Efes Pilsen kapanır mı?

Avrupa basketbolunda Efes Pilsen dediğinizde “Ha, kim?” diyecek pek kimse bulamazsınız, bunlar gerçekler. Ancak Efes Pilsen’in asıl derdi Türk gencine spor yaptırmak, Türk basketbolu için emek sarfetmekse bunu yapmak için bulabileceği kısa ve orta vadeli çözümler de yok değil.

Haberler 15.05.2010 - 15:46

TAPDK'nın yürürlüğe girmesi söz konusu yasası, Efes Pilsen’i basketbol şubesini kapatma noktasına getirdi. kulüplerinin alkol ve tütün ürünlerinin markalarını isimlerinde barıdırmalarına engel olan yasa tasarısı nedeniyle Efes Pilsen’in bu noktaya itilmiş olmasına iki ayrı açıdan bakmak lazım.

İlki bu yasa tasarısının gerçekten gerekli olup olmadığı.

Spor sayfasına hukuk, gençlerin gelişimi, siyaset vesaire sokmanın çok alemi yok da, çok tepeden, uzaktan ve kaba taslak bakınca, bir spor kulübünün adının insanlara kötü ve sağlıksız alışkanlık kazandıran maddelerden birini taşımasının bu kötü alışkanlıkların kazandırılmasındaki etkisini sorgulamak lazım.

Efes Pilsen maçlarında tribünlere getirilip “Eeeeeefes.... Eeeeefes” diye bağıran yavrucakların ileride biraya erken yaşta başlama olasılığı var mıdır mesela? Veya Efes Pilsen–Montepaschi Siena maçını tribünde veya evde televizyon başında izlerken ekrana binen “Efes Pilsen” yazısı kaç kişiyi bira almaya ve tüketmeye teşvik ediyor olabilir?

Elbette reklam denilen şey gizli bilinçaltı hileleri, farkında olmadan merak ve ilgi uyandırma üzerine kurulu. Çokca da tahrik ve provokasyon (iyi anlamda tabi). Efes Pilsen’in Türk basketbolunda bu isimle yer alıyor olmasının Türk gençliği üzerinde gerçekten etkisi olabilir mi? Bence olamaz.

Nasıl ki Banvit maçı izlerken canımız tavuk, Fenerbahçe Ülker maçı izlerken bisküvi, Beşiktaş Cola Turka maçı izlerken kola, Galatasaray Cafe Crown maçı izlerken kahve, Optimum TED Ankara Kolejliler maçı izlerken alışveriş merkezi çekmiyorsa, Efes maçı izlerken de “Şimdi köpüğü üstünde, buzlu bardakta çok soğuk bir bira olsa da içsek” demiyoruz. Benim bu tırnak içindeki ifadem bile bira içme isteği konusunda Efes’in bu sezon oynadığı tüm maçlardan daha imrendirici oldu sanırım!

Öte yandan normalde reklam yasağı olan sektörlerin başında gelen alkol ürünlerinin spor kulübüne isim vererek bu yasağı delmeleri konusunun etikliği baştan tartışmaya açılabilir. F1’de de sigara markalarının sponsorluklarının kimi ülkelerde perdelendiğini F1 meraklıları hatırlar. Yanlış hatırlamıyorsam Fransa, İngiltere gibi ülkelerdeki Grand Prix’lerde sigara reklamı yasağı olduğu için firmaların reklamları çeşitli şekillerde örtülüyordu. Ferrari’de Marlboro yazamıyordu örneğin. Lucky Strike, Gaulouises da bundan mağdur idi. Sonra ne oldu; bu yasak yaygınlaşınca sigara sektörü sponsorluktan çekildi, yerlerini ekseriyetle bilişim/telekominikasyon sektörü firmalarına bıraktılar. Pes etmek, kaçmak zorunda kaldılar.

Bir de ikinci öbür yüzüne bakalım hadisenin;
Efes Pilsen kapanır mı, kapanırsa Türk basketbolu bundan ne kaybeder? NTVSpor.net’te konuyla ilgili anket açılmış, an itibariyle %85’lik bir “Kapanmasın” oyu ağırlık kazanmış durumda. Türk basketbolu denilince akla ilk gelen marka olarak Efes Pilsen’in bu sempati durumunu lehine kullanması olası. Ya yürürlüğe girmesi söz konusu yasada bir delik açılacak, ya da Efes Pilsen kapanacak.

Efes Pilsen bilindiği gibi Tuncay Özilhan’ın başında bulunduğu Anadolu Grubu’nun çok sayıda markasından sadece biri. Aynı grubun alkollü içecek dalında pek çok ürünü olduğu gibi alkolsüz içecek kolunda da Coca-Cola, Fanta, Sprite, Cappy, Nestea, Schweppes, Powerade, Burn gibi markaları mevcut. Otomotiv kolu var, Kia, Isuzu, Geely, Cooper Tires (Daçka’nın sponsoru hani), Lada markaları holding bünyesinde. Finans dalında Alternatif Bank ve ona bağlı kuruluşlar da Anadolu Grubu iştirakleri. Adel, Johann Faber, Faber Castell, Atlas gibi markalarla kırtasiye, McDonald’s, Kırlangıç gibi markalarla gıda, Anadolu Sağlık Merkezi markasıyla sağlık ve başka markalarla bilişim, turizm ve plastik sektöründe yer alan koskocaman bir holding. Efes Pilsen Spor Kulübü’nün bu isimle ülke sporunda varlığını sürdürmesinin şart olup olmadığını sorabiliriz yani?

Efes Pilsen'in marka olarak içeride dışarıda pek çok sponsorluğu var. Futbol ve basketbol milli takımlarımızın, katılımcısı olduğu Euroleague’in, hatta kağıt üzerinde kanlı bıçaklı gözüktüğü Fenerbahçe Spor Kulübü’nün sponsorlarından. Bu sponsorlukların çoğunun orta ve uzun vadeli anlaşmalar üzerinde olduğunu Çetin Çeki’nin açıklamalarından anlıyoruz. Yasa bu şekliyle çıkarsa spor kulübünün kapanmasının ötesinde, o sponsorluk anlaşmaları da iptal olacak diyorlar. Çünkü sadece spor kulübünün adında bulunması değil, olasıdır ki “Efes Pilsen Caz Festivali” diye bir şey de olamayacak, Miller Freshtival bu sene son kez gerçekleşecek belki.

Marka bilinirliği tabi ki çok önemli, Avrupa basketbolunda Efes Pilsen dediğinizde “Ha, kim?” diyecek pek kimse bulamazsınız, bunlar gerçekler. Ancak Efes Pilsen’in asıl derdi Türk gencine spor yaptırmak, Türk basketbolu için emek sarfetmekse bunu yapmak için bulabileceği kısa ve orta vadeli çözümler de yok değil. Yukarıda saydığım onlarca markadan herhangi birinin tabelasını Efes Pilsen tabelasıyla değiştirip yollarına devam edebilirler. Sponsorluklar için de devletten teminat alır, bu tarihten sonra herhangi sponsorluk anlaşmasını yapmaz, mevcut anlaşmalarını uzatmaz, o anlaşmaların bitiş tarihlerinden itibaren de başka sektörlerdeki markalarıyla devam etmek için ara ve geçici sözleşmeler yapabilirler. Konunun “Efes Pilsen markası reklam ve sponsorluk öğesi olmaktan çıkınca herşey bitecek, dünya karanlığa bürünecek” noktasına gelmesinin çok anlamı yok.

Yurt içinde pek kısa sürede adaptasyon sağlanır, yurt dışında ise biraz zaman alır ancak o da çok uzun sürmez.

Tabi ki kimse zorla isminin değiştirilmesine mecbur kalmamalı, ancak gereklidir, gereksizdir noktasını aşıp “böyle bir yasa çıkacak” noktasına geliyorsak da bunun olağan ve alışılagelmiş, “bir müessese takımı daha kapanma tehdidiyle gündemde” noktasına gelmemesi lazımdır. Efes Pilsen Spor Kulübü’nün bu kopan gürültüdeki maksadının ne olduğunu anlamaya çalışmak lazımdır. Zamanında Eczacıbaşı, Paşabahçe, Tofaş da kapanmıştır, Türk basketbolu yerli yerinde kalmıştır. Efes Pilsen de karşılıklı tavizlerin verileceği bir sürece girmeye hiç yanaşmayıp iki senedir tuhaf şeylerle lekelenmeye başlamış olmasından da istifade ederek kaçmayı, kaybolmayı tercih ederse de Türk basketbolu kepenk indirmez. Evet, ağır bir yara alır, eksilir ama tükenmez, kimse korkmasın.

Sayfa Yükleniyor...