2000'lerin en iyi Avrupalı 11'i...
Sistem olarak hem son dönemin popüler dizilişi olması hem de 6 hücumcu kullanılabilmesi dolayısıyla 4-3-3'ü tercih ettik.

Kalede İtalya millli takımının file bekçisi Gianluigi Buffon var. Oliver Kahn, Edwin Van Der Sar ya da Petr Cech gibi rakipleri olmasına karşın, son dönemdeki sakatlıkları saymazsak "kalede istikrarın adı"... 2006'da Dünya Kupası’nı kaldırdı, bir sezon ikinci ligde mücadele etmesine karşın gemiyi terk etmeyen kaptan, tam 7 kez Serie a'da ‘Yılın Kalecisi’ seçildi.

Sağ bekte Lillian Thuram var. 1998'de Dünya Şampiyonuydu... Euro 2000'de zirveye ulaştı. Parma'da ve Juventus'ta olağanüstü performans sergiledi. Talihsiz kalp hastalığı olmasaydı belki de onu hala Paris Saint Germain formasıyla izliyor olacaktık.

Defansın ortasındaki ilk yıldız Fabio Cannavaro.. . Bu isme kimsenin itiraz edeceğini sanmıyoruz. İtalya'nın Dünya Kupası’nı nasıl kazandığı malum... Sözü fazla uzatmaya da gerek yok, FIFA Yılın Futbolcusu ödülünü kazanan ilk ve tek savunma oyuncusu.

Cannavaro'nun partneri Ricardo Carvalho... Bu ismi yadırgayanlar olabilir. Ancak Carvalho'nun cv'sinde hiç de azımsanmayacak başarılar var. Porto ile Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu, Chelsea ile Premier Lig Şampiyonlukları ve Euro 2004'te final... Kimileri Nesta nerde diye sorabilir ama başarılı İtalya'nın son 3 yılda sakatlıklarla uğraştığını hatırlatalım...

Sol bekte bir efsane var. Doğrusu kariyerini şartları biraz zorlayarak 40 yaşına kadar uzattı ama kesinlikle saygıyı hak eden bir isim... İtalya milli takımı formasını en fazla giyen futbolcu. Milli takımda kupa kazanamasa da Maldini adı her zaman başarı ile birlikte anılacak.

3'lü ortasahanın sağında Steven Gerrard... Oyunu iki yönlü oynamak mı dediniz... Düz ortasaha oyuncularının başına belayı açan isim. Hem top kazanıyor, hem gol atıyor. Kop tribünlerindeki tezahürat gibi "Gözü kapalı 40 yardalık" paslar atıyor.

Ortasahanın ortasında Zizou... itirazı olan var mı... Juventus'ta ve Real Madrid'de şampiyonluklar kazandı. FIFA tarafından 100 yılın takımı seçilen Real Madrid tarihinin en güzel golünü kaydetti, üstelik Şampiyonlar Ligi finalinde... İkinci baharında Fransa'yı Dünya Kupası finaline taşıdı ama kariyeri bir kafa darbesiyle sona erdi...

Solda Luis Figo... belki en pahalı futbolcu artık değil ama futbol tarihinin en büyük transfer bombalarından biriydi. Barcelona kaptanıyken, Real Madrid'e geçti. Siz Beckham, Zidane ve Figo'nun 2003 ve 2005 yılları arasında birlikte oynayıp kupa kazanamamasına bakmayın... Figo, iyi zamanında her maçı tek başına alabilecek kapasitedeydi.

Forvetin sağında, Cristiano Ronaldo... Onu sevmeyebilirsiniz ama yeteneklerini inkar edemezsiniz. Fiyatı 94 milyon euro çok gerçekçi olmayabilir ama Real Madrid'in ona ihtiyacı vardı. 2007-2008 sezonunda Manchester United'la duble yaptı, ayrıca kişisel olarak da kazanmadık ödül bırakmadı. Biraz daha sempatik olsa boy farkı ile hayran sayısı Messi'yi geçebilirdi.

En zor mevki... Merkez santrfor... Bir çok aday arasından biz başımız ağrımasın diye en kolayı seçtik, Zlatan İbrahimoviç, imkansız gollerin adamı... Bir forvet oyuncusunda olması gereken tüm özelliklere sahip, bunun içine maalesef zaman zaman biraz abarttığı egoizm de giriyor. Herhalde bu da aşırı özgüvenden kaynaklanıyor.

Forvetin solu Raul Gonzalez Blanco... Real Madrid'in bayrağı. 17 yaşından beri "sihirli beyaz formayı" giyiyor. 3 Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu’nun yanı sıra Real Madrid tarihinin en golcü ismi. Şampiyonlar Ligi’nde de en fazla gol atan isim olan Raul son dönemde kamuoyunda artan Barcelona sempatisi karşısında "kale" gibi duruyor.