Aroma Bayanlar Ligi’nde 28 Nisan Salı akşamı oynanan final serisinin 4.maçında şampiyon Fenerbahçe Acıbadem oldu…. 1972’den beri şampiyonluk yaşamayan FB, geçen sezonun şampiyonu Eczacıbaşı Zentiva’yı final serisinde 3-1’le geçerek, kupayı müzesine götürdü…..

3 sezondur lig şampiyonluk kupasının kapısını tıklatan ve hatta geçen sezon şampiyonluğu gene Eczacıbaşı ile oynamış oldukları final serisinde kıl payı kaçıran FB Acıbadem olmuştu. 2008-2009 sezonunda favori olarak görülmeyen sarı-lacivertli kızlar, takım olabilen ekibin kupayı kaldıracağını bir kez daha bizlere kanıtlamış oldular…

Belçikalı antrenör JAN DE BRANDT’ı sezon ortasındaki renklerine katan FB Acıbadem kazandığı CEV CUP üçüncülüğü ile ligde de iddalı olduğunun sinyallerini verdi. Jan de Brandt’ın takıma katılmasıyla daha iyi blok, servis atma ve defans yapmaya başlayan sarı-lacivertlilerin şampiyonluğa inancı da gelen galibiyetlerle arttı.

Bir kez daha vurgulamak isterim ki FB Acıbadem’in en önemli özelliği öncelikle takım olmalarıdır.

Kadroya baktığımızda; Yılların tecrübeli kaptanı Çiğdem Can; hücum, blok ve defansta olduğu kadar servisleriyle rakiplerin kabusu, FB Acıbadem’in ise setlerde arayı açmasının anahtarı oldu.

Final serisinde MVP seçilen Seda Tokatlıoğlu; sakatlıkları sebebi ile sahalardan uzak kaldıysa da gerek CEV CUP final four’unda gerekse play-offlar’da sergilemiş olduğu performansıyla bir Türk oyuncunun da bir takımı sırtlanabileceğini hepimize gösterdi.

Hırslı ve yetenekli orta oyuncu Eda Erdem’in tek ayakları, blokları, inancı ve hep daha iyisini arzulayan kişiliğinin FB Acıbadem e kupayı kazandırdığını söyleyebilirim.

Gizli kahraman Marina Tumas; daha önceki yazılarımdan birinde de belirttiğim gibi Marina FB nin kötü giden anlarda kurtarıcısı olmaya final serisinde de devam etti. Tam bir takım oyuncusu olan Marina blok out ustası diyebiliriz .

Köşedeki inatçı smaçör Anja Spasojevic; Sırp oyuncu 4 numaradan etkili hücumları ve hırsı oyunuyla FB’nin kurtarıcılarından oldu…..

Final serisinin en iyi pasörü Oksana Parkhomenko; bütün smaçörlerini eşit olarak kullanarak, hiçbirini boğmayan ve yormayan bir oyun stiline sahip. Formsuz bir dönem geçiyor diyen herkese şapka çıkartan Oksana, ne kadar etkili bir pasör olduğunu bu seride bir kez daha vurguladı.

Servis karşılama ve defanstaki iki kurtarıcı Necla Güçlü Esepaşa ve Valeriya Korotenko. Yaptıkları defanslarla maçlara güzel rallileri kazandıran bu iki isim ihtiyaca göre libero forması giyerek FB’nin savunmasını komuta ettiler.

Takımın diğer bir pasörü tecrübeli Nisa Kuliyeva. Pasör mevkiinde tecrübesiyle etkili olan ve takımına her zaman yeni bir soluk katan oyuncuydu.

Orta oyunculardan Fatma Duygu Sipahoğlu, takımına ihtiyacı olduğunda gerek blok gerekse orta mevkiinde her zaman yararlı oldu…..

Play-off serisinde en kritik sayılarda oyuna girerek etkili servisleriyle karşı takımı yıkan genç yetenek Merve’yi cesaretinden ve sergilemiş olduğu performansından dolayı bir kez daha tebrik ediyorum.

Futbol takımı olarak anılan Fenerbahçe Kulübü’nü öncelikle amatör branşlara ve özellikle voleybola yapmış oldukları katkıdan dolayı tebrik ediyorum. Futbol kulüplerimizin spor kulübü haline gelmesiyle, voleybol gibi amatör branşlarda gerek seyircilere gerekse daha heyecanlı maçlara tanık olmaya başladık….

Yıldızlar kaydı

Senenin başında hepimiz Aroma Bayanlar Ligi yıldızlarla dolu dedik….

Ama ne oldu? Yıldızlar kaydı.

Kadrosunu dünya yıldızlarıyla kuran takımlarımızın iki tanesi play-off’ta final bile oynayamazken, final oynayan Eczacıbaşı Zentiva ise şampiyon olan taraf olamadı.

Türk Telekom’da Mamadova ve Aguero, Vakıfbank Güneş Sigorta’da Grün ve Nikoliç, Eczacıbaşı’nda ise Mirka ve Nancy istenilen performansı sergileyemeyince bu oyuncular üzerine kurulu sistemler çöktü.

Bu sezon hepimize takım olmanın, kadroda yıldız bulundurmaktan daha önemli olduğunu ve başarıyı ancak takım olarak kazanacağımızı göstermiş oldu.