Ders: Matematik…

Lig'de son iki haftaya girilirken Süper Lig'e doğrudan yükselecek takımlar matematiksel olarak hâlâ belli değil. Fakat ibre açıkça Manisaspor ve Diyarbakırspor'dan yana.

27.04.2009 - 19:09

Play-off'çularda sonunda bir kesinlik var elimizde: Altay, Boluspor ve Kasımpaşa. Dördüncü takım olmak için ise matematik devrede: Karşıyaka, Adanaspor, Orduspor, Ç. Rizespor ve KDÇ. Karabükspor'un şansları sürüyor. Düşme hattı da işini mucizeye bırakan Malatyaspor dışında 12. sıraya kadar uzanıyor.

Süper Lig'e çıkmayı mümkün olduğu kadar ertelemeye kararlı gözüken Manisaspor, Güngören Belediyespor karşısında girdiği gol pozisyonlarından kendisine galibiyeti getirecek golü çıkaramayıp, Altay da kendi maçında üç puanı alınca terfiyi bir hafta daha erteledi. Belki de Süper Lig'e geri dönme sevincini kendi sahalarına bırakmak istiyorlar: Manisa'da oynayacakları Diyarbakırspor maçından alacakları bir puan her durumda işi bitirmeye yetecek. Turhan Özyazanlar'la yolları ayırmaya karar verdikten sonra ligde kalma mücadelesini eski antrenörlerinden Metin Altınay'la (bilhassa Gençlerbirliği'nden tanıdığımız kıvırcık, "arkalar uzun" saçlı futbolcu ekolünün temsilcilerinden) sürdürmeye karar veren Güngören Belediyesporlu yöneticiler sezon başından beri olduğu gibi şık konuşuyor: "Şu saatten sonra dünyanın en iyi antrenörünü de getirsek, üç maçta ne verebilir."

Terfiyi garantilemek peşindeki bir başka takım Diyarbakırspor, evinde Kasımpaşa'yı yenip tur atmaya niyetliydi aslında. Coşkun Demirbakan 0-0'lık sonucu hemen arkalarındaki rakipleriyle oynuyor olmalarının yarattığı strese bağlıyor. Açıkça "oynamak yerine oynatmamayı tercih ettik" diyerek şuursuzluktan ziyade puan hesabı içinde olduklarını itiraf ediyor. Kasımpaşalılar ise maçtan önce, maç sırasında ve maçtan sonra kendilerine yapılan tacizlere (Diyarbakırsporlu taraftarların kaldıkları oteli basmaları, kendilerini stada götürecek otobüsün tehditler yüzünden gelmemesi, sahaya atılan cisimler, maç bitiminde saldırı teşebbüsü) isyan ediyor.

Sakaryaspor karşısında henüz 1. dakikada yenik duruma düşen Altay, bu sezon yenik duruma düşüp kazandığı diğer dört maç gibi (ki biri yine Sakaryaspor'a karşıydı) karşılaşmayı lehine çevirmeyi başardı. Üstelik 3-2'lik bu galibiyet play-off'un garantilenmesi anlamına da geliyor. Engin İpekoğlu'nun maçtan önce korktuğu, "Altay'a puan kazandırıp play-off'u garantilerlerse Erciyesspor maçına rahat çıkarlar" düşüncesinin gerçekleşmesi Sakaryaspor adına üzücü. (Erciyesspor'un kendi maçını zaten kazandığı gerçeği de bir yanda tabii) Sakarya'nın "kurtuluş mücadelesinin" mutlu sona ermesi için artık Samsunspor'u yenip son haftayı beklemekten başka çaresi yok.

KENDİM ETTİM KENDİM BULDUM…
Boluspor da Giresunspor'a 90+'larda attığı golle play-off oynamayı garantileyen bir başka takım oldu. Teorik olarak hâlâ ilk ikiye girme şansları olduğundan önlerindeki Karşıyaka maçını sermeyecekleri açık. Giresunspor düşecekse de kalacaksa da kendi etmiş, kendi bulmuş olacak: Ligin ortası 17. haftada 16 puanları vardı, geçen 15 haftada buna ancak 18 puan ekleyebildiler. (Karşılaştırmalı istatistik: Sakaryaspor, 17. haftadaki 9 puanının üzerine 24 puan eklediği için düşmeme noktasına kadar geldi!) Şimdi son iki haftaya 1 puanlık avantajla giriyorlar; önlerindeki iki maçı da kazanırlarsa (Ç. Rizespor-Malatyaspor) zaten sıkıntı yok. Bunlarda yaşayacakları puan kayıpları ligi son üçte bitirmelerine yol açarsa tek suçlu futbolcular olmayacak herhalde.

Karşıyaka, Orduspor yenilgisiyle üç puan alamadığı hafta sayısını sekize çıkarmış oldu. Onların rakamları da ciddi bir düşüşe işaret ediyor zaten: Ligin ilk 17 haftasında aldıkları 32 puan, ikinci 15'te 20'ye düşmüş durumda. Giresunspor'la benzer bir noktaları da kendi göbeklerini kendilerinin keseceği gerçeği: Play-off, Boluspor ve Ç. Rizespor maçlarından alacakları puanlara bağlı. "Ligi kapattı" dediğimiz Orduspor ise Karşıyaka galibiyetiyle ilk altı umutlarını tekrar gündeme getirdi.

On hafta boyunca kaybetmeyen Adanaspor, tam da son düzlüğe girmişken, KDÇ. Karabükspor'dan yediği çelmeyle sendeledi. Tesellileri Karşıyaka'nın da yenilmiş olması. Son iki haftada aportta beklemeye devam etmelerinin yolu galip gelmelerinden geçiyor elbette. Play-off umudu KDÇ. Karabükspor için de matematiksel olarak var ama esas olarak sezonu kazasız belasız kapatmanın mutluluğu içindeler.

"UMUT MUMU" SÖNDÜ
Kartalspor maçı Ç. Rizespor için Raşit Çetiner'in deyimiyle "umut mumu"nun da söndüğü maç herhalde. Rize'de oynadıkları 16 maçtaki 5 mağlubiyet-5 beraberlikten oluşan karne ligde iddialı bir takımın karnesi olmanın uzağında. Matematiksel olarak play-off şansları olsa da Çetiner haklı olarak, "yeni sezona bakacağız" demeçlerine başlamış durumda. Üçüncü deplasman galibiyetini Rize'den üç golle alan Kartalspor'da, Ç. Rizespor maçı öncesi alacakları ödenmediği için kampa girmeyen, daha sonra antrenmanlara çıkmaya karar veren oyuncuların kararı kesin: Malatyaspor maçı öncesi alacaklar ödenmezse antrenman yapmayıp sadece maça çıkacaklar. Her durumda Rize'den aldıkları üç puan ligde kalmalarını sağlayan puanlar olabilir.

Samsun deplasmanına sakat futbolcuları yüzünden epey sıkıntılı giden Gaziantep BB.'nin 15. dakikada attığı gol, küme düşme kabusunu onlar için bitiren gol oldu. Kalan iki maçlarına (Kasımpaşa-Diyarbakırspor) formalite icabı çıkacaklar. Samsunspor ise bu yenilgiyle kendini ateşe atmış oldu bir nevi. Düşme hattıyla aralarındaki beş puanlık fark nispeten rahatlatıcı ama önce maça can havliyle asılacağı kesin olan Sakaryaspor'la sonra da ısrarlı play-off takipçisi Adanaspor'la oynayacaklar.

Erciyesspor, Malatya deplasmanından çıkardığı üç puanla ligde kalmaya ne kadar istekli olduğunu net şekilde ortaya koydu. Beri yandan kurtardıkları sadece üç puan değil canları da kendi sözleriyle: "Spor adına 3-2 galip gelmek bizi sevindiren bir olay. Ancak çok üzücü olaylar da oldu. Şeref tribününde yaşanan bazı olaylar bizi ciddi anlamda üzdü. Yöneticilerimizin hemen hemen hepsi fiili saldırıya uğradı. Kulüp yöneticilerimizden Faruk Kıranatlı, Mahmut Danacı ve Mehmet Çiftçi bey, çok ağır tekme ve tokatlara maruz kaldı. Üzücü olan nokta şu, şeref tribünündesin ve çok sayıda emniyet mensubu var. En az 5 dakika hiç durmadan dövülüyoruz. Daha sonra güvenlik sağlandı, ama canımızı zor kurtardık desek abartı olmaz." Maçtan önce takımı taşıyan otobüsün taşlanmasını, maç sırasında sahaya girmeye çalışan, polisle çatışan taraftarları da unutmamak lazım tabii. Tüm bunlara neden olan şey ise malum: Malatyaspor'un ligde kalması artık kallavi bir mucize gerektiriyor. Bu çirkin olaylara karışan Malatyaspor taraftarları enteresan tabii: "Perşembe'nin gelişi Çarşamba'dan bellidir" demiştik; takım göstere göstere küme düşerken, yönetim buhranları, mali krizler birbiri üstüne gelirken böyle bir sonu beklemiyorlar mıydı gerçekten?

ŞEKER PARÇASI
"Bay" takım olarak maç yapmadan geçirdiğimiz hafta sonunda üstümüzdekiler eksik maçlarını tamamlayınca tablo biraz daha netleşti: Liderle sekiz puan fark, düşme hattıyla artı dört puan, kalan üç maç. En az iki maç kazanıp sağ salim bitirsek bu sezonu…

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...