Mucize oyunu

İkinci yarının hemen başında yenen gol, çok sürpriz değildi zira ev sahibi takım doğal olarak her geçen dakika biraz daha fazla bastırıyordu. Ve işte tam da bu noktada Emre Aşık kırmızı kart gördü. Oyunun futbol olmaktan çıkıp mucize topuna dönüştüğü an.

13.03.2009 - 09:17

Hamburg önünde sahada tura inanmış, konsantre, iyi bir Galatasaray vardı, Emre Aşık oyundan atılana kadar. Sonrasında ise mucizevi bir beraberlik. Emre'den sonra geçen 40 dakika gol yemeden tamamlandıysa, Hamburg forvetlerine, Mehmet Güven'e, hayatında ilk kez stoper oynayan Kewell'a, De Sanctis'e teşekkür ve bir de Allah'a şükretmek lazım sanırım.

Meira'nın satışlışı ile başlayalım söze. Meslek icabı ekonomik krizi beş buçuk aydır günün her saati yaşayan bir insan olarak, 6 milyon Euro'luk bir teklif karşısında ben de Adnan Polat'ın yerinde olsam bir dakika durmaz, aynı kararı verirdim. Dünyanın bu koşullarında bu kadar parayı bir araya getirmek, ödemek ve tahsil etmek, son 40 dakikada gol yememe mucizesiyle eşdeğer. "Büyük hedefler, UEFA'da final, satmasak mı acaba?" diyemezsiniz, para ile biraz alakanız varsa. Hadiseye salt futbol açısından yaklaşınca, mesela Rıdvan Dilmen %100 haklıdır. Ama o da kulübün ekonomik koşullarını bilemez. Özetle, bu devirde Galatasaray'ın başına gelebilecek en iyi şeylerden biri gerçekleşmiş, Fernando Meira güzel bir kentin yolunu, güzel de bir kar yaratarak tutmuştur.

Meira, Emre Güngör ve Servet'siz Bülent Korkmaz, yapabileceği az riskli seçimi yaparak maça Emre Aşık-Hakan Balta ikilisi ile başladı. Semih Kaya ise yedekler arasındaydı. Sabri-Emre-Hakan-Volkan dörtlüsü, önlerindeki Kewell-Barış-Ayhan-Arda dörtlüsü ile uyumlu ve sistemli şekilde güzel alan savunması yaptı ilk 45 dakikada. Bir iki pozisyon haricinde Hamburg'a rahat hücum etme imkanı tanımadılar. İyi de bir kontratak golü ile deplasman avantajını da yakalamışlardı.

İkinci yarının hemen başında yenen gol, çok sürpriz değildi zira ev sahibi takım doğal olarak her geçen dakika biraz daha fazla bastırıyordu. Ve işte tam da bu noktada Emre Aşık kırmızı kart gördü. Oyunun futbol olmaktan çıkıp mucize topuna dönüştüğü an. İlk 11 seçerken Korkmaz-Güler ikilisinin elinde çok seçenek yoktu. Ancak bu andan itibaren, elde kalan tek stoper bu sezon resmi 4 dakika oynamış olan Semih Kaya iken, Korkmaz-Güler ikilisi kararlarını uygulamaya başladılar. Madde madde değerlendirelim:

- Harry Kewell'ın stopere geçişi : Tekrar yazıyorum. Kewell'ın Galatasaray ile kontratlı olduğu her dakika sahada kalmasını isterim. Stoper, sol bek, hatta kaleciliğine bile razı olabilirim, gerekirse. Zira son senelerde ülke futbolunun gördüğü en önemli, ciddi profesyonel ile karşı karşıyayız. Herhangi bir acil durumda stopere geçmesi fikri belli ki çalışılmış, konuşulmuş. Zira henüz baraj oluşturulmuş, oyun başlamamışken kenardan aldığı direktifi onaylarken gördük TV'den. O an için sahada fiziği ve tecrübesi ile, bu riski almayı göze alabilecek oyunculardan biriydi. Esasen fantastik bir şeydi onu 40 dakika defansın ortasında seyretmek ama profesyonelliğine yakışanı yaptı, zor zamanda taşın altına elini soktu ve maçı başarıyla tamamladı. Bize de kendisine olan hayranlığımızı katlamak düştü.

- Lincoln-Mehmet Güven değişikliği : Hamburg önünde 1-1 berabere gidiyorsa maç, deplasmandaysanız, 10 kişi kaldıysanız ve sahada gerçekten stoper olan bir oyuncunuz dahi kalmadıysa, mücadele gücünü artırmak zorundasınız. Savunmanızın kurgusu doğru olsa, topu ayakta tutacak diye Lincoln ile devam edebilirdiniz belki ama belli ki o andan itibaren maç kör dövüşüne dönecek, Lincoln sahada fazla olurdu. Doğru bir seçimdi. Lincoln'ün çıkarken ortaya koyduğu tavırlara şaşırmadık, bunu sezon sonuna kadar yapmasaydı şaşırabilirdik. Bekliyorduk, oldu. (Lincoln'ün maçtaki en güzel hareketi, Nonda'nın atamadığı pozisyonda çıkarttığı müthiş pastı. Hakkını verelim.)

- Nonda-Ümit Karan değişikliği : Shabani Nonda için iyi şeyler söylemek o kadar güç ki. Ümit'in fiziksel yetersizliği nedeniyle Baros yokken maça Nonda ile başladı teknik heyet. Nonda da maçı hiçbir şey yapmadan tamamladı. Nonda'nın bu hiçliğinde onu oyundan çıkarmaktan başka çare yoktu, girecek alternatif ise tekti. Ümit sahada kaldığı sürede, Nonda'ya kıyasla, rakip savunma için çok daha önemli bir tehlike olduğunu gösterdi.

- Arda-Hasan Şaş değişikliği : Maçın en fazla yorulan adamlarından biri olan Arda'yı tükendiği sıralarda oyundan çıkarmak, yerine de kulübenin UEFA Kupası görmüş, en tecrübeli adamını sahaya sürmek makul bir karardı. Hasan da kısa zaman zarfında ayağına aldığı toplarda doğru işler yaptı.

Korkmaz-Güler ikilisinin bu kararlarının altında imza atabilirim. Kritik seçimler yaptılar, yapmaya da devam etmek zorundalar. Şimdi ne olacak? Emre Güngör ve Servet'in İstanbul'daki maça hazır olmaları pek mümkün değil. Hafta sonu ligde deneme yapılmayacak kadar kritik bir Trabzonspor deplasmanı var.

Doğrusu, Semih Kaya'yı Trabzon'da görevlendirmektir. Oluyorsa, Hamburg maçına da Semih-Hakan ikilisi ile başlarsınız. Olmuyorsa, benim aklıma gelen alternatif, Hakan Balta-Volkan Yaman göbeği, sol bekte ise Alpaslan ile oynamak. Kewell 40 dakikalık mucize rolünü yerine getirdi, abartmanın da anlamı yok. Korkmaz-Güler ikilisini uykusuz geceler bekliyor.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...