Varşova’nın modern silüeti, 1955’te inşa edilen Kültür ve Bilim Sarayı’nın çevresinde gelişti. 230 metre ile Polonya’nın hala en uzun binası. Stalin döneminden kalma yapı birçokları için Sovyet baskısının bir sembolü olarak görülse de Varşova’nın simgelerinden. 30. kattaki izleme platformundan kentin en güzel manzarasını görmek mümkün. 
  
Pod Murzynkiem Evi kentin tarihi merkezinde yer alıyor. Kapının üzerindeki geleneksel işaret siyah bir prensi tasvir ediyor. Bu nedenle bina “Zenci” olarak adlandırılıyor. Bu da binanın asıl sahiplerinin yurt dışıyla ticaret yaptığının bir göstergesi olabilir. Tarihi şehir merkezi meydanında yer alan çoğu 17. yüzyıldan kalma bina İkinci Dünya Savaşı’nda zarar görmesi nedeniyle yeniden inşa edildi. 

1955’te inşa edilen Kültür ve Bilim Sarayı 30. kattaki izleme platformu ile ziyaretçilerine güzel bir Varşova manzarası sunuyor.
1955’te inşa edilen Kültür ve Bilim Sarayı 30. kattaki izleme platformu ile ziyaretçilerine güzel bir Varşova manzarası sunuyor.

Tarihi meydanda 1644'ten kalma Kral III. Sigismund’u tasvir eden bronz bir heykelin yer aldığı 22 metre uzunluğunda Sigismund Sütunu var. Onun yanında da İkinci Dünya Savaşı sonrası yeniden inşa edilen Kraliyet Sarayı. Her ikisi de 16. yüzyılda Varşova’nın Polonya başkenti haline gelişinin sembolü. Varşova’nın tarihi şehir merkezi 1980’de UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alındı. 

100 yıldan fazla geçmişiyle ülkenin ilk kapalı pazar alanı olan bu yer bugün restoranlar, barlar ve dükkânlarıyla yenilikçi bir yemek mekânına dönüştü. Varşovalılar 2016’da açılan pazarın yeni halini 10 yıldan uzun süre bekledi. Şimdi ziyaretçiler sabah 8’den gece yarısına kadar açık kalan “Hala Koszyki”ye akın ediyor. 
  
1939’da Varşova Avrupa’nın en büyük Yahudi cemaatine sahipti. Müze Nazilerin işgali sonrası yaklaşık 380 bin Yahudi’nin toplandığı Varşova Gettosu’nun bulunduğu yerde açıldı. Mordechai Anielewicz’in liderliğindeki, sürgüne karşı ayaklanma Mayıs 1943’te Naziler tarafından Büyük Sinagog’un havaya uçurulmasıyla çökertildi. Müze 2016’da Avrupa’da Yılın Müzesi Ödülü’nü aldı. 
  
Copernicus Bilim Merkezi (Centrum Nauki Kopernik) ve üniversite kütüphanesini barındıran yeni binalar Varşova’nın bir üniversite kenti olmasını temsil ediyor. Kütüphane üç milyondan fazla kitabın yanı sıra geniş bir park ve halka açık bir çatı bahçesi barındırıyor. Öğrenciler burada piknik ve yürüyüşler yapıp arkadaşlarıyla randevulaşıyor. 

Vistula Nehri kıyısındaki Ulusal Stadyum 2012’deki Avrupa Futbol Şampiyonası için restore edildi.
Vistula Nehri kıyısındaki Ulusal Stadyum 2012’deki Avrupa Futbol Şampiyonası için restore edildi.

Polonyalı sanatçı  Dawid  Celek,  Zoliborz ilçesinde 2016’da ölen İngiliz müzisyen David Bowie için bir duvar resmi hazırladı. Varşova, 1970’lerde kenti ziyaret eden  Bowie'ye  “Warszawa” adlı şarkısını yazmak için esin kaynağı oldu. Resim  Bowie’nin  Ziggy Stardust klasik görüntüsüyle  Marii Kazimiery Caddesi üzerinde hayranlarını karşılıyor. 
  
Polonyalı-Fransız besteci ve piyanist Chopin’in (1810-1849) tüm hayatı ve eserleri burada multimedyal olarak sergileniyor. Müzede Chopin’in çalmayı çok sevdiği ünlü bir Pleyel piyano da var. Frederic Chopin halkın karşısındaki ilk performansını 8 yaşındayken Varşova’daki Radziwill Sarayı’nda sergiledi. Lazienki Parkı’nda pazar günleri anısına ücretsiz konser verilir. 
  
İkinci Dünya Savaşı’ndan önce Varşova Avrupa’nın en güzel şehirlerinden biriydi. Alman bombaları tarihi kent manzarasını yok etti. İnternetten korunmuş eski şehir planları ve artık var olmayan binaların fotoğraflarını sanal tur aracılığıyla görebilirsiniz. Sanal turlar Varşova minyatür parkı Województwa Mazowieckiego’da yapılabiliyor. 
  
2012’deki Avrupa Futbol Şampiyonası için restore edilen Vistula Nehri kıyısındaki Ulusal Stadyum adeta taç taktı. Stadyum 60 bin kişi kapasiteli. Poniatowski Köprüsü nehrin sol tarafını el değmemiş doğal plajlarıyla bilinen sağ tarafıyla ve aynı zamanda şu sıralar sanatçı ve turistlerin gözdesi haline gelmiş Praga muhitiyle birleştiriyor.