İlişkili Haberler

Mario Gomez kendisini fazlasıyla ispat etmiş, dünya futboluna kendini kabul ettirmiş, yüksek kariyerli bir santrfor. Stuttgart’ın şampiyon olduğu 2007 sezonunda bir patlama yaşadı ve Almanya’da yılın futbolcusu seçildi. Bayern Münih kariyeri de şampiyonluklar, kupalar ve zaferlerle dolu. Şampiyonlar Ligi finalleri oynadı.

Kariyerini ve başarılarını tartışmaya gerek yok. Beşiktaş çok önemli bir santrfor aldı. Bu pozisyonda oynayan bir futbolcunun tüm temel özelliklerine sahip. İki ayağını da kullanabiliyor. Ayak içi ve üstüyle vuruş kalitesi yüksek. Yüksek toplarda kafayla darbeli ve hedefe net vuruşlar yapabilen bir futbolcu.

Sezgilerini ve pozisyon bilgisi en üst seviyede. Bitiricilik konusunda Gomez’e tam not verebiliriz. Uzun boyuna rağmen açık alanda savunma arkasına etkili koşular yapabiliyor. Boyuna göre oldukça süratli. Kariyer istatistiklerine bakarsak gerçek bir gol makinesi olduğunu görebiliriz.

Aktif oyuncular içerisinde şu anda Bundesliga’da ondan daha golcüsü hala yok. Hatta dakika başına düşen gol sayısında Avrupa’nın halen 3 numaralı golcüsü durumunda. Beşiktaş’ta onun arkasında oynayacak Quaresma, Gökhan, Sosa, Oğuzhan gibi oyuncular ceza sahası içinde onu beslerse gol sayısı konusunda hiç kimseyi mahcup etmez.

TEK SORU İŞARETİ GÜÇLÜ VE FİT Mİ?

Buraya kadar her şey mükemmel. Lakin 2 yıl geçirdiği Fiorentina’daki ilk sezonunda yaşadığı sakatlıklar ve geçen seneki toparlanma sürecindeki rakamları Alman oyuncunun tek soru işareti. Eskisi kadar güçlü ve fit mi? Yerine geldiği Demba Ba’yla kıyaslarsak uluslararası futbolda Gomez, 1. sınıf bir santrfor seviyesinde.

Alman oyuncu B.Münih ve Alman Milli Takımı düzeyinde oynadı. Demba Ba ise Hoffenheim, Newcastle ve Chelsea’nin yedek santrforu düzeyindeydi. Senegal Milli Takımı’nın ise hiçbir zaman vazgeçilmezi olmadı. En üst seviye futbolda Gomez’in tecrübesi çok daha yüksek.

Beşiktaş, tarihinin en kariyerli santrforunu transfer etti. Bu durumu geçmişte yaptıklarına istinaden söylüyoruz. Umarım ki bu parlak seviyesini Türkiye’deki kariyerine de taşır. Sakatlık yaşamazsa 20 golü geçmemesi için hiçbir neden yok. Önemli olan güçlü ve fit olması. Adaptasyon sorunu da yaşayacağını düşünmüyorum. Ayrıca kişilik olarak son derece mütevazı ve uyumlu bir karakter. Beşiktaş, mevcut koşullar içerisinden bundan daha iyi bir 9 numara transferi yapamazdı.