Emre Toraman hücuma!

Bursaspor adına 2 talihsiz gol atan Eskişehirsporlu Emre Toraman için bir önerimiz var: O bir dönem Sakaryaspor’un en golcü isimlerinden biriydi. Rıza Çalımbay da onu daha ofansif kullanmalı.

16.03.2009 - 17:42

Geçtiğimiz hafta içerisinde Şampiyonlar Ligi’nde birbirinden güzel ve birbirinden tempolu maçlar izledik. Hele Manchester United-Inter ve Liverpool-Real Madrid maçlarındaki tempo baş döndürücüydü. Şampiyonlar Ligi’nde son 8 takımdan 4 tanesi İngiliz. 2 İspanyol var. (ki aralarında Real Madrid yok.) Bir Alman ve 2. tur kurasının azizliği ile bir Portekiz ekibi olan Porto çeyrek finali gördü. (Kurada karşısına bir İngiliz ekibi çıksa yoluna bu kadar kolay devam edemezdi.)

FIFA Başkanı Sepp Blatter geçtiğimiz günlerde “İngiltere Premier League futbola zarar veriyor” diye bir açıklama yaptı. Aslında kastettiği ligin tamamı değil, Manchester United, Liverpool, Chelsea ve Arsenal’di. Çünkü Blatter açıklamasının ilerleyen bölümünde “Eğer bir ligde katılımcıların 4’te 3’ü küme düşmemeye oynuyorsa bunda bir terslik vardır” dedi. Tabii Blatter’in bu açıklamayı yapma nedenleri tartışılır ve belli ki içerisinde çok derin manalar içeriyor.

Biraz geriye gidelim. Şampiyonlar Ligi’nde geçen sezon çeyrek finalde yine 4 İngiliz ekibi (aynen Manchester United, Chelsea, Liverpool, Arsenal, yani Mahşerin 4 Atlısı!) yer alıyordu. Barcelona yine çeyrekteydi. Almanlar Schalke ile temsil ediliyordu. (Bu sezon Bayern Münih) İtalya’dan Roma ve Fenerbahçe diğer ekiplerdi.

2006-07 sezonunda çeyrek finalde bu kez 3 İngiliz vardı. (Arsenal erken elenmişti.)

2005-06’da çeyrek finalde tek bir İngiliz vardı, o da Arsenal. Ve Arsenal finale çıkmayı da başarmıştı. Bu sezon dökülen İtalyanlar 2005-06’da çeyrek finale 3 takım sokmayı başarmıştı ama finale kalamamışlardı.

Ama UEFA Kupası’nda son 16’da tek bir İngiliz takımının olması, Manchester City’nin de kupaya Fair-Play kontenjanından dahil olması da olayın bir başka boyutu. Everton, Tottenham, Aston Villa ve Portsmouth 4. turu göremeden elendiler.

Turkcell Süper Lig’e baktığımızda ligin ikiye bölündüğünü görüyoruz. Son 9 sıradaki takımlar küme düşmeme mücadelesi veriyor. İlk 5 sıradaki takım şampiyonluk yarışında. Arada kalan takımların hedefi altıncılıkmış gibi gözükse de bundan sonra bir hedefsizlik yaşayacakları kesin. Zira gelecek sezon Avrupa Kupaları’na toplam 5 takım katılacak ve artık Intertoto Kupası da olmayacak.

Aslında Sepp Blatter’in açıklamalarına geri dönersek, bizde de 4 büyükler haricindeki hemen her takım, günün birinde küme düşmemeye oynamaya aday bir takımdır. Gerçi Sivasspor ve Kayserispor son yıllardaki gelişimleriyle bundan sonraki dönemde (en azından uzunca bir süre) küme düşme adayı olmayacaklar, ama diğer takımlar için bu her an geçerli olabilir. Bunun nedeni de çoğunlukla ekonomik sebeplerdir. Ekonomik açıdan güçlü olduğunuz sürece küme düşme tehlikesini kolay kolay yaşatmayacak kadro kurabilirsiniz. Ama bazen Kocaelispor gibi bir takım çıkar, her türlü ekonomik zorluğa rağmen onur savaşı verir.

Kocaelispor, Fenerbahçe karşısında yapabileceğinin en iyisini yaptı. Son 4 haftaya baktığınızda Galatasaray ve Eskişehirspor galibiyetleri, Bursaspor ve Fenerbahçe beraberlikleri var. Bu 4 maçta da galibiyetler son dakikalarda atılan gollerle geldi. Yani Kocaelispor maçları bırakmıyor, sonuna kadar kovalıyor. Bu da onların ligde kalma mücadelesini sonuna kadar sürdüreceğini gösteriyor.

Haftanın en ilginç olayı Emre Toraman’ın kendi kalesine 2 gol atması. Bir futbolcunun başına gelebilecek en büyük talihsizlik. Ancak atılan gollere baktığımızda Emre’nin içindeki gizli “forvet” duygularının ortaya çıktığını görüyoruz.

İşin şakası bu tabii, ama ilginç olan şu: Eme Toraman son 4 sezondaki en yüksek gol rakamına ulaştı! Biraz geriye gidelim, 2003-04 sezonunda Trabzonspor formasıyla 1 gol kaydetti. 2004-05 sezonunda Sakaryaspor forması giydi ve o sezon ligde tam 7 gol attı. O sezon gerçekten gizli forvet gibi oynayan Emre, sonraki dönemde ciddi bir suskunluğa girdi. 2005-06 Kayseri Erciyesspor forması giydi ama hiç golü yok. 2006-07’de ligde 1 golü var, kupada ise 2 golü. Geçen sezon Çaykur Rizespor ve Eskişehirspor formalarıyla golü yok. (Bank Asya 1. Lig Play-off’unda seri penaltılarda attığı penaltı golünü saymıyoruz tabii ki)

Kısacası Emre, Bursaspor adına attığı 2 golle son 4 sezonda ligdeki en yüksek gol rakamına ulaştı. Emre tecrübeli bir oyuncu. Yıllardır Turkcell Süper Lig’de ve Bank Asya 1. Lig’de çeşitli takımlarda forma giydi. Trabzonspor formasını da giydi, Kayseri Erciyesspor formasıyla Türkiye Kupası finali oynama başarısını gösterdi. Bence Rıza Çalımbay, bu tecrübeli ismi daha ofansif kullanmalı. (Zamanında Sakaryaspor’da Şaban Yıldırım ile takımın en golcü ikinci ismiydi) Zaten Emre de Bursaspor maçında attığı gollerle, fırsatını bulduğu anda rakip kaleye de gol atabileceğini gösterdi!

Haftanın maçında Trabzonspor ile Galatasaray 2-2 berabere kaldı, Sivasspor ile Beşiktaş’ın ekmeğine yağ sürdüler. Dahası bu hafta sonu oynanacak Sivasspor-Beşiktaş maçını daha ilginç hale getirdiler. Galatasaray bu kadar eksiğine rağmen Bülent Korkmaz yönetiminde 5 maçta yenilgi yüzü görmedi. Geçen sezon son 6 maçta yakalanan ruh yeniden yakalanmış gözüküyor. Ancak sadece geçen sezon son 6 maç için gereken ruh bu kez daha fazla maç için gerekiyor. Ve arka arkaya oynanacak önemli ve zor maçlarda (UEFA Kupası dahil) bir süre sonra sadece ruh yetmeyecek.

Trabzonspor ise bir an önce Avni Aker Stadı ile barışmak zorunda. Son 3 maçta sadece 1 puan kazanabildiği bu statta kalan maçlarında puan kaybettiği takdirde (İstanbul BB, Gençlerbirliği, Kayserispor, Bursaspor ve Fenerbahçe) şampiyonluk şansı çok zora girer.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...