Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, 18. şampiyonluğa giden yolda yaşananları Uğur Dündar'a anlattı.

Sivas’tan nasıl izlenimlerle döndünüz?

Bu yıl ikinci devrede 17’de 16 yaptık. Normal şartlara baktığımız zaman bu bir mucize. Elbette Trabzon’un daha çok puan kaybetmesini bekleyerek de şampiyon olabilirdik. Ama onlar da kaybetmedi. Fenerbahçemiz de kaybetmedi. Trabzon’u da kutluyorum. Biliyorsunuz biz geçen yıl şampiyonluğu Trabzon maçında kaybettik. Ama kendi içimize dönüp hatalarımızı sorguladık. Ve yeni sezona öyle başladık. Bugün de Trabzon’un öyle yapması gerektiğini düşünüyorum. Trabzonspor’un kadrosu çok iyi ve bana göre beklenenden çok daha iyi mücadele ettiler. 17’de 16 yapmak çok zor oldu. Burada önemli olan Aykut Kocaman ve futbolcuların bu yolda kenetlenmesi ve taraftarımızın da onları desteklemesiydi. En önemlisi ise yönetimin birlik içinde her türlü fedakarlığı yaparak kenetlenmesi oldu. Sonuç olarak camiamız kazandı.

Aykut Kocaman ilk yarının sonunda istifanın eşiğine geldi ve siz isteseydiniz görevi bırakacaktı. Siz Kocaman’a nasıl sahip çıktınız da istifa etmedi?

Belki Aykut Hoca’nın kafasında öyle bir durum oluşmuş olabilir. Ama biz karşılıklı olarak oturup da bu konuya özel olarak girmedik. Ayrılmasını istesem beraber yola çıkmazdım. Bunların olabilme ihtimali o zaman da vardı. Muhakkak şampiyon oluruz diye yola çıkmadık. Büyük takımda çalışmak başkadır. Yapılan en ufak bir hata haftalarca yazılır çizilir. Bu hem iyi hem de kötüdür. Devre arasında Aykut’a, başkanlığım süresince onunla çalışmak istediğimi söyledim. İyi de olsa kötü de olsa bu işten beraber çıkacağız, dedim. Zaten 1.5 senem kaldı. 1.5 sene sonunda benim başkanlığım bitiyor bu işten iyi de olsa kötü de olsa beraber çıkacağız dedim. Ben 12 senedir başarısızlıklara da dayanıyorum. Ben muhalafet veya basınla hareket etmem. Bana göre yönetimler seçildikleri dönemi tamamlamalı. 3 sene başkansam 3 sene kalırım. Bu doğrultuda Aykut’a, “Ben 1.5 sene daha buradayım sen de benimlesin” dedim. Basın yüzünden Türkiye’de, yönetim ve antrenör suçlu, futbolcular suçsuz konumuna geldik. Gazeteciler haber kaynağı olan futbolcuların hatalarını arda atıp bizi ön plana çıkarıyorlar.

10 yıl önceki Aziz Yıldırım olsaydı bu seneki gibi mi davranırdı?

İlk yıllarda tecrübesizlik vardı. Tecrübe parayla satılmıyor. Yaşayarak öğrendik. İki defa; Denizli’de ve geçen yıl Trabzon maçında şampiyonluklar kaybettik. Bir tanesini daha kaldıramazdık. Bu çok zor bir travma. Stadı yakmaya kalktılar. Bunlar kolay şeyler değil. Bunlar için güçlü iradeler lazım. Bizler de güçlü iradelere sahip insanlarız.

Bu süreçte en “yüreğinizin kaldırmadığı maç” hangisiydi?

Dünkü (Önceki gün) maç elbette. 3-2 olduğunda yukarı çıktım. Ali Yıldırım ile Nihat Özdemir oradaydı. Ayaktaydım 4-2 oldu içeri geçtim oturdum salonda izledim. 4-3 oldu, kalkamadım. Dün kalbim çok yoruldu.

Alex nasıl kazanıldı? Bildiğimiz kadarıyla zaman zaman Aykut Kocaman onu oynatmıyordu. Sözleşmesinin yenilenmeyeceği iddia ediliyordu.

Alex’in sözleşmesinin yenilenmesini Aykut Kocaman istedi. Bize faydalı olacağını söyledi. Sonuç olarak herkes (yönetim, teknik heyet, futbolcular…) yaptığı yanlışlıkları ortaya koydu ve bir daha bu hataları yapmamak üzere yola çıktık. İşin özü aslında budur. Çok samimi bir şekilde yüz yüze konuştuk. Tüm oyuncuları tek tek çağırdım. Hepsiyle ayrı ayrı konuştum. Mesela Lugano bana ‘Sen bizim üzerimizden elini çekme, bir de prim ver’ dedi. Yani futbolcular kesenin ağzını açmamızı istedi. Açtık. Elimizden geleni yaptık.

AKLIMA SADECE CEMİL TURAN GELİYOR
Ah şu da Fenerbahçe’de oynasa dediğiniz isimler var mı? Akla ilk olarak Ronaldo, Messi gibi isimler geliyordur mesela.

Benim aklıma sadece Cemil Turan geliyor. Cemil Turan olsaydı şimdi çok fena olurduk. Cemil’e çok ihtiyaç var. Diğerlerini hiç düşünmedim. Değişim olmazsa insanlar belli bir olgunluğa gelmezler. ‘Fenerbahçe’ye isim olan oyuncular getirelim ve Fenerbahçe ismini duyuralım’ benim politikamdı. Bunu söylüyorduk. Ama şimdi Aykut Hoca ile oturup konuştuğumuzda ‘bize yayarlı olacak oyuncu alalım’ diyoruz. Bugün büyük kulüplere teklif edilen bütün oyuncuları bize de teklif ediyorlar. Belki de öyle bir şey yok ama menajerler futbolcuların Fenerbahçe’yi tercih etmek istediğini söylüyorlar. Bizi kandırıp o noktaya çekmeye çalışıyorlar. Biz perşembe gününden sonra Aykut Hoca’nın beğendiği, ‘kulübe yararlı olacaktır’ dediği isimlerle görüşeceğiz.

ATATÜRK'ÜN YOLUNDA İLERLİYORUZ
Bu yıl sizi en fazla üzen olay neydi?

1990’da da yöneticilik yaptım. Dışarıdan bakılınca bu camialar çok büyük ama içine girdiğiniz zaman içi boş. Çünkü doldurulmamış. 1990’da Dereağzı’nda 1 tane çim sahamız vardı. 1998’de başkan oldum. 2001’de Samsun’da şampiyonluğu yaşadık. 2011’de Sivas... Nihat Özdemir bana, ‘Atatürk’ün yolunda ilerliyoruz’ dedi. Bir Erzurum eksik... Bakın Sivas’ta formasız Fenerli yoktu. Bu çok önemli. Taraftarımız bize sahip çıkıyor. 3 sene önce ‘Üst üste 3 yıl şampiyon olacağız’ diye söz vermiştim. O söz üstüme yapıştı. Birinci yıl son hafta kaybettik, bu sene şampiyon olduk. Umarım seneye de oluruz. Ondan sonra bakalım devam edecek miyiz?

KOCAMAN’IN KAFASINDA 4-5 İSİM VAR
F.Bahçe için yeni bir sınav başlıyor. Şampiyonlar Ligi’nde mücadele edeceksiniz. Bunun için transfer çalışmaları başladı mı? Yıldız isimler gelecek mi?

Aykut Hoca aslında çalışmalara başladı. Kafasında 4-5 isim var. Ancak şampiyonluk yolunda olduğumuz için motivasyonumuzu bozmak istemedik ve üstünü örttük. Perşembe günü hocayla oturup bu 4-5 isim hakkında konuşacağız. “Yıldız isim mi?” derseniz bu duruma göre değişir. Biz takıma faydalı adamlar alacağız. Yani bizim için ismi değil, takımın ihtiyacı ve bize sağlayacağı fayda önemli. Gidecek isimler de olacak. Ayrıca en önemlisi de Aykut Hoca’nın planlamaları doğrultusunda gençlere de şans tanıyacağız.