A Spor'a konuk olan Mustafa Cengiz, kulübün 2018 yılı olağan mali genel kurulu öncesinde çarpıcı ifadeler kullandı. Cengiz "Basında 'İbrasızlık için plan yapıyormuşuz, Liseli-Lisesiz ayrımı yapıyormuşuz' şeklinde haberler çıkıyor. 'Yalan' demek istemiyorum ama teyit edilmeyen haberler yapılıyor. Ben 'Dursun Özbek ibra edilmesin' demedim" ifadelerini kullandı.

Mustafa Cengiz'in açıklamaları şöyle:

"Seçime hazırlıklı değildim, sanırım sayın Dursun Özbek de hazırlıklı değildi. Ne o kaybetmeye hazırlıklıydı, ne de ben kazanmaya hazırlıklıydım. 3500 oyu geçtiğimizde kazandığımızı anlamıştım. Birinci sandık açıldığında yaşlı insanların bize teveccüh ettiğini anladık. Konfor çok önemli, insanoğlu statükoyu korumak ister. Buna saygı duyuyoruz. Bunun için seçildikten sonra sarı kravatı çıkardım, sarı-kırmızılı kravat taktım. Seçildikten sonra oy vermeyenlerin de güvenini kazanmayı amaçladım. Birçok oyu tepki olarak aldım, biz mutfakta olan insanlarız, genel Galatasaray camiası beni tanımazdı. Başkan ve yönetici olarak bu tanınırlığı sağlamak istedik. Taraftar bize inanmalı, güvenmeli. Yüzde 60 hazırlıklıydım. Şu an bile hazır değilim"

"SEÇİM İÇİN HİÇBİR ÇALIŞMAMIZ YOK"

"Mali Genel Kurul ile ilgili olarak en ufak bir hazırlık yapmış değilim, vaktim yok. Kayınvalidem inanın 1 aydır bizde kalıyormuş, yeni öğrendim. Bunu şunun için söylüyorum. Basında 'İbrasızlık için plan yapıyormuşuz, Liseli-Lisesiz ayrımı yapıyormuşuz' şeklinde haberler çıkıyor. 'Yalan' demek istemiyorum ama teyit edilmeyen haberler yapılıyor. Ben 'Dursun Özbek ibra edilmesin' demedim. Biz kurucu lisemizi inkar etmiyoruz. Lisemize saygımız sonsuzdur. Aslını inkar eden haramzadedir. Ancak bu Liseli-Lisesiz kavgasına bir son vermek istiyoruz. Beni en çok destekleyen kesim Liselilerdi ve ben Liseli değilim. Şartlar olursa mayıs ayında tekrar başkan adayı olacağımı açıkladım ama inan edin seçim için hiçbir çalışmamız, projemiz ve stratejimiz yok. Genel kurul teveccüh gösterirse devam edeceğiz."

"Yönetimimiz tapu kadastro memurları gibi çalışıyor. 2 aydan bu yana şirketime uğramadım, oğlum götürüyor. Oğlum yönetiyor, arada sorunları anlatıyor. Gazetede bazen haberler çıkıyor 'Oğlunu yönetim kuruluna aldı' diye, ben bunlara gülüyorum."

"KEŞKE BU TEMİNAT VE REHİNLER OLMASAYDI"

"Sayın başkan 'Kasa kolaylığı' diyor, ben o lafı sevmiyorum. Kendisine bu açıdan teşekkür ediyorum. Kimse hayrına yardımda bulunmaz. Bu konuya çok takılmak istemiyorum. Divan'da iki kere, devir-teslimde bir kere, yüz yüzeyken bir kez daha rica ettim, sert bir şekilde değil, kırmadan. Kendisi bunun normal olduğunu söyledi. Üç tane olay için çeki olağan ve normal görmüyorum. Bunun düzeltmesini rica ettik, noter yoluyla da rica ettik, yine 'Hayır' dedi. Hatta benim tarafımdan ödenmesi gerektiğini söyledi. Biz de kasa kolaylığı sağlıyoruz ancak bunların dile getirilmesi normal değil. Mehmet Cansun, rahmetli Özhan Canaydın, Ünal Aysal ve Adnan Polat'ın da kulüpte paraları vardı, hiçbiri dile getirmedi. Dursun Başkanım'ın da o parayı alması gerekiyor ancak telaş gösterilmesini normal bulmuyoruz. Menajer, başkan kim olursa... Galatasaray'da kimsenin parası kalmaz. Keşke bu teminat ve rehinler olmasaydı."

"ADNAN POLAT SEÇİME GİTSEYDİ YİNE BAŞKAN SEÇİLİRDİ"

"Adnan Polat istifa edip seçime gitseydi yine başkan seçilirdi. Özhan Canaydın yoruldu, ben Adnan Polat'a aday olması gerektiği için üç kez ricada bulundum. Bu dediğim 2011 öncesinde. Adnan Başkanım'ın durumu ile Dursun Başkanım'ın durumu çok farklı. Adnan Başkanımın durumu, spontane anlık bir olaydı. Ona hiçbir zaman mali bir tepki verilmedi, hatta sportif olarak iyi durumda olmamamıza rağmen. Dursun Başkanım mali açıdan tepki görüyor. İade-i itibar çirkin bir laf. Olmuş bir şey. Galatasaray camiasının özür dileyecek bir durumu yok. Üzüntü ve kırgınlıklar durumu var. Adnan Beyin bana sanırım güvenci tam."

Mustafa Cengiz; UEFA ile yapılan görüşmelere de değindi. "Badou Ndiaye'nin bonservis bedeli bilinenden daha yüksek" diyen Cengiz, Garry Rodrigues'e transfer teklifinin olduğunu açıkladı.

Mustafa Cengiz'in açıklamaları şöyle:

"UEFA ile görüşmemizde 10. dakikada bir delege 'Sizin bu mali anlattıklarınızı sizden önceki yönetim de anlattı' dedi. Buraya gelip 'toparlayacağız' diyorsunuz ama borcunuz daha çok artıyor' dediler. Adamların verdiği kotayı aşmışız. Biz de 'Mali olarak söyleyebileceğimiz bir şey yok, olası en kötü duruma göre sunum yapacağız' dedik. Komite çok mutlu oldu yaptığımız sunumdan. 4 yıllık bir proje halinde sunum yaptık. Yarın ben burada olurum veya olmam ama Galatasaray'ın doğru yerde olması gerekir. Galatasaray'ın böyle bir şekilde UEFA ile görüşmemesi gerekir."

"UEFA, Türk takımlarının şampiyonalarda olmasını istiyor, Türkiye'nin futbol ülkesi olduğunu biliyor. Türkiye, futbolla yatıyor. Coğrafyamızdan dolayı iç ve dışta sıkıntılarımız çok. Futbol, halkımızın teselli noktası. Bu noktada 'Lütfen Galatasaray'ı destekleyin. Devletin de projeleri var. Türk takımlarını tolere edin. Fenerbahçe ve Beşiktaş için konuşamam ama Galatasaray olarak bu durumu iki yılda düzelteceğiz' dedik. Galatasaray, kanatlanmaya hazır bir kulüp. Ceza verirseniz, kanatlarını kesersiniz' dedik. Yeryüzünde herhangi bir yere gidin, Galatasaray'ı duyduğunda 'O ne?' diyen olmaz. 25 stat yapıldı, hemen hemen tüm deplasmanlara gidiyorum. Müthiş statlar yapıldı. Kendilerine bunları anlattık. Schalke stadında ayağınız kaysa çime düşersiniz, bizim statlarımız daha insani. Bunları anlattık. UEFA'ya her hafta raporlama yapıyoruz, ek yapıyoruz. 35 bin ortalamaya çıktık, 8 binden geldik buraya. Loca satışları da böyle. Sponsor konusunda acele etmiyoruz."

"NDİAYE'NİN BONSERVİS BEDELİ BİLİNENDEN DAHA YÜKSEK"

"Badou Ndiaye'nin bonservis bedeli bilinenden daha yüksek. Garry Rodrigues'e de teklif var ancak değerini bulmadan satmayız. Premier Lig'de adını bilmediğimiz ama müthiş paralara oynayan oyuncular var. O yüzden değerini bulmadan satmayacağız. Google'da West Ham United'ın sağ bekinin fiyatına bakın. Bir bakıyorsunuz, 30 milyon Euro. Keza Fikret Orman'ın Cenk Tosun'u ucuza verdiklerini açıkladığı sözler de doğru. Bence Cenk Tosun ucuza gitti"

"Nagatomo inan edin tam bir barış elçisi oldu. Japon Başkonsolosu geldi ve Japonya'da Galatasaray çok ilgiyle izleniyor ve Türkiye'ye ilgi, sempati çok yükseldi dedi. Bugün yazılı metin geldi Japon Futbol Federasyonu'ndan hazır tuttuğumuz ve oynattığımız için."

"Tüm futbolcular şampiyonluk havasına girmişler. Her maçı final olarak görüyorlar, terlerinin son damlasına kadar mücadele ediyorlar. Biz hak ederek, sonuna kadar çarpışarak inşallah şampiyonluğa ulaşacağız. Ben kendimi bildim bileli Galatasaraylıyım. En büyük hayalime kavuştum. Ama taraftarların böyle güçlü olduğunu inan edin bilmiyordum. Taraftardan bu desteğin daha da artmasını rica ediyorum. Taraftarımız yüzde 5'ini yansıtıyor. Yüzde 10-15'ini yansıtsalar dünyanın tepesine çıkarız. Potansiyelimizi kullanmamız gerekiyor."