Burak Yılmaz, eski Beşiktaş Teknik Direktörü Jean Tigana'nın siyah-beyazlı takıma transferinde önemli rol oynadığını ve bu kulüpte olduğu dönemde kendisiyle yakından ilgilendiğini belirterek, "Bana karşı baba gibiydi. Her şeyime karışıyordu, izin veriyordu, 'kafan dağınıksa git' diyordu. Çok başka bir adam benim için. Benim için babam kadar değerli bir insandı" dedi.

Kendisine gösterdiği ilgiyi o dönem Gökhan Güleç ve Bobo'ya da gösterdiğini ifade eden Burak, "Bobo yabancı olduğu için şu an orada kalıyor ancak Gökhan Güleç Kasımpaşa'da oynuyor ve ben de Trabzonspor'da oynuyorum. Ben Trabzonspor'da oynamaktan çok mutluyum. Ama mesela Bobo, Burak olsaydı; ben de Bobo olsaydım daha farklı olurdu diye düşünüyorum. Bence yabancı ve Türk oyuncu ayrımı çok fazla yapılıyor. Ancak bence Türk futbolcular çok kaliteli oyuncular. Bunu her yerde görebiliyoruz" diye konuştu.

Yabancı futbolcu transferinde alınan oyuncunun Türk futbolcular kadar iyi olmadığı veya aynı düzeyde olduğu durumlardan olumsuz etkilendiğini anlatan Burak, şu ifadeleri kullandı:
"Senden bir fazlası olmamasına rağmen o oynuyor ve sen onun neden oynadığını biliyorsun. Çünkü o yabancı. Çünkü onun parası garanti. Çünkü ona çok fazla para verilmiş. Ama sen daha iyisin. Doğruyu söylemek gerekirse bu durum yavaş yavaş takım içinde problem olmaya başlıyor. Çünkü neden? Sen daha iyisin ama oynayamıyorsun. Yabancı olduğu için o oynuyor. Senden daha iyi mi? Hayır. Senden daha rahat saha içinde, çünkü kredisi var. İlk zamanlarda kesinlikle böyle düşünmüyorsun ama yavaş yavaş olaylar ilerledikçe artık takım içinde sorun olmaya başlıyorsun. Çünkü hazmedemiyorsun bazı şeyleri. Açıkçası bu olay bütün Türk futbolcuları etkiliyor."

Milli takımda Türk asıllı olmayan futbolcuların top koşturmasını yanlış bulduğunu dile getiren Burak, "Marco Aurelio, Colin Kazım, Nobre, Vederson. Bakıyorum hepsi 'Türk Milli Takımında oynamak istiyorum' diyor. Bence son derece yanlış. Marco Aurelio ve Colin Kazım'ın milli takımda oynamalarını tasvip etmiyorum. Bu benim kendi düşüncem. Ama çağırıp oynatırlarsa saygı duyarım ve desteklerim. Ancak kesinlikle tasvip etmediğimi söylüyorum. Çünkü bizim oyuncularımızın köreldiğini ve kendilerine güveninin azaldığını düşünüyorum. Böyle olunca da Türk futbolunun ilerleyeceğini sanmıyorum" dedi.
 
"KENDİMİ TRABZONSPOR'A HEP YAKIN HİSSETTİM"
Kendisini Trabzonspor'a hep yakın hissettiğini belirten Burak, şöyle devam etti:
"Burada olduğum için bunu söylemiyorum. Burada uzun süredir yaşanamayan şampiyonluk var. Bu sezondan geçti belki ama gelecek sezon şampiyonluğun en büyük adayı Trabzonspor olacak. Bunu açık yüreklilikle söylüyorum. Bireysel hedeflerim burada kalıcı olmak. Bu sezonun sonunda iki yıllık mukavelem kalacak. Bir kere o bitmeden hiçbir yere gitmek istemiyorum. Bitene kadar geçecek süreçte de burada kalmam istenecek bir performans sergilemek istiyorum. Trabzonspor'un iyi futbolcusu olmak istiyorum. Milli takım hedefim var. Buradan Avrupa'ya gideceğim gibi bir düşüncem yok. Trabzonspor'da forma giydiğim bütün maçların keyfini yaşamak istiyorum. Türkiye Kupası'nı kazanmak istiyoruz."

Sezon başı kamp yapamadığı için kondisyon eksiği olduğunu ifade eden Burak, "Bunun dışında savunmam zayıf. Bunu da ne kadar geliştirebilirim bilmiyorum. Hücum oyuncusuyum. Şu an sağ kanat oynuyorum. Çok pozisyona giriyorum ama istediğim sayıda gol atamıyorum. Son vuruşlarda biraz daha rahat olmam gerek" diye konuştu.
 
"TEOFILO İLE KIYASLANMAK İSTEMİYORUM"
Burak Yılmaz, forvet oynamayı çok istediğini anlatarak, "Geldiğim günden beri sağ kanatta oynuyorum. İnsanların aklında şöyle bir düşünce var. Burak mı, Teofilo mu kıyaslaması yapılıyor. O forvet, ben sağ kanat oynuyorum. Bu nedenle böyle bir kıyaslama yapılmasını istemiyorum. Forvet oynasam, Umut'la özelliklerimiz birbirine yakın. Uyumlu oluruz, birbirimize iyi yerler açarız diye düşünüyorum. Umut iyi bir insan, bana da yardımcı oluyor. Ona, tüm takım arkadaşlarıma ve teknik heyete beni kabullendikleri için teşekkür ediyorum" dedi.