Ülkesindeki savaştan kaçtı, şimdi Olimpiyat oyunlarında yarışacak. 18 yaşındaki Suriyeli yüzücü Yusra Mardini, Olimpiyatlarında ilk kez yer alacak 10 kişilik sığınmacı takımındaki sporculardan biri.

Rio'ya uzanan yolculuğu kolay olmamış, binbir türlü zorluğa göğüs germek zorunda kalmış. Yusra Mardini'nin hikayesi savaşın vurduğu Suriye'de başlıyor.

18 yaşındaki yüzücü, yeni bir hayat umuduyla ablasıyla birlikte geçen yaz başkent Şam'dan Avrupa'ya yola çıkıyor. Yusra ve ablası Sarah, sırasıyla Beyrut, İstanbul ve İzmir rotasını izleyerek, Yunanistan'a gitmeyi planlıyor. Ancak Midilli Adası'na giden botlarının motoru arızalanıyor ve denizin ortasında kalıyor.

Yusra, kendisi gibi yüzücü olan ablası ve iki diğer yolcuyla birlikte suya atlamakta tereddüt etmiyor ve tekneyi itmeye başlıyor. Tekne, saatler sonra mucizevi bir şekilde Midilli'ye ulaşıyor.

Yunanistan'a ulaşan Mardini kardeşler, buradan önce Avusturya'ya, sonra Almanya'ya geçti. Eylül'de Berlin'e ulaşan genç sığınmacılar, konakladıkları yerde bulunan bir Mısırlı tercüman sayesinde, kentin en eski yüzme kulüplerinden birinde antrenman yapmaya başladı.

Yusra'nın hedefi büyüktü, Rio Olimpiyatları'na katılmak istiyordu. Antrenörüyle aylarca seçmelere hazırlandı ve Yusra'yı sevindirecek açıklama geçtiğimiz ay geldi. Genç Yüzücü, sığınmacı takımına kabul edildi.

21 Ağustos'a kadar devam edecek Rio Olimpiyat oyunlarında, tarihte ilk kez bir sığınmacı takımı yarışacak. Sığınmacı takımı, herhangi bir ülke bayrağı yerine, olimpiyat oyunları bayrağı ile temsil edilecek.