Türk sinemasının çok yüzlü oyuncusu Fikret Hakan anılıyor

Türk sinemasının ünlü oyuncularından Fikret Hakan'ın vefatının ardından 4 yıl geçti.

11.07.2021 - 13:02

Türk sinemasının çok yüzlü oyuncusu Fikret Hakan anılıyor

Edebiyat öğretmeni babası Gaffar ve başhemşire annesi Belkıs çiftinin çocuğu olarak Balıkesir'de 23 Nisan 1934'te dünyaya gelen Hakan'ın çocukluğu, babasının görevi nedeniyle farklı şehirlerde geçti. Asıl adı Bumin Gaffar Çıtanak olan sanatçının altyapısını, Anadolu'daki sinemalarda gördüğü filmler oluştururken, çok iyi bir izleyici oldu.

TİYATROYU ORTAOKULDA KEŞFETTİ

Ortaokul çağlarındayken İstanbul'a geldiklerinde tiyatroyu keşfeden ve mahalledeki arkadaşlarıyla gitmeye başladığı tiyatrodan da çok etkilenen Hakan, diğer yandan düşkün olduğu edebiyat alanında da eserler vermeye başladı.

ZENGİN BİR KİTAPLIĞI VARDI

Çok iyi Rusça bilen babasının yaptığı çeviri kitaplarıyla birlikte zengin bir kitaplığa sahip olan Fikret Hakan için küçük yaşlardan itibaren okumak ve yazmak onun yaşamının ayrılmaz bir parçası haline geldi.

LİSEDE GAZETECİLİĞE BAŞLADI

Taksim Atatürk Lisesi'nde okurken İstanbul Ekspress'te gazeteciliğe başlayan sanatçı, bazı edebiyat dergilerinde hikayelerini okuyucuyla buluşturdu.

ÜÇ GÜVERCİN OPERETİ İLE SAHNEYE ADIM ATTI

Hakan, oyunculuk hayatına 1950'de Ses Tiyatrosu'nda Üç Güvercin Opereti'yle sahneye çıkarak başladı ve daha sonra sinemaya yöneldi.

İLK FİLMİ: KÖPRÜALTI ÇOCUKLARI

İlk kez Köprüaltı Çocukları filminde rol alan oyuncu, ardından Beyaz Mendil, Gelinin Muradı ve Dokuz Dağın Efesi filmlerinde sinemaseverlerin karşısına çıktı.

YÜZLERCE SİNEMA FİLMİNDE OYNADI

Ünlü oyuncu, Ses Tiyatrosu, Çığır Sahne, Cep Tiyatrosu, Küçük Sahne, Oraloğlu Saat 6 Tiyatrosu, kurucusu olduğu Sahne 8 ve Fikret Hakan tiyatrosu gibi topluluklarda da rol aldı.


Kariyeri boyunca yüzlerce sinema filmi ve onlarca dizide oynayan, 1970'lerde senarist, yönetmen ve yapımcı olarak sektörde yer alan Hakan, Üç Arkadaş ve "Keşanlı Ali Destanı'yla büyük bir üne kavuştu.

Sanatçı ayrıca 1970-1975'te Cemo / Dedikleri Gerçek İmiş, Dostun Gülü / Löberde, Aşk Uğultusu / Sancı plaklarını yaptı.

Hakan, gazino performansları ve sunuculuk deneyiminin ardından, Yeşilçam'ın sıkıntılı dönemlerinde Marmaris'e taşınarak, 1980'lere kadar burada yaşamını sürdürdü.

DEVLET SANATÇISI UNVANI ALDI


Daha sonra yine sinemaya dönen ve 1998'de Devlet Sanatçısı unvanını alan Fikret Hakan, Tellak Ali ve Hamal'ın Uşakları isimli öykü kitaplarının yanı sıra İnce Müzikli Otobüsler ve İmbikçi Duvar isimli iki şiir kitabına imza attı.

Fikret Hakan, 1914'ten 1996'ya kadar geçen süreçte yıl yıl öne çıkan oyuncuları, yönetmenleri, filmleri, olayları aktardığı, özel fotoğraflar ve afişlerle desteklenen Türk Sinema Tarihi adlı eseriyle Türk sinema seyircisine unutulmaz bir arşiv sundu.

Tarık Buğra'nın aynı adlı eserinden uyarlanan, Yücel Çakmaklı'nın yönettiği TRT yapımı Küçük Ağa dizisinde Çolak Salih karakteriyle unutulmaz arasına giren Hakan, sinemanın hemen hemen bütün dönemlerinde film yapmaya devam etti ve Lütfi Akad, Metin Erksan, Atıf Yılmaz ile Memduh Ün gibi usta isimlerle çalıştı.

HER ROLÜ HAKKINI VEREREK CANLANDIRDI

Bir yandan yumuşak gülüşü, bir yandan sert bakışları ve her şekle bürünen yüzüyle her filmine ayrı imza atan sanatçı, salon adamı, köy delikanlısı, işçi, patron, polis, dolandırıcı, iyi, kötü ayrımı yapmadan her rolü hakkını vererek canlandırdı.

Genellikle aynı yüz ve konuları perdede görmek isteyen seyirci ve bu talebi dikkate alan yapımcılar başlangıçta Hakan'ın bu sıra dışı oyunculuk anlayışını yadırgasa da o canlandırdığı karakterlerle takdir toplamayı sürdürdü.

Hakan, verdiği bir röportajda genç sinemacılara tavsiyelerde bulunarak, "Dedikodu tavrı içerisine girmeksizin her oyuncu ya da yönetmen namzedi mutlak suretle meraklı olmak zorundadır. Merakını kaybeden bir insandan hiçbir şey bekleyemezsin. Hele biz alaylılar için, merak etmeden bir yere varamazsın" ifadelerini kullanmıştı.

Aynı röportajda belge toplama merakından bahseden Hakan, "1952'de sinemaya girmeye başladığım zaman, o zamanki yapımcıların kapılarını aşındırıp doküman topladım, karolarını yazdım. Arşivcilik... Baktım kimsenin yaptığı yok, böylece yaklaşık 55 sene büyük bir arşive sahip oldum." açıklamasını yapmıştı.

KANSERE YENİK DÜŞTÜ

Ünlü sanatçı, 11 Temmuz 2017'de bir süredir akciğer kanseri tedavisi gördüğü Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 83 yaşındayken hayatını kaybetti.

Toplamda 4 evlilik yapan Hakan'ın cenazesi, Levent Camisi'nde ikindi vakti kılınan namazın ardından Zincirlikuyu Mezarlığında toprağa verildi.

ALDIĞI ÖDÜLLER

Hakan, 1965'te Keşanlı Ali Destanı'yla Antalya Film Festivali'nde ve İzmir Enternasyonal Fuarı 1. Film Şenliği'nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü, 1968'de "Ölüm Tarlası"yla Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü, 1971'de Hasret'Le Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü, 1993'te Yalancı'yla 30. Antalya Film Şenliği'nde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü, 1997'de 34. Antalya Film Şenliği'nde Yaşam Boyu Onur Ödülü ve 2012'de Engelsiz Yaşam Vakfı tarafından verilen Yaşam Boyu Meslek ve Onur Ödülü'nün sahibi oldu.

YÖNETMEN OLDUĞU SİNEMA FİLMLERİ

Fikret Hakan, 1971'de Sürgünden Geliyorum, 1973'te Cennetin Kapısı, 1975'te En Büyük Patron, 1976'da ise Sürgün ve Hamal filmlerinin yönetmenliğini yaptı. Hakan ayrıca Hamal dışındaki bu filmlerin senaryolarını da kaleme aldı.

ROL ALDIĞI PROJELER

Birleşen Gönüller, Bir Zamanlar Osmanlı Kıyam, Sır Kanunu Gümüş Lale Burası Osmanlı 1711, Ölü Yaprak Vuruşu, Unutulmaz, Kartallar Yüksek Uçar, Dün Gece Bir Rüya Gördüm, Kurşun Yarası, Baba, Ekmek, Hanımın Çiftliği, Gülbeyaz, Gün Doğmadan, Küçük Ağa, Beni Böyle Sev, Pembe İncili Kaftan, En Büyük Patron, Pir Sultan Abdal, Cennetin Kapısı, Sürgünden Geliyorum, Yemen'de Bir Avuç Türk, Paralı Askerler, Target: Harry, Nuh'un Gemisi, Korkusuzlar, Keşanlı Ali Destanı, Zoraki Milyoner, Kardeş Gibiydiler, Yılanların Öcü, Hatırla Sevgilim, Karacaoğlan, Beyaz Cehennem / Cingöz Recai, Köprüaltı Çocukları.

Sayfa Yükleniyor...