Güçlüler zoru sever

Ankaragücü ve cefakar seyircisi zoru sever, Ankaragücü, Denizli’yi yener ve bu ligde kalır!

Öncelikle, Turkcell Süper Lig’de bu hafta her maç öncesi yapılan saygı duruşuyla başlayalım. Isparta kaleci antrenörü Semih Görgün, maç sırasında kalbine yenik düşerek hayatını kaybetti. Bu çok acı olay nedeniyle tüm Ispartaspor camiasına, Isparta halkına ve ailesine bir başsağlığı dilemeyi görev biliyoruz. Ayrıca, talihsiz bir kaza geçiren Fatih Terim’e de geçmiş olsun diyoruz.

Bu hafta bizleri yine zaping mücadelesi bekliyordu. Gündemimiz ağırlıklı Ankaragücü-Beşiktaş olsa da ara sıra Galatasaray-Gençlerbirliği’ne bakacaktık. Ankara’da hava son günlerde oldukça sıcak. Buna bir de sarı-lacivertlilerin yaşadığı stres ekleniyordu elbette. Hikmet Hoca’nın Beşiktaş karşısına 3 forvetle başlaması hem takdire şayan hem de çok anlaşılır değildi. Bu 3 forvet, Iglesias-De Nigris- Mehmet Yılmaz gibi topla dripling yapmayan, tamamen ayrı tellerden çalan isimlerden oluşuyordu. Jaba veya Metin Akan gibi en azından orta sahadaki paslaşmayı artıracak 1 isimle başlaması daha manidar olabilirdi. Bu şekilde sahaya çıkışı Mustafa Denizli de maçtan sonra “sürpriz” olarak belirtti.

Maçın 1.dakikasında gelen gol aslında son yıllarda yaşanan Ankaragücü’nün bir özeti: Savunmada yan toplarda yenen basit goller. Zaman zaman kadroya katılan isimler sebebiyle bu eksiklik giderilse de, gerek Türk futbolunun gerek ise Ankara futbolunun bir zaafiyeti bu, umarım ilerleyen yıllarda böyle basit goller yenmez. İlkem’in, Barbaros’un yarattığı tehlikeler, Iglesias’ın golü derken, ön libero Kerem ve Barbaros’un yeterince basmamasının da etkisiyle Ernst mükemmel bir gol attı. Bu “basmamak” Tello’nun attığı şutta da başka akınlarda da görüldü. Zira, orta sahadaki futbolcuların yükü de ilerideki oyuncuların defansif zafiyetleri nedeniyle fazlaydı. Ceyhun’un düştüğü pozisyona faul / penaltı çalınmamasını normal buldum. 2.yarıda Jaba’nın oyuna girişi futbolcuları olumlu etkiledi. Tam dakikasını hatırlamasam da 55-60.dakika arası Jaba’nın ceza yayı üzerinde düşürüldü ve Tolga Özkalfa bu pozisyona faul çalmadı. Ceyhun, Kerem gibi duran toplara iyi vuran bir takım için bu pozisyon son derece hayatiydi. Sonrası malum, Beşiktaş boş savunmayı yakaladı ve 3.golü attı.

Ankaragücü, ateşle oynamayı çok seviyor. Hikmet Hoca’ya güvenimiz tam. Ankaragücü, Denizli’yi geçerek bu işi bitirecektir diye inanıyoruz. Ceyhun’u uyarmak istiyorum. Bu kadar kaliteli bir futbolcunun zaman zaman hakemle uğraşmaktan top oynamadığını görüyoruz. En azından bunu bir motivasyon noktası, takımını ateşlendirme noktasından ötede kendini ateşe atacak şekilde fazla abartıyor. Tolga Özkalfa, sevgili Ceyhun’a sarı kartı geç göstermekte insaflı davrandı. Ankaragücü, şanssızlığı ile kazanamadı, hem Denizli hem Antalya maçları izlemeye değer olacak.

GENÇLERBİRLİĞİ
Bir yandan zaman zaman bakabildim Gençler’in Galatasaray maçına. Mustafa Pektemek ve Kahe’nin kaçırdığı goller, Galatasaray’ın iyi oynamadığı dakikalarda yakalanmıştı. Ankaragücü için bahsettiğim yan toplardaki başarısızlık Gençlerbirliği adına ofansif anlamda kendini gösterdi. Hakan Aslantaş’ın deparları ile etkili olduğu bu dakikalarda atamadılar ve kazanamadılar. Gençlerbirliği’nin bu sezonu öyle istikrarsız geçirdi ki, sanırım İddaacılar bu sezon kırmızı-siyahlılardan çok çektiler çok.

HACETTEPESPOR
Sivas maçında da bir kez daha, “bu takım nasıl oldu da bu kadar az puan aldı ve ligden düşer” dedim. Oftaş’tan Cebeci Stadı’ndan beridir maçlarını takip ettiğimiz bu kulüp seneye Bank Asya 1.Ligde mücadele edecek, dileriz ki, o eski ruhu tekrar yakalar, biz de zaman ayırıp maçlarına gideriz. Pek çok oyuncusunun, Murat Kalkan, Orhan Şam, Tozo gibi Turkcell Süper Lig’de kalacağına eminim.

ABDURRAHMAN DERELİ
Daha önce Ankaragücü’nde oynarken çok kere yazdım, milli takıma neden seçilmiyor diye. Bu hafta o yazılarım tekrar aklıma geldi, 5 Eylül’de Estonya ile maçı var, şöyle bir düşünün Abdurrahman’dan daha istikrarlı bir futbolcumuz var mı?. Yeni sezonda da performansını aynen koruması ve artık Milli Takım’ın değişmezlerinden olması temennilerimle. ..

FUTBOL VE BLOG
İnternetin kullanımının krizin de etkisiyle iyice arttığı günümüzde, blog kullanımı Türkiye’de giderek artıyor. Blog nedir diyenlere, kendi yazılarınızı, resimlerinizi her türlü paylaşımlarınızı yapabileceğiniz bir tür sanal adresiniz. blog sayfası ile giderek ünlenen, röportaj konusu olan insanlar görüyoruz, okuyoruz. Her şeyi her yerde okuyoruz zaman ayırmaya gerek yok demeyin, bu kavram ülkemizde öyle bir gelişme gösteriyor ki, geçtiğimiz günlerde İnternet ve Blog Yazarları Derneği bile kurulmuş. Bu kapsamda futbol blogu olup da bu konuda iddialı olanların bana adreslerini iletişim adresimden bildirmelerini rica ediyorum.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...