bile silah satılıyor, bir türlü silah yasağı gelmiyor. Göçmenlerin çocukları sınır dışı ediliyor. Siyah insanlara polis tarafından yapılan baskı artıyor. Martin Luther King’in kazanımları unutulup gidiyor. Kendi ülkesindeki kargaşalar bir yana ABD'nin Orta Doğu'da yarattığı karmaşa, savaş ve acı bizleri yakından ilgilendiriyor. Komşularımızın acılarını derinden hissediyoruz. Çünkü millet olarak Orta Doğu halkları ile ortak bir coğrafya paylaşıyoruz. Bizler akrabayız, birbirimizden kız alıp vermişiz. İnançlarımız, kültürlerimiz yöresel olarak farklılıklar gösterse de bu coğrafyanın insanları olarak bizler aynı duygu ve düşünceleri paylaşıyoruz."

GÖZDEN GEÇİRMESİ GEREKİYOR"

Uğurlu, dünyanın kötü gidişatına "dur" denmesi gerektiğini aktararak, "İnsanlığımızın geleceği karanlıkların dibinde değil, kainatın derinliklerinde olmalıdır. Kaldı ki kendileri de bir zamanlar Avrupa'da yaşam ortamı bulamayıp göçen insanların kurduğu ülke sanki baş aşağı gidiyor ve tüm değerlerini yitiriyor. Bana kalırsa Amerikan yönetiminin bugüne kadar dünyanın her ülkesinde izlemiş olduğu müdahaleci politikayı, yaklaşımları yeniden gözden geçirmesi gerekiyor" yorumunu yaptı.

"GELECEK UMUT ÜZERİNE KURULMALI"

Her kederin mutlaka bir kurtuluşla sona erdiğini ifade eden sanatçı, açıklamasını şöyle tamamladı:

"İnsanlık tarihinin gördüğü en büyük liderlerden biri olan George Washington'un, Anadolu'daki Likya uygarlığından esinlenerek kurduğu Amerika Birleşik Devletleri'nin artık kuruluş ayarlarına geri dönmesi gerekiyor. 21. yüzyıldayız, sosyal medya birbirimizle iletişimi kolaylaştırıyor. Birbirimizle olan yakın irtibatımız geleceğimizi güvenli kılıyor. Gelecek umut üzerine kurulmalı. Kimsenin yaşama hakkına, nasıl yaşayacağına başkaları karar vermemeli. Hele Orta Doğu, bir çiçek bahçesi, zeytinin, üzümün ve hurma ağaçlarının anavatanı, hele orası asla hüzünlenmemeli.