Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, Antalya'da düzenlenen "Türkiye Spor Yazarları Dermeği (TSYD) 49. Yıl Sporun Zirvesi Semineri"nin ilk gün son oturumunda spor yazarı Ahmet Çakır'ın yönettiği "Dün nasıl başardık, bugün ne yapmalıyız?" başlıklı oturuma katıldı.

Terim, kendisine teklif edilen Ronaldinho'yu, alacağı bedelin çok yüksek olması nedeniyle istemediğini açıkladı.

Ronaldinho'nun futbol becerisine, yeteneğine, sempatikliğine diyecek hiçbir şeyinin olmadığını anlatan Fatih Terim, "Ben büyük futbolcuyla çalışmaktan büyük zevk alırım" dedi.

Transfer zamanı yüzlerce oyuncunun teklif edildiğini hatırlatan teknik adam, "O şartlarda bazen antrenörler istemeyebilir. O günkü şartlar ne gerektirir kimse bilemez. Ben Galatasaray'ın, bulunduğum konum içinde düşünebileceğim her şeyini düşünmek zorundayım. Ekonomisini de tekniğini de taktiğini de uyar uymazını da düşünmek zorundayım. Bazı oyuncuları almak için başka formüller de alıyoruz. Bu rakam açıkçası Galatasaray'a yük olur diye düşünüyorum. Bunu da başkan Ünal Aysal'a söyledim. Sene de 6 milyon ve toplamda 25-30 milyon dolarlık sözleşme olacaktı. Olmayacak demek de değil, yarın başka şekilde gelişirse olabilir de" diye konuştu.

"Evet demek gibi, hayır demek hakkım da var" ifadesini kullanan Fatih Terim, "Ben zaten başkanımla görüşüyorum. İleride, bizim içimizden çıkan şeyin, 'biz getirdik hoca istemedi gibi' bir tavır olursa bu hoş değil. Herkes Maradona, almayınca da biz hatalıyız. Bizim içimizden ileride herhangi bir şeyin çıkması hoş olmaz. Açıp bizi şikayet etmenin manası yok" şeklinde konuştu.

"İYİ GİDENİ BOZMA BECERİSİ BENDE YOK"

Galatasaray'da her zaman "Kol kırılır, yen içinde kalır" sözünü prensip edindiğini anlatan Terim, "İçimizde bir çok şey gelişmiştir, başkanımızla, yönetimimizle, çalışan profesyonel arkadaşlarımızla güzel bir ortam var, özellikle Florya'da. İyi giden bir işi bozma becerisi bende yok. Belki ülkemizin belli gruplarında bu vardır, ama bende yok. Ortak nokta Galatasaray'dır. Herkes Galatasaray'ın daha iyi olması için çalışmalıdır. Kendi içimizde, bir takım söylemler, eylemler, çatışmalar olmalıdır. Ama bunlar da medeni ölçüde olmadır. Antrenör kötü olursa başkan kötü olur. Bunu mecazi anlamda söylüyoruz. Bugün Türkiye'de bir kaide var; İki tane ilmik var biri onun, biri benim boynumdadır. Başkan da bunu söylüyor. Doğru, iyi giden bir şeyi daha iyiye götürme beceresi bende var. Biraz zordur ama zoru da başarmak lazım" ifadelerini kullandı.

Terim, Galatasaray'da ileride olabilecek sorunlar konusunda tehlike görmediğini de dile getirerek, "Sorunlar konusunda tehlike görmüyorum. Problemimiz olursa Galatasaray gelenekleri çerçevesinde çözerim. Ben medya vasıtasıyla başkanım ve yöneticilerle konuşmuyorum. Bir fikir ayrılığı varsa kendi aramızda konuşuyorum. Önemli bir problem olacağını sanmıyorum, olmamasını diliyorum. Çünkü, huzur büyük kulüplerde herkes için en önemli etkenlerden biridir. Ortak payda Galatasaray olunca herkesin ona göre davranmasında fayda var. Benim de hatalarımı basın vasıtasıyla öğrenmemeliyim. Hepimiz daha fazla toleranslı davranmalıyız. Bir takım şeyleri içime atıyorum. Doğruya doğru dönüşmeliyiz. Sonuç itibariyle aynı gayeye hizmet eden insanlarız. Sonuçta şu an böyle bir şey de yok. Bu huzuru bırakmamalıyız, tuttuk yakaladık, bırakmamalıyız. Biz kendi aramızda doğru çözümler üreterek, bu yolda hep beraber el ele yürüyeceğiz. Başkanımız bu konuda çok da titiz davranıyor." ifadelerini kullandı.