"Bu çabalar boşuna"

Bir tarafta Jo, Giovani dos Santos gibi transferler, diğer yanda 250-300 euro maliyetli olan oyuncular varken, rekabetten söz edilemez. Ancak üst üste 2 sezonluk bir başarı örneği var. "Bu çabalar boşuna" denirken, çabanın boyutu ve doğruluğu da sorgulanmalı.

01.02.2010 - 11:38

Ankaragücü, son olarak dünyaca ünlü oyuncular Geremi, Rothen ve Sapara ile sözleşme imzaladı. Bu transferlerle birlikte Başkent ekibinin bu sezon kadrosuna kattığı futbolcu sayısı 34 oldu. 'Güç birliği' sloganıyla yola çıkıp, Tahkim Kurulu'nun kritik karar süreci boyunca sıkıntılı günler geçiren Ankaragücü Kulübü, kesenin ağzını açtı ama işi de biraz abarrtı. Sarı-lacivertli kulüp, 3 farklı ilk 11 kuracak transfer ile rekora doğru ilerliyor.

Geremi, Rothen ve Sapara'nın imzasıyla ilgili NTVSpor.NET'te yer alan, "Ankaragücü'nden gövde gösterisi" başlıklı habere ilginç yorumlar geldi. Şampiyonluk hedefiyle yola çıkmasına rağmen Ankaragücü'nün başarılı olamayacağı görüşü hakim. Hatta 'üç büyükler'in şampiyonluğu bir başka kulübe bırakmayacağını düşünenlerin sayısı oldukça fazla. Haberin altındaki ilk 2 yorum şöyle:
- "İyi transferler ama bu ligde Ankragücü'ne ekmek yedirmezler."
- "Bir Anadolu kulübü isterse Barcelona kadrosunu komple transfer etsin şampiyon olamaz. Bu çabalar boşuna. İyi yerlere gelirsin ama şampiyonluk mümkün değil..."

Yıllardır taraftarlar arasında konuşulur, tartışılır. Hatta zaman zaman yöneticiler de çarpıcı açıklamalar yaparak, bu tartışmaya dahil olur. Gerçekten 'üç büyükler' dışındaki takımları şampiyon yapmayan bir güç var mıdır, yoksa hatalar kendi içinde mi aranmalıdır? Tam 34 transfer ve averajla 13. sırada yer alan bir takım... Bu örnekten yola çıkarak, son maçında Fenerbahçe'den 5 gol yiyen Sivasspor'a geçelim.

Bu sezondan önceki son 2 yılda son haftaya kadar şampiyonluğa oynayan, tarihinde ilk kez şampiyonlar Ligi'ne katılım hakkı kazanan bir kulüp. Şimdi ise ligin 16. sırasında ve en çok gol yiyen bir takım. Bu sezon oynanan 19 maçta 12 mağlubiyet. Şimdi soru şu; Sivasspor, 'üç büyükler' diye adlandırılan Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın kapalı kapılar ardındaki çalışmalarına mı (böyle birşey varsa) kurban gitmiştir, yoksa hatalarının bedelini mi ödüyor?

Bir takım için en ciddi sorun kuşkusuz sakatlıklardır. Sivasspor da bu sorunu fazlasıyla yaşadı. Özellikle Mehmet Yıldız gibi "takımın yarısı" olan güçlü bir futbolcudan 6 ay yararlanamadılar. Ancak bu sert düşüşün kaynağı sadece sakatlıklar olamaz. Sezon başında en iyi oyuncularını satan veya gitmelerine göz yuman yönetim, teknik direktör değişikliğinde de umduğunu bulamamışa benziyor. Önemli futbolcularını elinde tutmayan Sivasspor, gruplara kalınması durumunda, Şampiyonlar Ligi'nden gelecek önemli maddi kaynağa rağmen katkı sağlayacak isimler yerine 'maliyeti düşük futbolcu' politikasını sürdürdü. Zaten transferde geç kalınması ve doğru oyuncuların alınamaması yüzünden Devler Ligi'ne havlu atıldı.

Sezon başında Herve Tum, Sylla, Balili, Bilica, Mohamed Ali ve Diallo'yu kaybeden kırmızı-beyazlılar, devre arasında da Sezer Badur'u Trabzonspor'a verdi. Bu isimlerin hepsinin ortak özelliği, son 2 sezonki başarılarda büyük pay sahibi olmaları. Ancak şimdi Sivasspor forması giymiyorlar. Bülent Uygun yönetiminde önemli işler yapılmasına, 'üç büyükler'e kafa tutan bir Anadolu takımı fotoğrafının oluşmasına karşın büyük değişiklikler yapıldı. Teknik direktör değişikliği de bunların başında geliyor. Yönetimin isteğiyle gerçeleşmeyen bir ayrılık gibi görünse de, Uygun'un istifa sürecinde bazı kırgınlıkların etkili olduğunu söylemez hayalcilik olmaz. Sivas'ı bilen, Sivassporlu futbolcuyu tanıyan Uygun gitti yerine son 10 yılını  Güney Afrika'da geçirmiş Muhsiz Ertuğral getirildi.

Şampiyonluğa oynayan bir takımın aniden ligin dibine demir atmasında, sakatlıkların etkisi gözardı edilemez. "Mehmet Yıldız sakatlandı, Sivasspor bitti" demek ise günümüz futboluyla tamamen zıt düşüyor. Başarılı olmuş her büyük takım kadrosunu takviye eder, belki 1-2 iyi oyuncusunu satıp para kazanır, ama elindeki değerlerin hepsinden bir anda vazgeçmez.

Ankaragücü haberinin altındaki yorumlara bakıldığında, Başkent ekibinin müthiş oynasa da şampiyon yapılmayacağı düşüncesi ortaya çıkıyor. Ancak "Bizi şampiyon yapmazlar" diyenler, Sivasspor örneğindeki gibi fotoğrafın geneline bakmalı. Bir tarafta Jo, Giovani dos Santos gibi transferler, diğer yanda 250-300 euro maliyetli olan oyuncular varken, rekabetten söz edilemez. Ancak üst üste 2 sezonluk bir başarı örneği var. "Bu çabalar boşuna" denirken, çabanın boyutu ve doğruluğu da sorgulanmalı.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...