İçerisi dışarısı fark etmez…

Alınan sürpriz sonuçlarla Süper Lig'e terfi yarışı kızıştıkça takımlar her maça final gözüyle bakmaya başladı.

11.03.2009 - 16:56

Kasımpaşa galibiyetiyle tekrar kendine gelen Manisaspor, Gaziantep deplasmanından aldığı üç puanla altında olan bitenle ilgilenmeme hakkını korumaya devam ediyor. Sahip oldukları üç puanlık avantajı koruyup, kollamak temel hedefleri. Bu yüzden oynadıkları futbol kötü de olsa artık sadece sonuçla ilgileniyorlar. Belirtmeden geçmeyelim, 2006-07 sezonunda Borussia Dortmund'tan transfer ettikleri yetenekli genç Nizamettin Çalışkan, sezon boyunca attığı toplam üç golü iki haftadır kayıtlara geçirmiş durumda. Maçı şanssız şekilde kaybettiklerine inanan Gaziantep BB. içinse bu mağlubiyet artık play-off hedefinin de kenara konulması anlamına geliyor herhalde.

ANTRENMAN YERİNE ÇAY-TELEVİZYON-OKEY
Diyarbakırspor tırmandı, tırmandı ikinci sıraya kadar yükseldi. Kartalspor karşısında onların iki golünü atan isim zaten işi gol atmak olan birisi: Coşkun Birdal. Ne var ki, bu zafer sarhoşluğundan hemen uyandılar. Aynı zamanda takım kaptanı olan Coşkun, alacakları ödenene kadar antrenmana çıkmama eylemi yapacaklarını açıkladı. Nitekim antrenmana çıkmayıp, kulüp binasında gazete-dergi okuyor, televizyon izleyip okey oynayarak vakit geçiriyorlar. Bir başka Coşkun, teknik direktör Coşkun Demirbakan, sorunlar ilk ortaya çıktığında "Benim olduğum yerde eylem falan olmaz" demişti ama işte tam da o zaman ifade ettiğimiz gibi "ekmek gailesi", terfi gailesine baskın çıktı. Futbolcuların 25 maç başı alacakları, primleri, transfer taksitleri için yönetim ne yapacak belli değil. Üstelik önlerinde zorlu bir Karabük deplasmanı varken. Ligi, ikinci yarının başlamasıyla zaten kafasında bitirdiği anlaşılan Kartalspor kendi ayarındaki takımlardan puan alarak bu seneyi kurtarmaya çalışıyor artık.

Genç kadrosuna rağmen uzun zaman sonra ilk defa bu kadar "kafaya oynayan" Karşıyaka, zaten deplasmanlarda pek iyi değil (deplasman cetvelinde 12 maçta 14 puanla 9. sıradalar). Adana deplasmanından da bir puana razı olarak dönüyorlar. Eski bir basketbolcularının açtığı dava sonucunda icra yoluyla satışa çıkarılan, Karşıyaka Spor Kulübü Derneği adına tescilli marka konusunda anlaşma sağlamak yönetimin öncelikli gündem maddelerinden. Eksik maçında Erciyesspor'la berabere kalarak play-off iddiasında geriye düşen Adanaspor, yine de girdiği yoğun maç trafiğinden hasarsız çıkmış olmaktan mutlu.

KASIMPAŞA'DA KAN DEĞİŞİMİ
Orduspor'a 3-1 yenilerek üst üste beşinci defa kaybeden Kasımpaşa, son altı haftalık puan cetvelinde son sırada yer alıyor. Uzun süre at başı gittikleri Manisaspor'un yedi puan gerisine düşüverdiler. Takımı Süper Lig'den beri götüren Uğur Tütüneker de bu seri mağlubiyetlerden sonra görevi bırakma kararı aldı. Tabii zamanlaması tartışmaya açık, zira önlerindeki Boluspor maçı yarıştan iyice kopmamak için mutlaka kazanmak zorunda oldukları bir maç. Göreve getirilen eski futbolcuları Besim Durmuş'un işi kolay değil. Haftanın iki gol atan bir başka ismi Ordusporlu Bruno, 20 golle açık ara farkla gol krallığı yarışında lider durumda. Ordusporlular her ne kadar en azından play-off oynayacaklarına inansalar da teselliyi ancak gol kralı çıkarmakta bulacak gibiler. Zira sadece onların kazanmaları yetmiyor artık.

Rakiplerinin puan kaybetmesini bekleyen takımlardan birisi de Boluspor. Ama beklerken boş durmuyorlar, sürekli kazanıyorlar. 5 galibiyet, 1 beraberlikle son altı maçlık puan cetvelinin lideri durumundalar zaten. Samsunspor'u farklı yenerek Kasımpaşa maçı için büyük moral yakaladılar. 80. dakikada 10 kişi kaldıktan sonra dağılan Samsunspor, idari anlamda da dağılmış durumda. 14 Mart'taki kongre öncesinde başkan Fuat Köktaş kendisinin ve yönetimin kesin olarak istifa ettiğini açıkladı.

Altay'ın kaybetmeme serisi 11 maç sonra sona erdi. Ç. Rizespor karşısında hakem hatalarından da yakınıyorlar ama bunun arkasına sığınmıyorlar. Tabii herhangi bir ters söz söylememelerinde halihazırdaki Federasyon Başkanı'nın Altay'la bağlantısını da aklımızın bir kenarında tutalım (Ki bu "İzmir takımlarını Süper Lig'e çıkaracaklar" muhabbeti ne kadar can sıkıcı aslında; İzmir takımlarının terlerini ne kadar yok sayıcı). Maçtan önce bazı futbolcuların alacaklarını alamadıkları için antrenmana çıkmamaları krizini bir şekilde atlattılar ama cezayı takım kaptanlarına kestiler. Bu tatsızlığın Malatyaspor maçına yansımamasına uğraşacaklar. Son haftalarda toparlanma eğilimi gösteren Ç. Rizespor, Altay gibi bir deplasmandan puan çıkartarak play-off motivasyonunu korumayı başardı.

OPERASYON MALATYASPOR'U KURTARACAK MI?
KDÇ. Karabükspor ikinci yarının başarılı takımlarından: İlk yarıyı 18 puanla 15. sırada tamamlamışken, şimdi 33 puanla 9. sırada olmaları da bunun açık göstergesi. Üç haftadır alamadıkları üç puanı Malatyaspor karşısında üç golle aldılar. Önlerindeki Diyarbakırspor maçına play-off trenini kaçırmamak için final gözüyle bakmakta haklılar. Malatyaspor ise bu mağlubiyetle düşme hattına resmî olarak da girmiş oldu. Yöneticiler "operasyon" lafından söz ederken hesabı ilk ödeyenin, takımı en kötü zamanında bırakıp gitmeyen teknik direktör Hamza Hamzaoğlu olmasını neyle açıklamak gerek bilinmez. Şimdi yeni bir teknik direktörle ligde kalmak için uğraşmaya devam edecekler ama önlerindeki fikstür hiç de iç açıcı değil.

Güngören Belediyesporlular sorunu tespit etmiş durumda: İstikrarsızlık. Bu sezonun "sempati, centilmenlik, örnek idarecilik" şampiyonluğunu gönül rahatlığıyla verdiğimiz bu takım, buna acilen bir çare bulamazsa maalesef geldiği gibi dönecek 2. Lig'e, ki üzüleceğiz. Karşıyaka maçında çıkan olaylar yüzünden aldığı üç maçlık men cezası nedeniyle teknik direktörü Engin İpekoğlu tribünde oturmasına rağmen Güngören Belediyespor'u 4-1 yenen Sakaryaspor ligde kalma mücadelesini sürdürüyor. Fikstürleri zorlu ama en azından artık kimse "savaşmıyorlar" diyemez.

Yeni hocasıyla ilk maçına çıkan Giresunspor, Erciyesspor'u 3-1 yenip puan olarak hala düşme hattında gözükse de 14. sıraya yükselerek en azından psikolojik olarak düşme hattından çıkmanın mutluluğu içinde. Kalan dokuz maçlarının arasında Diyarbakırspor-Karşıyaka-Manisaspor-Boluspor-Ç. Rizespor gibi terfi yarışının içindeki takımlarla yapacakları maçlar da olduğu düşünülürse böyle maçlardan puan almaları farz zaten. Dolayısıyla önlerindeki Kartalspor maçı onlar için yine final havasında olacak. Erciyesspor, eksik Adanaspor maçını da tamamlamış olmasına rağmen hâlâ aynı yerde. En alttaki Sakaryaspor'dan daha az (5) galibiyet almış olmalarına rağmen son sırada yer almaları ise en çok berabere kalan (9) takımlardan biri olmalarıyla ilgili.

ŞEKER PARÇASI
Bir zamanlar memleketin çeşitli illerinde kurulu Şekersporların abisiydi takımımız. Zira aslında bir sosyal hayat alanı olarak kurgulanan şeker fabrikalarının kurulduğu hemen her ilde bir de Şekerspor vardı. Dolayısıyla bütün Şekersporlar, esas olarak Türkiye Şeker Fabrikaları'nındı. Tam da o yüzden belki de, Şekerspor denilince önüne ayrıca bir "Ankara" eki koymaya gerek kalmaz, herkes hangi Şekerspor'dan bahsettiğinizi zaten anlardı. Biraz da bu abilik müessesi yüzündendir sanırım, sahici Şekersporlular -kaç tane varlarsa artık- hâlâ memleketin herhangi bir yerindeki, ama Konya'daki ama Uşak'taki ama Eskişehir'deki ama Adapazarı'ndaki ama Kütahya'daki neresi olursa, Şekerspor'ları kendi takımları gibi görürler, sempati duyarlar. Demirsporların dayanışması gibi tıpkı.

Derken devran döndü; Şeker Fabrikaları'nın özelleştirilmesine karar verildi -hatta bazıları hâlâ satılmaya çalışılıyor-, abilik müessesi haliyle bitti. Fabrikanın ana takımı, ilk gözden çıkarılan olunca ligden çekildik, küme düştük, kapandık... Sonra futbol şubesini KC Group satın aldı, Ankara Şekerspor olarak bile kalamadık; Şeker Fabrikası'nın bulunduğu ilçe olan Etimesgut'u adımızın başına aldık falan falan...

Peki bütün bunlardan durduk yere mi bahsediyorum? Konya Şekerspor'u 2-0 yenince aklıma geldi sadece diyelim. Başka bir sebebi yoktur diyelim…

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...