Bir avuç hap için

Kerem Gönlüm konusunun bir erkek dergisi röportajıyla yeniden açılabileceğini sanırım kimse tahmin etmemişti.

Ntvspor 03.02.2010 - 14:50

Federasyon başkanı, Mahmut Uslu’yla ortak Tanjevic kazığı nedeniyle herkesin Fenerbahçeli kabul ettiği eski Galatasaray kaptanı Turgay Demirel Boxer dergisine konuştu, çarşı pazar yine karıştı. Hemen akabinde Mehmet Demirkol’un köşesinde aynı konuya değinirken verebildiği detaylar da dikkat çekiciydi. Daha sıcakken konuya ben de dokunmuş, epeyi ah almıştım. Kendi yazılarıma yorum yazmayı bırakmayı ciddi şekilde gözden geçirmeme sebep olmuştu.

(Bir şekilde sesinizi duyurabildiğiniz kitle kendi yakın çevrenizden çıkınca olması olası şeyler olarak öngörülebilecek şeyler bile yaşanmadan anlaşılmıyor. Hele ki konu sporsa, sürekli tehlikesiz alanlarda anlamsız yan paslar yapmadığınız sürece okuyanların aklında hep aynı soru var: Acaba hangi takımı tutuyor?

Bu sorunun cevabının ifşa olduğu andan itibaren söylediğiniz her kelime belli renklere ait süzgeçlerden geçecek, geçiyor da. O nedenle de Kerem Gönlüm ve cathine konusunda yazdığım yazıya gelen tepkiler de Efes Pilsen’in son gündem değişikliğine verdiği, NTVSpor’un deyimiyle “Sert açıklama”da olduğu gibiydi; konuya değinmeden açıktan, uzaktan kınama. Bu yazılanlar o renk süzgeçlerinden geçirildiği için de ikinci yafta: Efes düşmanı.)

Efes Pilsen açısından bakınca tabi ki son açıklamalarında söyledikleri şekliyle “mesnetsiz ve hayal mahsulü iddiaları” yalanlamak için somut çaba göstermekle vakit geçirmek zorunda değiller denilebilir. Yani herkes kendisine atılan çamuru temizlemek için çırpınmak zorunda hissetmeyebilir. Hele ki Efes Pilsen gibi, büyük bir kurumsal kimliğin parçası olan bir yapının buna tenezzül etmeme hakkı doğal görülebilir. Suçu ispat edilene kadar herkes masumdur çünkü (İtiraf edelim, bizde biraz tersidir bu durum!). Her iddiayı yalanlamaya çalışamazlar tabi ki.

Akıllara “gerçekten suçlular mı acaba?” sorusu düştüğü andan itibaren ise, iddiaların aksini ispat etmeye çalışmayan her tavır, o şüpheleri büyütür. Efes Pilsen’in ıskaladığı nokta da bu. Kurumsal kimliklerinin zarar gördüğünü, bunu artık bu şekil yavan yalanlamalarla geçiştiremeyeceklerini anlamaları lazım.

Federasyon başkanı ne diyor “Ülkeye sokulması bile yasak bir maddenin tamamen kurayla rastgele belirlenen iki oyuncunun birden numunesinde çıkması ilginç” diyor. Buna “Nesi ilginç canım?” diyebilecek kimse olabilir mi? Kasun’daki miktarın WADA limitlerinin altında olmasına takılmıştık misal zamanında, normalde “hiç” olmaması gereken maddenin neden ve nasıl oyuncunun numunesinde çıktığını görmezden gelerek. Yağmur olarak yağmadıysa bir şekilde girmiş işte bünyeye, ama olsun “WADA o limitleri belirlerken senden iyi biliyordur” denildi. Yolda yürürken polis çevirse, üzerinizde bu maddeden bulsa hapse girersiniz büyük ihtimalle. Kasun’un vücudunda limit altı diye boşverdik.

Tabi Türkiye Basketbol Federasyonu başkanının bu demeci bir dergiye vermesi ve sanki sokaktan geçen herhangi bir basketbolsevermiş gibi “Bunlar bir kaç yıl içinde ortaya çıkar” diyerek süreçten şikayetçi olması da ilginç. Kendi erkini sorgulatıyor bariz bir şekilde. Ortaya çıkartmakta önayak olması gereken kişinin kimi kime şikayet ettiği belli değil.

Demirkol’un yazısındaki iddialar ise detay derinliği açısından iyice tüy ürperticiydi. Maddenin organizasyonla İsrail’den getirildiği, 3. maç öncesi şeker gibi soyunma odasında dağıtıldığı, Amerikalı oyuncuların almayı reddettiği, Kerem’in işin aslını öğrendiğinde yıkıldığı, vesaire. Suçlamalar yeniden alevlenmişken ve gündem yeniden buna çevrilmişken Efes Pilsen’in medyaya yansıyan kınama açıklamasına bakıyoruz: Destek beklerken köstek olunuyor, federasyon başkanı tarafsızlığını kaybetmiştir, hem Avrupa’da hem Türkiye liglerinde zorlu döneme giren kulübe destek olunmadığı...

Efes Pilsen’i gerçekten sevenler ve ona gönül verenler, onu fedakarca savunanlar hala Efes Pilsen’in bu iddiaların aksini ispat etmek için çaba sarfetmesi zamanının geldiğini düşünmüyorlar mı? Yoksa hala “deli saçması, önemsenmesine gerek olmayan boş iddialar” olarak mı görüyorlar?

Efes Pilsen müessese kulüplerinin en önde gideni, bayrak taşıyanı olarak kulüp takımı taraftarlarının sempatisinden genelde uzak kalmıştır. Buna rağmen, “Futbolda x’i tutuyorum ama basketbolda Efesli’yim” diyebilen bir kitle bile yarattı. Beyaz Gölge etkisine sahip oldu bir dönem. Maddi imkanlarıyla sağladığı kadrolarıyla doğal olarak güçlü ve iddialı takımlar kurdu, kimi zaman kıskanıldı. Son dönemde ise adının karıştığı bu çirkin skandal nedeniyle itibarı ciddi şekilde zedelenmiş durumda.

Artık kuru yalanlama ve kınamalarla savuşturulması halinde, tarih boyunca akıllarda farklı kalacak bir lekeye izin verecek nokta çoktan geçildi. Efes Pilsen’in, gerçekten saklayacak bir şeyi yoksa “Buyrun gelin, istediğiniz oyuncudan istediğiniz kan, saç numunesini alın, sonuçlarını açıklayın. Şayet bu iddialar gerçek çıkarsa sorumlularını bulup kurumumuzdan uzaklaştırmak da bizlerin boyununun borcudur” diyeceği noktaya gelindi. Bunun ötesinde yapılacak her türlü çaba örtbas çabası gibi duracak, o “acaba?”yı büyütmekten başka da bir işe yaramayacak.

Bunlar yapılır, Efes Pilsenli oyuncular ve bu konuda zan altında kalanlar şüphe bırakmaz şekilde temize çıkacak olurlarsa özür yazısı yazmak da benim boynumun borcu olsun.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...